Dünyayı kasıp kavuran yeni tip koronavirüsün Türkiye'ye ilk giriş yaptığı zamanlarda ve daha sonrasında alınan ekonomik önlemler işçi ve işveren için adeta can suyu oldu.
Özellikle kamu bankalarının pandemi dönemindeki ucuz kredi uygulaması ihtiyacı olan kişilerin nefes almasını sağladı. Ancak kamu bankalarının fedakarlık gösterdiği dönemde bazı özel bankalar kafalarını resmen kuma gömdü. Söz konusu bankalar şimdi de istenilenlerin tam tersini yaparak ihtiyaç kredilerindeki faiz oranlarında gaza bastı.
Konuyu köşesine taşıyan Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, "Şimdilerde ekonomi yönetimi bireysel kredilerde kısıtlama üzerinde çalışıyor ya… Bunlar sağdan soldan haber yazdırıyorlar. Kredi sınırlamasına karşı olduklarını ilan ediyorlar. Deseler ki, 'bu kredilerin bir kısmı gerçekten ihtiyaç için kullanılıyor, sistemi kilitlemeyelim' amenna… Fakat dertleri başka… Hepimiz biliyoruz…" ifadelerini kullandı.
İşte Dilek Güngör'ün konuyla ilgili yazısından bir bölüm:
Maalesef, böyle… Ülkenin pandemi başında kapandığı dönemleri hatırlayın. Piyasada çarkı döndürmek için bir tarafta bütçe diğer tarafta finans kurumları aracılığıyla fonlama yapılıyordu. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yönetiminde reel sektörün, esnafın, vatandaşın ucuz kredilerle hayatını idame ettirmesi sağlanıyordu.
Biliyorum, 'ucuz kredi' dediğimde bir kesimin tüyleri diken diken oluyor.
Ama ben hâlâ aynı fikirdeyim. O dönemde kredi kanalları çalıştırılmasaydı, ucuz fonlamayla reel sektör, esnaf ayakta tutulmasaydı, bugün kaç işletmenin kapanmış olacağını, işsizliğin hangi boyuta çıkmış olabileceğini siz düşünün.
Neyse…
Tabii hatırlayın, o sırada kredi kanallarını sonuna kadar açan sadece kamu bankalarıydı. Herkes piyasadan çekilirken, suyun üzerinde Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank vardı. Özellerin birçoğu meseleye Fransız'dı.