Altın piyasalarında 22 Ekim günü yaşanan sert geri çekilme, birikimini değerli metallerde değerlendiren yatırımcıların dikkatini yeniden fiyat ekranlarına çevirdi.
Finans Analisti İslam Memiş, altın fiyatlarındaki düşüşün perde arkasını ve yıl sonuna doğru izlediği yatırım stratejisini paylaştı.
Yaşanan geri çekilmelere rağmen 2026 yılını bir "mal toplama yılı" olarak nitelendiren Memiş, fiyata değil eldeki altın miktarına odaklanmaya devam ettiğini vurguladı.
GRAM VE ONS ALTINDA TAKİP EDİLEN KRİTİK DESTEK SEVİYELERİ
Uluslararası piyasalarda 31,1 gramlık standart altın birimini ifade eden ons altın, gün içinde yüzde 2'yi aşan değer kaybıyla teknik açıdan kritik eşik kabul edilen 4 bin 100 dolar desteğinin altına sarktı.
Gün içerisinde 4 bin 50 doların altını test ederek iki ayı aşkın sürenin en düşük seviyesini gören ons altın, akşam saatlerinde 4 bin 51 dolar seviyesinde dengelendi.
İslam Memiş, piyasadaki fiyatlamaların baskılandığını ve 2026 yılının bir manipülasyon yılı olduğunu belirterek eline geçen her kuruşu fiziki altın ve gümüş tarafında değerlendirmeyi sürdürdüğünü ifade etti.
Kişisel değerlendirmelerinin yatırım danışmanlığı kapsamında olmadığının altını çizen Memiş'in ons ve gram altın için işaret ettiği kritik seviyeler şöyle öne çıktı:
Ons altın teknik seviyeleri: Gün içinde iki kez test edilen 4 bin 70 dolar eşiğinin üzerinde kalıcılık aranırken, aşağı yönlü hareketlerde 4 bin 20 dolar ve 3 bin 970 dolar seviyeleri teknik destek noktaları olarak izleniyor.
Gram altın bant aralığı: Ons altındaki düşüşten olumsuz etkilenerek gün içinde 6 bin 470 liranın altını gören gram altın TL fiyatı, akşam saatlerinde 6 bin 510 lira seviyesinde seyrederken 6 bin 480 ile 6 bin 580 lira aralığı takip ediliyor.
Kur etkisi: Dolar/TL kurunun 49,62 lira civarındaki güçlü ve stabil duruşu, ons altındaki gerileme dönemlerinde gram altındaki düşüşü sınırlayan bir unsur olarak öne çıkıyor.
PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ VE FED BEKLENTİLERİ ALTINI BASKILIYOR
Altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan sert düşüşün arkasında enerji maliyetlerindeki tırmanış ve küresel faiz beklentileri yer alıyor. İslam Memiş, Brent petrolün varil fiyatının gün içinde yüzde 3,5 civarında yükselerek 110 dolar seviyesine ulaştığını ve son 5 ayın zirvesini gördüğünü belirtti. Petrol fiyatlarındaki bu sıçrama nedeniyle küresel yatırımcıların ve ülkelerin nakit ihtiyaçlarını karşılamak ya da petrol tarafında pozisyon almak amacıyla altın ve gümüş satışına yöneldiğini aktardı. Ayrıca vadeli işlem piyasalarında pozisyonları korumak için gereken ek nakit zorunluluğu anlamına gelen teminat tamamlama çağrılarının da değerli metallerdeki satıcılı seyri hızlandırdığına dikkat çekti. Memiş, petrol fiyatlarının 5 ve 8 ay önce görülen 120 dolar seviyelerine yeniden dönmesi halinde geçici değil, kalıcı bir enflasyon riskine odaklanılması gerektiğini ifade etti.
Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerle artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları tetiklemesi, ABD Merkez Bankasının (Fed) faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutacağı öngörülerini güçlendirdi. Normal şartlarda enflasyona ve jeopolitik belirsizliklere karşı güvenli liman olarak talep gören altın, enflasyondan arındırılmış net getiriyi ifade eden reel faizlerin yükseldiği dönemlerde değer kaybedebiliyor. Yüksek faiz ortamı, faiz getirisi bulunmayan altını elde tutmanın alternatif maliyetini artırarak talebi zayıflatıyor.
Küresel piyasaların gündeminde Fed'in 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştireceği para politikası toplantısı bulunuyor. ABD'de beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verileri sonrasında ekim toplantısında faizlerin sabit bırakılması ağırlıklı ihtimal olarak görülürken, aralık ayında yeni bir faiz artırımı seçeneği de masada kalmaya devam ediyor. İslam Memiş de Fed'in önümüzdeki hafta faizleri sabit bırakmasını beklediğini ve avro/dolar paritesinde 1,1180 ile 1,1280 bant aralığının geçerliliğini koruduğunu dile getirdi.