1979'un Kasım ayında İstanbul Boğazı'nda yaşanan tanker kazası, o dönemin en büyük olaylarından biri olarak tarihe geçmiş ve seneler boyunca da izleri silinmemişti.
Saatler sabah 05:30'u gösterirken Libya'dan aldığı 96 bin tonluk ham petrolü Köstence Limanı'na götürmek için boğazdan geçen 150 bin grostonluk Rumen tankeri "Independenta", Karadeniz yönünden gelen Yunan kosteri Evriali'yle çarpıştı.
Türkiye'nin en karışık dönemlerinden birinde gerçekleşen kazada, Kabataş ve Kadıköy cephesine bakan evlerin camlarının tamamı patlamanın etkisiyle tuzla buz oldu. Sahilden uzakta bulunan vatandaşların bir kısmı depremden; bir kısmıysa ülkenin bulunduğu durum nedeniyle bir dış gücün büyük bir patlama yaptırdığından şüphelendi.
96 bin tonluk ham petrolün aktığı deniz yanmaya başladı. Gemi de tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Gemide bulunan 43 mürettebat hayatını kaybetti. Ölen mürettebatın bazılarının cesedi ilerleyen günlerde yanmış halde kıyıya vurdu.
Siyah bir duman bulutu İstanbul'da gökyüzünü kapladı. İstanbullular uzun süre mavi gökyüzünü görmeye hasret kaldı. Denize ve havaya karışan zehir canlıların yaşamını da büyük ölçüde tehdit etti.
Meydana gelen patlamadan ve sıcaktan dolayı Haydarpaşa Garı da zarar gördü. Zarar gören bölgeler 1983'ün sonundaki restorasyonla yeniden eski haline kavuştu.
Kazanın 22. gününde gemide sıkışan petrol nedeniyle ikinci bir patlama daha meydana geldi. Tankeri söndürme çalışmaları 1 ay boyunca sürdü. Kaza sırasında denizden çekilen sular, römorkorlar aracılığı ile tankerin söndürülmesinde kullanıldı.