Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı

Bilim insanları Almanya'da bir mağarada bulunan Paleolitik dönem eserleri üzerinde yaptıkları incelemeler sonucunda yazının başlangıcına dair ezber bozabilecek bir keşfe imza attı. Araştırmaya göre yaklaşık 40.000 yıl öncesine tarihlenen bazı semboller yazılı iletişimin düşündüğümüzden çok daha eski olabileceğini gösteriyor.

Giriş Tarihi:
Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı - 1

Keşif Almanya'nın güneybatısında yer alan Svabya Jura bölgesindeki mağara buluntularının incelenmesi sırasında yapıldı. Arkeologlar burada flütler, mamut figürinleri ve hayvan-insan melezi heykelleri de dahil olmak üzere 260'dan fazla eseri analiz etti.

Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı - 2

Svabya Jura'daki gizemli oymalar

Özellikle dikkat çeken unsur, bu nesnelerin üzerine kazınmış 22 farklı tekrar eden semboldü. V şeklinde çentikler, çizgiler, haç işaretleri ve noktalar belirli bir düzen içinde işlenmişti. Bu tekrar eden desenler, rastgele süslemelerden çok, bilinçli bir sistemin parçası gibi görünüyor.

(Fotoğraf: Almanya'daki bir mağarada keşfedilen Taş Devri eserleri, yazının kökenini 30.000 yıl geriye götürebilir - willbrasil)

Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı - 3

Çivi yazısıyla karşılaştırma

Ekip, yaklaşık 3.000 işareti dijital bir veri tabanına aktararak desen analizleri gerçekleştirdi. Bu semboller, Mezopotamya'da MÖ 3500–3350 yılları arasında ortaya çıkan proto-yazı sistemiyle karşılaştırıldı. Bu sistem, daha sonra gelişecek olan Çivi yazısının öncülü olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılara göre yapı bakımından önemli benzerlikler bulunuyor. İşaretlerin sayısı kadar, hangi sırayla ve nasıl bir araya getirildikleri de anlam taşıyor. Saarland Üniversitesi'nden dilbilimci Christian Bentz, bilginin yalnızca sembollerde değil, sembollerin kombinasyonlarında da kodlandığını vurguluyor.

Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı - 4

40.000 yıllık aslan-insan figürü

Buluntular arasında en dikkat çekici parçalardan biri, yaklaşık 38.000 yıllık aslan-insan melezi bir figür. Bu eser bugün Landesmuseum Württemberg koleksiyonunda yer alıyor. Figürün üzerinde 12 ve 13'lü diziler halinde oyulmuş noktalar ve çentikler bulunuyor.

(Fotoğraf: Üzerinde bazı semboller bulunan, aslan-insan melezi bir figürün 38.000 yıllık bir eseri - Landesmuseum Württemberg / Hendrik Zwietasch)

Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı - 5

NY Post'ta yer alan habere göre bu düzenli tekrarların bir tür takvim sistemi olabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar, avcı-toplayıcı toplulukların mevsimleri, av dönemlerini ya da ay döngülerini takip etmek için sembolik bir yöntem geliştirmiş olabileceğini değerlendiriyor.

(Fotoğraf: Almanya'daki Vogelherd Mağarası'ndan çıkarılan 40.000 yıllık bir mamut figürü - Universitat Tübingen/Hildegard Jensen)

Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı - 6

Sembollerin seçici kullanımı

Analizler, sembollerin gelişigüzel kullanılmadığını da ortaya koydu. Örneğin haç işaretleri insan figürlerinde hiç görülmezken, hayvan ve alet tasvirlerinde sıkça yer alıyor. Noktalar ise aletler üzerinde hiç bulunmuyor.

Bu seçici kullanım, sembollerin belirli bağlamlara özgü anlamlar taşıdığını düşündürüyor. Paleoantropolog Genevieve von Petzinger'e göre, bu işaretlerin anlamını tam olarak bilmesek de onları yapan insanlar için belirgin bir anlam taşıdığı açık.

(Fotoğraf: Almanya'daki bir mağarada keşfedilen Taş Devri eserleri, yazının kökenini 30.000 yıl geriye götürebilir - Staatliche Museen zu Berlin, Vorderasiatisches Museum/Olaf M. Tesmer)

Tarih 30 bin yıl geriye gitti: Taşa kazınmış ilk mesajlar ortaya çıktı - 7

Yazının kökeni daha mı eski?

Bugüne kadar yazının başlangıcı yaklaşık 5.000 yıl öncesine, Mezopotamya'ya dayandırılıyordu. Ancak bu yeni bulgular, sembolik düşüncenin ve sistemli işaret kullanımının çok daha eskiye uzandığını gösteriyor.

Bu durum, Avrupa'daki erken Homo sapiens topluluklarının yalnızca mağara duvarlarına resim yapan sanatçılar değil, aynı zamanda soyut düşünceyi sistemleştirebilen bireyler olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, henüz incelenmemiş çok sayıda işaret dizisi bulunduğunu belirtiyor. Yani insanlık tarihinin en eski "yazı denemeleri" hakkında öğrenilecek daha çok şey var.