Massachusetts'teki Mount Holyoke Koleji'nde bulunan Talcott Serası "ceset çiçeği" olarak bilinen Amorphophallus titanum'un yeniden açmasıyla ziyaretçi akınına uğradı. Nadir görülen bu bitki çürümüş et benzeri keskin kokusuyla hem şaşkınlık hem de merak uyandırdı.
Nadir bir doğa olayı
Mount Holyoke Koleji'nin serasında yetiştirilen ve "Pangy" adı verilen ceset çiçeği uzun süren bir uyku döneminin ardından yeniden çiçek açtı. Bu bitki Sumatra yağmur ormanlarına özgü olup doğada oldukça seyrek görülüyor ve genellikle yıllar süren aralıklarla kısa süreliğine çiçek veriyor.
Çiçek açtığında yayılan güçlü koku çürüyen organik maddeyi andırıyor. Bu koku aslında sinekler ve böcekler gibi tozlayıcıları çekmek için evrimleşmiş doğal bir strateji.
"Çürümüş et" gibi kokuyor
Serayı ziyaret eden öğrenciler ve ziyaretçiler kokuyu farklı şekillerde tanımladı:
- Çürümüş yumurta ve kükürt kokusu
- Çöp kutusu ve kompost yığını benzeri bir koku
- Güneşte kalmış kirli bebek bezi hissi
- Gerçek anlamda "çürümüş et" kokusu
Bazı ziyaretçiler kokunun beklediklerinden daha yoğun olduğunu söylerken bazıları ise çiftlik ve gübre kokusuna benzeterek daha "tanıdık" buldu.
(Yukarıdaki infografik Takvim.com.tr grafik servisi tarafından hazırlanmıştır.)
Görünüşü etkileyici ama ömrü kısa
Kokusu kadar dikkat çeken bir diğer özellik ise çiçeğin görünümü. Tek bir çiçek gibi görünse de aslında:
- Ortasında spadiks adı verilen uzun bir yapı bulunur
- Etrafı koyu mor, kadifemsi bir kılıfla çevrilidir
- Birçok küçük çiçekten oluşan dev bir çiçeklenme yapısına sahiptir
- Ancak bu etkileyici görüntü çok kısa sürer.
- Çiçek birkaç gün içinde solmaya başlar ve tamamen çöker.
Neden bu kadar ilgi görüyor?
Ceset çiçeği sadece nadirliğiyle değil "anı yakalama" hissiyle de büyük ilgi görüyor. Çiçek açma süresi kısa olduğu için ziyaretçiler hızlı davranmak zorunda kalıyor. Birçok kişi saatlerce yol giderek bu olaya tanıklık ediyor. Bitkinin kısa ömrü onu daha da çekici hale getiriyor.
Bilimsel ve ekolojik önemi nedir?
Uzmanlara göre bu bitki yalnızca ilginç bir doğa olayı değil aynı zamanda önemli bir ekolojik örnek.Tozlayıcıları çekmek için güçlü koku üretirler ve yağmur ormanı ekosistemine özgü adaptasyonlar gösterirler. Tür çeşitliliğini anlamak için önemli bir araştırma nesnesidir. Seradaki yetkililer bu tür bitkileri "bitki müzesi" olarak tanımladıkları koleksiyonun bir parçası olarak görüyor.