
"CHP'Lİ İSTANBUL BELEDİYESİ ÇEŞMEYİ KALDIRMAYI KARARLAŞTIRMIŞ"
AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, yeniden yaptırdığı tarihi çeşmeyle ilgili İBB tarafından yapılan ithamlara cevap verdi.

Ahmet Hamdi Çamlı, 83 yaşında vefat eden babasının 30 yıl boyunca çeşmeyi yaptırmak için mücadele verdiğini belirterek,"Ben bu mücadelenin içinde büyüdüm. Babam o dönemin belediyesine teminat vermişti. O bile yandı. Defalarca yapılması için yer gösterildi. Belediye yapmadı. Ben de hem ecdadımızın hem de babamın emanetini yerine getirmek için kendi bütçemizden karşılayarak 1977 yılında hem belediyenin hem de Anıtlar Yüksek Kurulu'nun uygun gördüğü yere yaptırdım. Rahmetli Semavi Eyice'nin babamın çabalarıyla ilgili takdir eden notu var. Onun adıyla yalan ifadelerle bize itibar suikastı yaptılar"dedi.

Fatih'teki Sultan I. Mahmut Çeşmesi, 1918 yılındaki İstanbul yangınında harap oldu.
Ahmet Hamdi Çamlı, Sarıgüzel Caddesi'nin kenarındaki bir arsa içindeki çeşmeden geriye kalan taşları gördüğünü belirterek, "Bizim binanın yanında hem sokak tarafında hem cadde tarafında üç tane boş arsa vardı. 60-70 metrekare büyüklüğünde. Bunların birleşiminden biz ev yaptık. Bunlardan bir tanesi İstanbul Belediyesi'ne aitti. Bu arsayı biz almadan 10 sene önce belediye zaten satışa hazırlamış, içinde ismi geçen 300 yıllık çeşmenin kalıntısı olan bir arsaydı. 1918 büyük İstanbul yangında yanmış, taşları özelliğini kaybetmişti. Geçen yıllar içinde de ilgisizlik ve yıpranma nedeniyle iyice ufalanacak hale gelmişti. Burayı babam almadan 10 sene önce bu çeşmeyi başka bir yere tecdid edilsin diye karar alınmıştı. Aynı yerde yapılmak istenseydi, binaların içinde kalacaktı. Belediye arsayı da satışa çıkardığı için orada yapılması da mümkün değildi. Oradan sonra yazışmalar oluyor" diye konuştu.

"SEMAVİ EYİCE BABAMIN MÜCADELESİNİ RAPORA NOT OLARAK YAZDI"
Ahmet Hamdi Çamlı, 50 yıl önce çeşme için yer bakıldığını belirterek, "Fatih Camii'nin caddedeki dükkanların olduğu yerde, daha önce bir pasaj yapılması düşünülüyordu. Babam da çeşmeyi bir yere konulması için vakıflara gidiyor. Çeşmeyi yeni pasajın için koymayı planlıyorlar. Pasajın duvarına monte edilecekti. Vakıflar projeyi değiştirerek, caddeye açık dükkanlar yapılmasına karar verdi. Bu nedenle çeşme oraya da yapılamadı. Babam da 30 yıla yakın süre çeşmeyi yaptırmak için takip etti. Sanat tarihçisi Semavi Eyice o zaman kurul üyesi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Semavi Eyice'nin raporuyla babamı eleştiriyor ama Eyice'nin notu var. Eyice diyor ki, 'Burada arsayı alan arkadaş çok uğraştı didindi. Fakat belediye ve vakıflar yer göstermedi.' Dolayısıyla buraya da yapılamadı. O dönem yazışmalarında, 'Çeşmenin esas yerine yakın İskender Paşa Camii var. Oraya monte edilirse olur' diye belirtiliyor. Babam da onun takipçisi oluyor ama nasip olmuyor. Biz de böyle bir şeyin takipçisi olduğunu bildiğimiz için ve devletin bu işin takibini bırakması nedeniyle bu emaneti devraldık. Babam belediyeye o zaman teminat vermiş, teminatı bile yanmış bu nedenle. Belediye kendisi de 'Para yok' diye yapmamış. İşte biz de 2013 yılında bu işin peşine düştük. Bütün kurumların onayıyla, İskender Paşa Camii'nin ihata duvarına, tarif edilen yere yaptık. Bir daire parası harcayarak, 2 yıl önce 350 bin lira harcadık" şeklinde konuştu.

"DEVLET ZATEN ÇEŞMEYİ UNUTMUŞTU"
Ahmet Hamdi Çamlı, şunları söyledi:
"Ben bunun takipçisi olmasam devlet bu defteri kapatmış. Belediye elinin altında olan çeşmeleri yapmıyor. Biz bunu yaptık. Çeşmeye babamın adının yazılması meselesi de yalan. Babamın adı var, yalan olan 1. Mahmut'un ismini silip babamın isminin yazılması. Tarihi eser tecdid (yenileme) işlemlerimde var bu usül. İkinci yaptıranın da ismini yazar.Ben bu çeşmeyi 300 yıl önce bu çeşmeyi yaptıran Sultan I. Mahmut'a vefa duygusuyla bunu yaptırdım. İstesem yaptırmazdım. Başka bir çeşme projesini hayata geçirirdim. Devlet zaten takipçisi değildi. Kendi ismimizi yazdırırdım. Ama hem o çeşme canlansın, ihya olsun, hem de mahalle tarihi eser çeşme kazansın diye yaptık."
















