Atv'nin sevilen dizisi Kalp Yarası ile ekranlarda boy gösteren başarılı oyuncu Yağmur Tanrısevsin,açıklamaları ile magazin gündemine bomba gibi düştü. İşte "Güçlü, içinde yaşama sevgisi olan, herkesle iletişim kurmayı becerebilen, tutkulu bir hayvansever" diye tarif ettiği Ayşe karakterine çok benzediğini ifade eden Yağmur'un dikkat çeken açıklamaları...
Yaklaşık 8 yıl önce rol aldığı Güneşi Beklerken adlı diziyle tanınan Yağmur Tanrısevsin, uzun bir aradan sonra ekranlara döndü. Her projesiyle hayran kitlesini genişleten güzel oyuncu atv'de yayınlanan Kalp Yarası adlı diziyle seyirci karşısına çıktı. Yarın akşam üçüncü bölümü yayınlanacak dizide canlandırdığı Ayşe karakteri gibi güçlü biri olduğunu söyleyen Tanrısevsin'le yeni ekran macerasını kariyerini, aşka bakışını konuştuk.
- Uzun bir süre sonra Kalp Yarası dizisiyle ekranlara döndünüz. Yapılan yorumlara baktığımda sizi özleyenler çok. Neden bu kadar ara verdiniz?
- Gelen yorumlara ben de sık sık bakıyorum. Çok mutlu oluyorum. Her projenin, bir öncekinden daha iyi olmasına dikkat ediyorum. İçime sinen işler yapmayı tercih ediyorum. Böyle bir proje için bazen beklemeniz gerekiyor.
Neden Kalp Yarası'nı tercih ettiniz?
- Birçok proje inceledim. Hikâyenin ve senaryonun güçlü olması, yapım şirketinin ve kanalın bu işe özen göstermesi, ekip ve Ayşe karakteri Kalp Yarası'nı tercih etme sebebim oldu.
- Senaryoyu okuduğunuzda ne düşündünüz? Sizi etkileyen şey neydi?
- Dramı ve hikayesi çok güçlü bir proje diye düşündüm. Beni en çok etkileyen Ayşe oldu. Ayşe, güçlü bir kadın karakter... Çok yönlü, birden fazla işi aynı anda yapabilen sorumluluk sahibi, sıcak, samimi, bazen eğlenceli ve bizden biri...
- Karakter özelinde Ayşe ile benzer yanlarınız var mı?
- Ayşe, her şeyi bedel ödeyerek hak etmiş. Zorluklar onun karakterini şekillendirmiş. Hayata, insanlara ve her canlıya pozitif bir karakter. Kendi yolculuğuma baktığımda, benzer taraflarımız çok fazla. İçinde yaşama sevgisi olan, herkesle iletişim kurmayı becerebilen bir karakter. Ayrıca benim gibi tutkulu bir hayvan sever. Motivasyonu, ne olursa olsun kendi ayaklarının üzerinde durmak ve mutlu olmayı başarmak! Onunla empati kurmak ve onu sevmek zor değil bence...
ANTAKYA'NIN BÜYÜSÜNE KAPILACAKLAR
- Siz de Ayşe gibi güçlü bir kadın olduğunuza inanıyor musunuz?
- Bugünden geçmişe baktığımda bu soruya "evet" olarak cevap verebilirim. Hep kendi ayaklarım üzerinde durdum. İşimi iyi yapmak adına, bu hangi iş olursa olsun, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım hep. Hak etmediğim hiçbir şeyde gözüm olmadı. Her yaptığımı emek vererek, çalışarak yaptım. Böyle bir hayat yaşamaktan da çok mutluyum.
- Bu rol için nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?
- Ayşe karakteri; çok yönlü ve sürprizli olduğu için eğlenceli bir hazırlık süreci geçirdim. At binmeyi öğrendim, baristalık eğitimleri aldım ve bunlar dışında da okuma provalarımız oldu. Yönetmenimiz ve senaristimiz ile karakterleri çalıştık. Hikayemiz Hatay da geçtiği için o bölgeyle ilgili araştırmalarım oldu. Keyifli bir hazırlık dönemiydi.
- İşin şehir dışı olmasına nasıl yaklaştınız?
- Benim için önemli olan hikâyenin ve projenin güzel olması. İster İstanbul'da olsun, isterse Antakya'da... Karakteri çok sevmişsem, ekibe de güvenmişsem dünyanın neresi olursa olsun seve seve giderim. Hele Antakya'yı düşününce, şanslı olduğumu hissediyorum. Antakya bana uzaktan hep büyülü bir yer gibi gelmiştir. Bence diziyi izleyen herkes Antakya'nın büyüsüne kapılacaktır.