Orta Doğu'da uzun süredir tırmanan tansiyon, karşılıklı hamlelerle yeni bir safhaya geçti. İsrail, İran'ın farklı şehirlerine yönelik geniş çaplı bir operasyon başlatırken, Tahran yönetimi ise saldırılara karşılık verileceğini duyurdu. Ardından ABD'nin de savaşa dahil olamasıyla 3 iki ülkenin askeri kapasitesi ve güç dengesi merak ediliyor. İşte İsrail, ABD ve İran'ın askeri kapasitesi…
ORTA DOĞU'DA GERİLİM TIRMANIYOR
İsrail, İran'a yönelik askeri operasyon başlattığını duyurdu. Bu açıklama, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden zirveye taşıdı ve Tahran ile Batı arasında yıllardır süren nükleer anlaşmazlıkta diplomatik çözüm umutlarını daha da zayıflattı.
The New York Times'ın bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, Washington'ın İran'a yönelik saldırılarının sürdüğü öne sürüldü. Reuters'e konuşan bir kaynak ise İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Tahran'da bulunmadığını ve güvenlik gerekçesiyle başka bir noktaya götürüldüğünü iddia etti.
ASKERİ GÜÇ DENGESİ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
İsrail/ABD ve İran arasındaki çatışmanın seyri, savaşın niteliğine göre değişiklik gösterebilir.
Konvansiyonel ve yüksek teknolojiye dayalı, hava üstünlüğü merkezli bir savaş senaryosunda İsrail'in belirgin bir avantajı olduğu değerlendiriliyor. Gelişmiş savaş uçakları, entegre hava savunma sistemleri ve yüksek hassasiyetli mühimmat kapasitesi, İsrail ordusunu bu alanda öne çıkarıyor.
Buna karşılık uzun süreli bir bölgesel yıpratma savaşı ya da yoğun füze çatışmaları söz konusu olduğunda İran'ın ciddi bir tehdit oluşturabileceği ifade ediliyor. Geniş balistik ve seyir füzesi envanteri, insansız hava araçları kapasitesi ve vekil unsurlar üzerinden yürütülen bölgesel strateji, Tahran'a avantaj sağlıyor.