Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Danışma Kurulu üyelerinden Prof. Dr. Saleem Ali, sıfır atık vizyonunun, sürdürülebilir bir dünya için takip edilmesi gereken önemli bir rota olduğunu söyledi.
Sıfır Atık Projesi, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 26 Eylül 2017'de başlatıldı.
Altıncı yılını tamamlayan proje, bu süre zarfında uluslararası alanda da bilinirliğini artırarak Birleşmiş Milletler (BM) seviyesinde destek gördü. Emine Erdoğan'ın BM Genel Sekreterliğinin özel davetlisi olarak geçen yıl eylül ayında katıldığı BM Genel Kurulu'nda 30 Mart, Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildi.
Aynı zamanda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Emine Erdoğan'a yazılı olarak BM Sıfır Atık Danışma Kurulu başkanlığı teklifinde bulundu ve teklif üzerine Emine Erdoğan kurulun başkanlığını üstlendi.
Kurulun üyelerinden ve aynı zamanda Delaware Üniversitesi Coğrafya ve Çevre Bölümü Başkanı Ali, küresel çapta yürütülen sıfır atık çalışmalarını değerlendirdi.
Atık kavramını, bir şeyin başka bir şeye dönüştüğü her türlü fiziksel aktivite sonucunda ortaya çıkan, karmaşık çıktı şeklinde tanımlayan Ali, sıfır atık hakkında ise "Hem enerji hem de materyal kullanımında en üst seviyede verimliliğe sahip olmayı istiyoruz. Sıfır atık, kısıtlı kaynaklarımızı en üst seviyede kullanmamızı sağladığı için çok güçlü bir konsept." ifadelerini kullandı.
"YOKSUL ÜLKELERİN SIFIR ATIK KONUSUNDA MUAZZAM BİR POTANSİYELİ OLABİLİYOR"
Sıfır atığın ABD'de popülerleşmesine ve daha çok gelişmiş ülkeler tarafından uygulanıyor olmasına karşın gelişmekte olan veya yoksul ülkelerin de pek çok noktada kaynaklarını verimli kullanarak küresel sıfır atık vizyonuna katkı sağladıklarını belirten Ali, şunları söyledi:
"Pakistan'daki çocukluğumu hatırlıyorum, atık ürünlerimizin kullanımı noktasında oldukça verimli davranıyorduk. Çöpe metal attığınızda biri gelip onu alırdı çünkü aslında ikinci el ürünler etrafında resmi olmayan bir ekonomi inşa edilmiş. İnsanlar yoksul oldukları için daha az atık çıkarmak adına ellerinden geleni yapıyorlar. Bazen yoksul ülkelerin sıfır atık konusunda muazzam bir potansiyeli olabiliyor. Biz şu an Amerika'da 'At gitsin' toplumunda yaşıyoruz ve insanlar yenilerini alabiliyor diye plastik tabaklarını bir çırpıda atabiliyor. Çok ucuz bir şekilde yeniden alabilirler ama yoksul insanlara geldiğimizde onlar o plastik tabağı kullanabildikleri kadar kullanacaklardır."
Sanayi faaliyetleri ve sistemsel oturmuşluk açısından gelişmiş ülkelerin bu konuda daha iyi olduğunu kabul ettiğini dile getiren Ali, "Bu ülkeler bunun takibini yapan düzenlemelere sahipler ve sanayi faaliyetlerinin de bu şekilde yapılması teşvik ediliyor." diye konuştu.