Silivri merkez üssü olan depremlerin ardı arkası kesilmiyor. Son olarak bu sabah 3.1 şiddetinde bir deprem meydana geldi. 24 Eylül ve 28 Eylül'deki 5.8 şiddetindeki depremden sonra birçok okul ve bina riskli olduğu gerekçesiyle boşaltıldı. Habertürk'ün özel haberine göre uzman isimler büyük İstanbul depremi hakkında bilgileri değerlendirdi. En riskli hattın ise Kumbargaz'daki fay hattı olduğu belirtildi.
İSTANBUL'DA BÜYÜK DEPREM OLMA OLASILIĞI YÜKSEK!
İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Timur Ustaömer, İstanbul'daki depremlerin, diğer bölgeleri tetikleyip tetiklemediği konusunda, "Aşağıdaki haritalarda Şubat 2019 ve Eylül 2019 tarihlerinde meydana gelmiş depremlerin dağılımı yer alıyor. Bu haritalardan da görüleceği gibi farklı bölgelerde gözlenen depremler Silivri açıklarında meydana gelen depremlerden önce de olagelmektedir. Bunun nedeni Türkiye'nin aktif fay ağıyla kat edilmesidir. Bu fayların aktif fay olarak sınıflanmaları zaten üzerlerinde sürekli bir sismik aktivitenin gözlenmesindendir" dedi.
Prof. Ustaömer, Arabistan Yarımadası'nın ve Girit'teki fay hatlarının Anadolu Yarımadası'na dikkat çekerken, "Ülkemizdeki depremlerin nedeni Arabistan Yarımadası'nın kuzeye hareketi yanında Girit kuzeyinde yerin çok derinliklerinde meydana gelen doğal proseslerdir" ifadelerini kullandı.
EN RİSKLİ HAT KUMBURGAZ HATTI!
Kumburgaz segmentinin İstanbul için en riskli hat olduğunu söyleyen Prof. Timur Ustaömer, yerbilimcilerin ortak fikrinin de bu segment olduğunu söyledi.
İTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, "Büyük deprem İstanbul'da olmayacak. O İstanbul dahil Marmara Denizi çevresindeki tüm illeri ve yerleşimleri etkileyecek ve afete dönüşecek bir deprem olacak. 7,4 büyüklüğündeki 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi nasıl ki 100 km ötedeki Avcılar'da büyük kayıplara neden olduysa, işte o İstanbul için beklenen deprem de benzer uzaklıklarda önemli kayıp ve hasarlara neden olacak" dedi.
"Marmara'da beklenen büyük deprem için bugüne kadar yapılan ve halen sürdürülen çok sayıda bilimsel araştırmalar bize tehlikenin büyük olduğunu gösteriyor" diyen Prof. Eyidoğan "Marmara Denizi'ni boydan boya geçen Kuzey Marmara Fayı birçok kurum ve bilim insanı tarafından gözlem altında. Bütün bu inceleme, araştırma ve elde edilen verilerden çıkan sonuç ne? Son 2000 yıldır büyüklüğü 7.0 ve daha büyük 40 civarında depremin yatağı olmuş Marmara Bölgesi ve çevresindeki şehirler büyük bir deprem tehlikesi ile karşı karşıya" ifadelerini kullandı.
"Önümüzdeki 30 yılda büyüklüğü 7.0 ve daha fazla olabilecek bir depremin olma olasılığı yüzde 65. Bu olasılık her yıl yüzde 2.5 artıyor" diyen Prof. Dr. Eyidoğan şunları söyledi:
"Büyük deprem olacak mı?' sorusu yerine 'Büyük depremlere ne kadar hazırız?', 'Şehirlerimizin afet risklerini azalttık mı?', 'şehirlerimizin imar planlarını risk azaltma öncelikli yapıyor muyuz?', 'Uluslararası afet politikalarının neresindeyiz?', 'Yapı müteahhitliği yasası neden çıkmıyor?' ve 'Yapı denetim nasıl işliyor ve ne tür sorunları var?' vb. soruların saatlerce tartışıldığını göremiyoruz. Deprem afeti sorununu depremin kendisine indirgeyen ama asıl risk azaltma konularını ıskalatan alışkanlıkları bırakmamız gerekir."
119 YILDA 8 BİN 733 DEPREM
Prof. Dr. Eyidoğan, 1900 yılından 2019 yılına kadar Marmara Bölgesi'nde 8 bin 733 depremin meydana geldiğini belirtirken, büyüklüğü 4,0 ve daha fazla olan toplam deprem sayısı 8 bin 733'tür. Bunların 25'i 7,0 ve daha büyük, 108'i de 6,0 ile 6,9 büyüklüğü arasında olduğunu sözlerine ekledi.
"BÜYÜK DEPREM OLMA OLASILIĞI YÜKSEK"
Prof. Eyidoğan şunları söyledi:
"Sismik enerji değişimi incelendiğinde 1900-1960 yılları arasında Türkiye ve yakın çevresinde sismik enerji çıkışının oldukça yoğun olduğu gözlenmekte. Bu dönemde büyüklüğü 7,0 ve daha büyük 19 deprem sayıyoruz. 1960 sonrası deprem enerji çıkışı sistematik olarak azalmakta...