Japonya'da uzun yaşamın sırrı genellikle diyet, politika, egzersiz, kültürel faktörler ve genetiğin birleşimi olarak kabul edilir. İşte Japonlar'ın uzun ömürlerinin sırrı...
YÜZDE 80 YİYİN
Yalnızca yüzde 80 doyana kadar yemek anlamına gelir. Beynin vücuttan besinleri doldurduğu için yemeyi bırakması gerektiği sinyalini alması genellikle en az 20 dakika sürer. O zamana kadar kişi gereğinden fazla yemek yer ve bu süreçte bağırsaklardaki yük artar.
KÜÇÜK PORSİYON
Porsiyonlar daha küçük tabaklarda servis edilir, aileler birlikte ve özel bir yemek düzeninde yemek yer, bir TV setinin önünde ya da cep telefonunda yazı yazarken değil. Yerde oturmayı ve yemek çubuklarını kullanmayı tercih ederler, bu da yeme sürecini çok daha yavaşlatır.
OMEGA 3 AĞIRLIKLI BESLENME
Deniz yosunları, mevsim meyveleri, omega bakımından zengin balıklar, pirinç, kepekli tahıllar, tofu, soya, miso ve yeşil ve çiğ sebzeler gibi temel gıdalardan oluşan Japon diyeti yağsız ve dengelidir. Tüm bu yiyecekler daha az miktarda doymuş yağ ve şeker içerir ve vitamin ve minerallerle yüklüdür, böylece kanser ve kalp hastalığı riskini azaltır. Turşu, fermente ve tütsülenmiş yiyecekler, bağırsakların yiyecekleri daha iyi sindirmesine yardımcı olur.
ÇAY KÜLTÜRÜ
Japonlar çay içmeyi çok severler ve bunu kültürlerine işlemişlerdir. Matcha çayı, Japonya'da popülerdir. Yeşil çay demlemek için özel olarak yetiştirilmiş ve işlenmiş, besleyiciliği yüksek ve antioksidanlarla yüklü çay yaprakları kullanılır. Bu eski içecek, bağışıklık sistemini güçlendiren, kanserle savaşmaya, sindirime yardımcı olan, enerji seviyelerini artıran ve kan basıncını düzenleyen antioksidanlar açısından zengindir. Matcha çayının zar hücrelerini koruduğu ve hücre yaşlanmasını yavaşlattığı söylenir.