Küresel bazda tüm varlık sınıflarında hareketlilik arttı. Altının onsu yılın ilk yarısında yüzde 0,36 geriledi. ABD borsalarında yüzde 30'a varan gerilemeler yaşanırken Avrupa'daki borsalarda düşüşler yüzde 20'leri buldu. Türkiye'de ise ilk beş ayda enflasyon yüzde 35,64 olurken yılın ilk yarısında gram altın yüzde 25,13 ve dolar/TL yüzde 28,45 değer kazandı. BIST 100 Endeksi'ndeki yükseliş yüzde 29,48 oldu. Milliyet'in haberine göre gayrimenkuldeki değer artışı ise yüzde 54,85 seviyesinde gerçekleşti.
İçinde bulunduğumuz süreç mevcut paranın enflasyona karşı korunması gerektiriyor. Yatırımcıların da esas itibariyle bu merkezli hareket ettiği gözlenmekte. Türkiye'de yatırım enstrümanları arasında gayrimenkul öne çıkarken, hisse senetleri, eurobondlar önümüzdeki dönemde yatırımcıların takibinde olacak. Döviz ve döviz bazlı enstrümanların ise enflasyona paralel seyrini koruması beklenmeli.
Borsa cephesine bakıldığında büyüme eğilimini sürdürebilme gücü olan hisse senetlerindeki gerilemeler yatırımcısına alım fırsatı verecek. Yatırımcılar uzun vadede güçlü temettü verimi olan hisse senetlerini takip etmeye devam edecek.
UZUN VADEDE HİSSE
Hisse senedi yatırımı uzun soluklu bir yatırımdır. Büyük dalgalanmalar yaşansa da uzun vadede güçlü yatırımı olan, büyüyen şirketler yatırımcılara kazandırır. Olumsuz gelişmeler, günlük kaygılar hisse fiyatlarını olumsuz etkileyebilir ve geri çekilmelere yol açabilir. Bununla birlikte iyi hisse senetlerindeki yatırımlar uzun vadede kazandırıyor.
BORSADA DALGALANMALAR NEDEN YÜKSEK?
1- Para girişi sınırlı.
2- Enflasyonun yükselmesi ile resesyon endişeleri yükseldi.
3- Piyasadan yabancı çıkışı var. Borsada ise yabancı payı geriliyor. Haziran başında yüzde 35,18 olan yabancı payı yüzde 33,63'e gerilemiş durumda. Yabancı payı 27 Haziran'da yüzde 33,49'a kadar indi.
4- Piyasalar olası bir düşüşe karşı robot emirlerle güvenli marjlara çekiliyor.
5- Enflasyonist kaygılar yüksek. Alternatif getiri arayışları paranın belli enstrümanlara park etmesine neden oluyor.