Çalışanların iş yaşamında karşılaştıkları en büyük problemlerden biri maaşını zamanında alamamak olarak ön plana çıkıyor. Hak ettiği ücreti zamanında alamayan ya da eksik alan işçilerin, ödeme dengesi bozulabiliyor ve büyük sıkıntı içerisine girebiliyorlar. Hürriyet'te bugün yer alan haberde bu durumdaki işçilerin iş kanunundaki haklarıyla ilgili bilgi verildi. İşte maaşını zamanında alamayan ya da tam alamayan işçilerin yapması gerekenler...
"Önce, okuyucunun yazdıklarını paylaşayım, sonra konunun detayına gireyim. Okuyucum, özetle şöyle diyor: "Çalıştığımız işyerinde iki aydan fazladır maaş alamıyoruz. İşveren ile konuştuğumuzda, 'ben de piyasadan paramı alamıyorum' diyor. Bu şartlarda maaşımızı ne zaman alacağımız da belli değil. Bizler ne yapabiliriz, haklarımız nelerdir?" Bu ve benzeri soruları çokça alıyorum.
İş kanununa göre işveren, işçisinin ücretini her ayın başında ödemek zorundadır. Toplu sözleşme, özel iş sözleşmesi gibi durumları bir kenara bırakıyorum; ücret en geç ayda bir ödenir. İşveren, ücreti, geciktirebilir mi? Geciktirir. Kanuna göre, ücretin ödenme gününden itibaren 20 gün içinde çalışanın maaşının ödenmesi gerekir. Bu 20 günlük süre de kanunda zorlayıcı nedenle konmuştur ki, zorlayıcı nedenle kasıt; sel, yangın, deprem, hastalıktır. Bir anlamda işverenin kendi iradesi ve isteği dışında gerçekleşen ya da gerçekleşecek olaylardır.
20 günlük süreye dikkat!
Ancak bu şartlarda işveren çalışanın ücretini geç ödeyebilir; o da 20 gün. Altını bir kere daha çizeyim, bu olayların dışındaki tüm gerekçeler, hukuka ve iş kanununa göre geçersizdir. Daha açık şöyle anlatayım, işverenin, 'piyasa sıkışık, ekonomik sıkıntıya düştüm' demesi, ne hukuk yönünden ne de iş kanunu açısından hiçbir anlam ifade etmez.
Peki, ücret, 20 günden daha fazla ödenmezse ne olur? Ya da şöyle sorayım, okuyucunun yazdığı gibi işveren, iki aydan fazladır maaşları ödemezse ne olur? Bu durumda öncelikle, çalışan, işyerindeki görevini yerine getirmeme hakkını kullanabilir. Bu hakkı kullanan işçiyi de işveren işten çıkaramaz ya da herhangi bir yaptırım uygulayamaz. Bu durum işveren tarafından grev olarak da adlandırılamaz.
Çalışana öneriler
MAAŞI ödenmeyen ya da geciken çalışan, önce işverenini bu konuda uyaracak. Uyarı da, ileride hukuka yansıma durumuna göre yazılı yapılacak ya da ihtarname çekilecek. Yazılı uyarıda ücretin ödenmemesi nedeniyle iş yapılmayacağı ya da işten ayrılmak istendiği belirtilecek. Tabii bu durum maaşını bankadan alan ya da makbuz karşılığı alan kişiler için geçerli. Sonuçta işveren, çalışana, maaşı ödediğini ispat etmek zorundadır. Bu süreler içinde çalışan, başta bordro olmak üzere maaşın alındığına dair hiçbir belgeyi de imzalamaması gerekiyor.