Diyanet'in 17 Temmuz 2026 tarihli cuma hutbesinde Kur'an-ı Kerim'in insanlık için hidayet, şifa ve rahmet kaynağı olduğu vurgulandı.
Müslümanlara Kur'an'ı yalnızca okumanın yeterli olmadığı hatırlatıldı. İlahi mesajların anlaşılması ve günlük hayata aktarılması gerektiği belirtildi.
İNSANLIĞI DOĞRUYA YÖNELTEN İLAHİ REHBER
Hutbede Kur'an-ı Kerim'in hakkı batıldan ayıran ilahi kelam olduğu ifade edildi.
Kur'an'ın sıradan bir söz olmadığı, insanları hakikate, iyiliğe, adalete, huzura ve sevgiye yönelttiği kaydedildi.
"Bu Kur'an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükafat olduğunu müjdeler" ayetiyle Kur'an'ın yol gösterici özelliğine dikkat çekildi. (İsra Suresi, 9. ayet)
EN BÜYÜK MUCİZE OLARAK GÖSTERİLDİ
Kur'an-ı Kerim'in Hazreti Muhammed'in en büyük mucizesi olduğu belirtildi.
İndirildiği günden bu yana tek bir harfinin bile değişmediği ve ilahi koruma altında bulunduğu vurgulandı.
"Şüphesiz Kur'an'ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz" ayeti hatırlatıldı. (Hicr Suresi, 9. ayet)
İNSAN ÜRÜNÜ OLMADIĞI VURGULANDI
Hutbede Kur'an'ın insan tarafından oluşturulmuş bir metin olmadığı, Allah'ın kelamı olduğu ifade edildi.
Kur'an'ın bir benzerinin ortaya konulamayacağına dikkat çekildi. Bir suresinin, hatta bir ayetinin benzerinin dahi getirilemeyeceği belirtildi.
ALLAH İLE BAĞI GÜÇLENDİREN KILAVUZ
Kur'an'ın insanın Allah ile bağını güçlendiren bir rehber olduğu kaydedildi.
Aynı zamanda aile, toplum ve çevreyle kurulan ilişkileri düzenleyen ahlaki bir kılavuz olduğu aktarıldı.
Kur'an'ın yalnızca ibadet hayatına değil, insan ilişkilerine ve toplumsal sorumluluklara da yön verdiği belirtildi.