Ruh halini düzenlemedeki rolüyle bilinen serotonin adlı nörotransmitterin, kulak çınlamasının şiddetini de etkileyebileceği belirlendi. ABD ve Çin'deki bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışmada, belirli bir beyin devresinde serotonin sinyalinin artmasının, kulak çınlamasına benzer nörolojik belirtileri artırdığı gözlemlendi.
SEROTONİN SADECE RUH HALİNİ DEĞİL İŞİTMEYİ DE ETKİLEYEBİLİR
Araştırmacılardan sinirbilimci Zheng-Quan Tang, serotonin ile kulak çınlaması arasında uzun süredir bir bağlantıdan şüphelendiklerini belirterek, "Serotonin içeren ve doğrudan işitsel sisteme bağlanan özel bir beyin devresi keşfettik. Bu devre aktive edildiğinde kulak çınlamasına benzer etkiler ortaya çıkıyor" dedi.
BEYİNDEKİ İŞİTSEL DEVRE HARİTALANDIRILDI
Bilim insanları öncelikle, beyinde serotonin üreten dorsal rafe çekirdeğinden, işitsel sinyallerin işlendiği dorsal koklear çekirdeğe uzanan sinir yolunu haritalandırdı. Bu yolun, sesin beyinde nasıl algılandığını düzenlemede önemli rol oynadığı biliniyor.
Daha sonra genetik olarak değiştirilen farelerde, bu serotonerjik nöronlar ışık ve ilaç yardımıyla aktive edildi. Sonuçlar, bu aktivasyonun işitsel bölgede belirgin bir uyarılmaya yol açtığını gösterdi.
FARELERDE KULAK ÇINLAMASINA BENZER DAVRANIŞLAR GÖZLEMLENDİ
Deneylerde en dikkat çekici bulgulardan biri, serotonin devreleri aktive edilen farelerin, sesler arasındaki sessizlik boşluklarını algılayamaması oldu. Bu durum, hayvan deneylerinde kulak çınlamasının önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Araştırmaya katılan bilim insanlarından Laurence Trussell, "Serotonerjik nöronları uyardığımızda, işitsel bölgede aktivitenin arttığını ve hayvanların kulak çınlaması duyuyormuş gibi davrandığını gözlemledik" açıklamasını yaptı.
DEVRE KAPATILDIĞINDA BELİRTİLER AZALDI
Araştırmacılar, söz konusu beyin devresini engelleyici yöntemlerle kapattıklarında, farelerdeki kulak çınlaması benzeri davranışların önemli ölçüde azaldığını tespit etti. Ayrıca yüksek sesle tetiklenen kulak çınlaması durumlarında da serotonin aktivitesinin benzer etkiler yarattığı görüldü.