Manisa'nın Akhisar ilçesinde İstanbul-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nda meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı otobüs kazası, emniyet kemerinin hayati önemini bir kez daha gündeme getirdi.
HER İKİ ŞOFÖRÜN DE EMNİYET KEMERİ TAKILIYDI
My World Tur'a ait tur otobüsünün tırla çarpışmasının ardından yan devrildiği kazada, şoförlerin emniyet kemerlerinin takılı olduğu öğrenilirken yolcuların kemer kullanıp kullanmadığına ilişkin henüz net bilgiye ulaşılamadı.
Her yolculukta altı çizilen emniyet kemeri, özellikle çarpışma ve devrilme gibi ağır kazalarda araç içindeki kişilerin savrulmasını önlemeye yardımcı oluyor.
EMNİYET KEMERİ NEDEN GEREKLİDİR?
Emniyet kemerinin yararları farklı kaza türlerinde görülse de ölüm ve ağır yaralanmaların meydana geldiği çarpma ve çarpışma kazalarında koruyucu etkisi daha belirgin hale geliyor.
Bir araç çarpışma anında çok kısa sürede durabilir ancak araç içerisinde bulunan kişiler ve eşyalar hareketlerinin etkisiyle ilerlemeyi sürdürebilir. Emniyet kemeri takılı değilse araçtaki kişiler, hareketleri başka bir engel tarafından durdurulana kadar ilerlemeye devam eder. Bu sırada direksiyona, kontrol paneline, ön cama veya aracın diğer bölümlerine çarpma riski ortaya çıkar.
Doğru takılmış bir emniyet kemeri, çarpışma sırasında insan bedenini çeşitli şekillerde koruyor. Kemer, vücutta meydana gelen sarsıntının etkisini azaltmaya yardımcı oluyor, çarpışma kuvvetini vücudun daha güçlü bölgelerine yönlendiriyor ve kuvvetin tek bir noktada yoğunlaşmasını önlemeye katkı sağlıyor.
Ayrıca kişinin koltuktan fırlamasını engellemeye yardımcı olarak baş ve omurilik gibi hassas bölgelerin araç içindeki yüzeylere çarpma riskini azaltıyor.
Emniyet kemeri, kazayı önleyen bir donanım değil, kaza meydana geldiğinde ölüm ve yaralanma riskini azaltmak amacıyla geliştirilmiş bir güvenlik sistemi olarak öne çıkıyor.
EGM'NİN PAYLAŞTIĞI ARAŞTIRMALARDA DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR
EGM'nin emniyet kemerinin etkilerine ilişkin bilgilendirmesinde yer verilen araştırma sonuçları, kemer kullanımının ağır yaralanmaların ve can kayıplarının azaltılmasındaki rolünü ortaya koyuyor.
KISA MESAFEDE EMNİYET KEMERİ TAKMAK GEREKSİZ Mİ?
Emniyet kemeriyle ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biri, kısa mesafeli yolculuklarda kemer takmanın gerekli olmadığı düşüncesi. Ancak kazalar yalnızca uzun yolculuklarda meydana gelmiyor. Günlük güzergahlarda, evin yakınında veya şehir içindeki yollarda da ölümcül kazalar yaşanabiliyor.
EGM'nin bilgilendirmesinde, ölümlü trafik kazalarının yüzde 80'inin evden 30-35 kilometre uzaklıkta ve saatte 55-60 kilometrenin altındaki hızlarda meydana geldiği belirtiliyor. Trafik kazalarında meydana gelen ölümlerin yüzde 35'inin de şehir içinde, çoğunlukla günlük güzergahlarda gerçekleştiği aktarılıyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğünün 1999 yılında Ankara'da trafik yoğunluğunun fazla olduğu 27 kavşakta yaptığı gözlem araştırmasında, 40 bin 587 özel araç sürücüsünden 8 bin 557'sinin emniyet kemeri kullandığı tespit edildi. Bu sayı, sürücülerin yüzde 21,08'ine karşılık geliyor. Aynı araştırmada arka koltukta oturan yolcular arasında emniyet kemeri kullanan kimsenin bulunmadığı kaydedildi.
EGM'nin aktardığı 2001 yılı kaza istatistiklerinde ise kazaların yüzde 88,79'unun yerleşim alanlarında meydana geldiği, yaralanmaların yüzde 66,03'ünün ve ölümlerin yüzde 44,31'inin bu kazalar sonucunda ortaya çıktığı bildiriliyor. Bu verilere jandarmanın denetlediği kırsal alanlardaki kaza istatistiklerinin dahil olmadığı da belirtiliyor.
Bu veriler, emniyet kemerinin yalnızca uzun yolculuklarda değil, günlük ulaşımda da neden önemli olduğunu ortaya koyuyor.
DÜŞÜK HIZDA KAZA YAPMAK DA TEHLİKELİ
Emniyet kemeriyle ilgili bir diğer yanlış inanış, düşük hızlarda meydana gelen çarpışmaların ciddi yaralanmalara yol açmayacağı düşüncesi. EGM'nin bilgilendirmesinde, saatte 30 kilometre hızla meydana gelen bir çarpışmada bile emniyet kemeri takmayan kişinin ağır yaralanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiliyor.
Kemer takmayan yaralıların yüzde 70'inin saatte 50 kilometrenin altındaki hızlarda seyahat ederken yaralandığı bilgisi aktarılıyor. Ayrıca saatte 50 kilometre hızla gerçekleşen bir çarpışmanın, yaklaşık dördüncü kattan düşmenin etkisine eşdeğer olduğu ifade ediliyor.
Bu nedenle düşük hızda seyahat etmek, emniyet kemerine ihtiyaç olmadığı anlamına gelmiyor. Çarpışmanın şiddeti ve vücudun maruz kaldığı kuvvet, yalnızca hızla değil, kazanın meydana geliş biçimiyle de ilişkili.