Yapımını TIMS&B Productions'ın, yapımcılığını ise Timur Savcı ve Burak Sağyaşar'ın gerçekleştirdiği 'Bir Zamanlar Çukurova', dördüncü sezonuna 9 Eylül Perşembe akşamı atv ekranında başlıyor. Üç sezondur reytinglerin zirvesinden inmeyen dizinin dördüncü sezon afişi yayınlandı. 'Bir Zamanlar Çukurova'nın dördüncü sezon afişinde hikayenin kahramanları, dönemin ve dönem Çukurova'sının rengiyle, ruhunu yansıtan bir poz ile yer alıyor.
Dizinin çok konuşulan yeni transferleri İbrahim Çelikkol ve Erkan Bektaş'ın kadroya katılmasıyla hikayesinin heyecanı daha da 'Bir Zamanlar Çukurova', dördüncü sezonunda yine atv ekranında fırtınalar estirecek. 'Bir Zamanlar Çukurova' merakla beklenen dördüncü sezonun ilk bölümüyle 9 Eylül Perşembe akşamı Atv'de.
Sektöre jön olarak ismini yazdırmış biri İbrahim Çelikkol. Yıllar içinde çizgisinden hiçbir şey kaybetmeyen, kendi sakinliğinde ve dinginliğinde bir yaşamı olan, biraz da gizemli biri. Şimdilerde Bir Zamanlar Çukurova dizisiyle atv ekranlarında olacak. Çelikkol'la yeni rolünü, hayatını ve babalık serüvenini konuştuk.
- Sizinle 2014 yılında röportaj yapmıştım. O zaman doğadan, spordan hoşlanan biri olduğunuzu söylemiştiniz. Şimdiki yaşamınıza bakıyorum tam bir istikrar abidesisiniz. Yıllar, oyuncukla gelen popülarite hiçbir şeyi değiştirmemiş... Böyle misinizdir hep?
- Eğer hayat düzeninizi karakterinize ve size ait şeyler üzerine kuruyorsanız seneler sonra bile kendinizi aynı buluyorsunuz. Benim hayatımda etkisi büyük şeylerden bahsediyoruz; spor, doğa, hayvanlar. Seneler içinde herhangi bir etkenin bütün bunların yerini bütünüyle değiştirebilmesi pek de mümkün görünmüyor. Belki küçük detaylar yer yer dönüşüyordur o kadar.
- Pandemi sonrası kendimizi doğada bir yaşam kurma hayalleri içinde bulduk. Siz bunu yıllar önce yaptınız. Sizi şehir yaşamından uzaklaştıran neydi?
- Şehir yaşamından uzak değilim aslında. Doğaya her zaman, şehre bazen ihtiyacım olduğunun farkındayım sadece. Bu yüzden ihtiyacım kadar şehir yaşamının içindeyim.
- Nasıl bir yaşamınız var doğada? Neler yok mesela hayatınızda?
- Şehrin kaosu yok mesela. Daha basit ve kendiliğinden oluşmuş bir hayat yaşıyorum. Şehir bazen öyle oluyor ki, kendi sesinizi bile duyamıyorsunuz. Benim tercih ettiğim hayatta ise daha fazla kendime kulak veriyorum. Dışarı çıkmak için saatlerce hazırlanmam gerekmiyor mesela. Şehirden uzak yaşamayı ve vakit geçirmeyi tercih etmek yaşadığım anları ve anılarımı daha kıymetli kılıyor. Bilinen kalıplar, şehir düzenindeki olmazsa olmazlar yok hayatımda. Daha çok canım ne istiyorsa onu yaşayabileceğim, ruhuma ve bedenime iyi gelen şekliyle yaşıyorum.