Türkiye ile KKTC arasında 101 kilometrelik enerji köprüsü: "Türk'ün hakkını yedirmeyeceğiz"

Türkiye ile KKTC arasında inşa edilen 101 kilometre uzunluğundaki doğal gaz boru hattı Doğu Akdeniz’in gaz rezervlerinin ihracatında Türkiye’yi kilit konuma taşıyacak. KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, “Türk’ün hakkını Doğu Akdeniz’de kimseye yedirmeyeceğiz” dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yaptığı dönemde enerji bağımsızlığı konusunda attığı adımlarla herkesin takdirini kazanan Berat Albayrak konuya ilişkin Turkuvaz Kitap'tan çıkan "Burası Çok Önemli" isimli kitabında Türkiye dışında hiçbir rotanın Avrupa'ya doğal gaz taşımasının mümkün olmadığını "imkansız" vurgusuyla ifade etmişti.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Türkiye ile KKTC arasında 101 kilometrelik enerji köprüsü: "Türk'ün hakkını yedirmeyeceğiz"

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında 10 Temmuz'da imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde yaklaşık 101 kilometre uzunluğundaki doğal gaz boru hattının inşasına başlandı. 97 kilometresi denizden, 4 kilometresi karadan geçecek olan hat yıllık 10 milyar metreküp doğal gaz taşıma kapasitesine sahip olacak.

DOĞU AKDENİZ'DE KEŞFEDİLEN GAZ TÜRKİYE ÜZERİNDEN TAŞINACAK

Çift yönlü tasarlanacak hat sayesinde ilk etapta KKTC'nin ihtiyacı olan gaz Türkiye'den bölgeye gönderileceği gibi sonrasında ise Doğu Akdeniz'de olası keşiflerden elde edilecek gaz Türkiye'ye taşınacak. Doğal gaz buradan da Avrupa'ya ihraç edilerek Türkiye'yi güvenli enerji köprüsü vizyonunda bir adım daha öteye taşıyacak.

Berat Albayrak. (Fotoğraflar AA Arşiv ve Takvim Foto Arşivi'ne aittir.)Berat Albayrak. (Fotoğraflar AA Arşiv ve Takvim Foto Arşivi'ne aittir.)



TÜRKİYE DIŞINDA İMKANSIZ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yaptığı dönemde enerji bağımsızlığı konusunda attığı adımlarla herkesin takdirini kazanan Berat Albayrak konuya ilişkin Turkuvaz Kitap'tan çıkan "Burası Çok Önemli" isimli kitabında Türkiye dışında hiçbir rotanın Avrupa'ya doğal gaz taşımasının mümkün olmadığını "imkansız" vurgusuyla ifade etmişti.

Albayrak "Enerji ve Maden Diplomasisi" başlıklı bölümünde şu satırlara yer verdi:

"Enerji diplomasisi konusunda ülkemizin jeopolitik konumu ile ilgili hep şu tezi savunduk: "Avrupa'nın ve bölgenin enerji arz güvenliği Türkiye'den başlar." Türkiye yalnızca bir coğrafi bölge değil, aynı zamanda Doğu ve Batı'yı birbirine bağlamanın ötesinde çok daha büyük bir misyona ve vizyona sahip. Türkiye, bölgedeki siyasi istikrarın da temel unsurudur. Dolayısıyla, diğer her konuda olduğu gibi enerji konusunda da ülkemizi dışarıda tutmaya çalışan, ülkemize yan roller biçen hiçbir denklem ve paradigma hem siyasi açıdan hem de ticari açıdan uzun vadede hayatta kalma şansına sahip değildir. Türkiye, Doğu ve Batı arasında doğal bir enerji köprüsüdür. Diğer ülkeler kısa ve orta vadede farklı alternatifler ve farklı denklemler üzerinde çalışsalar da dönüp gelecekleri noktanın burası olduğunu çok net bir biçimde biliyorlar."

Enerji Bakanı Alparslan BayraktarEnerji Bakanı Alparslan Bayraktar

ENERJİ DENKLEMİNDE STRATEJİK ADIM

Öte yandan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, KKTC ile Türkiye arasında yapılacak doğal gaz boru hattının stratejik açıdan çok önemli olduğunu söyledi. Amcaoğlu, "Türkiye ile imzaladığımız anlaşmayı, sadece bugünün temelde elektrik üretimi ve turizm sektörü, akabinde de konutlardaki enerji ihtiyacını karşılayan bir proje olarak değerlendirmiyoruz. Bu anlaşma, KKTC'nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek, maliyetleri düşürecek ve ülkemizi Doğu Akdeniz'in enerji denkleminde önemli bir konuma taşıyacak stratejik bir adımdır" ifadelerini kullandı.

TÜRK'ÜN HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEYİZ

Amcaoğlu, ilerleyen dönemde, Doğu Akdeniz'de ekonomik olarak üretilebilir doğal gaz rezervlerinin devreye girmesi halinde, kurulacak altyapının sadece iç tüketime değil, uluslararası pazarlara erişime de hizmet edebilecek şekilde planlandığını aktardı. Amcaoğlu, "Bu konuda anavatan–yavruvatan olarak vizyonumuz aynıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın 'Türkiye'den KKTC'ye doğal gaz taşınacak ancak ileride adada veya Doğu Akdeniz'de bir doğal gaz keşfi olması halinde aynı hat üzerinden gaz Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya taşınabilecek' sözlerine bizler de katılıyoruz. Ancak bunun gerçekleşmesi siyasi gelişmelere, akabinde de ticari fizibiliteye, rezerv miktarına bağlıdır" değerlendirmesinde bulundu.

KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu.KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu.

Türkiye ve KKTC olarak her zaman bölgede iş birliğini savunan bir anlayışa sahip olduklarını kaydeden Amcaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer gelecekte kapsamlı bir uzlaşma zemini oluşur, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve hakları güvence altına alınırsa, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının en ekonomik güzergâh üzerinden Avrupa'ya ulaştırılması tüm tarafların yararına olacaktır. Buna eminim Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de katılmaktadır. Türkiye üzerinden geçecek hatların teknik ve ekonomik açıdan en avantajlı seçenek olduğu herkesin malumudur. Ancak bunun ön şartı, Kıbrıs Türk halkının haklarının yok sayılmadığı adil bir iş birliği modelidir. Doğu Akdeniz'de Türk'ün hakkını kimseye yedirmeyeceğiz."

AVRUPA'NIN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI İÇİN ÖNEMLİ

Akdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Sohbet Karbuz, bölgede üretilen gazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması açısından KKTC ve Türkiye güzergâhının coğrafi ve ekonomik açıdan öne çıkabileceğini belirterek, "Doğu Akdeniz'de ileride yeni keşiflerin (örneğin Lübnan açıklarında) devreye girmesi halinde bu kaynakların da aynı sistem üzerinden Avrupa'ya taşınması teorik olarak mümkün olabilir" dedi. Karbuz, bunun Avrupa'nın LNG spot piyasalarına bağımlılığını azaltabilecek bir potansiyel taşıdığını belirtti.

Türkiye ile KKTC arasında 101 kilometrelik enerji köprüsü: "Türk'ün hakkını yedirmeyeceğiz"-5

1.5 TRİLYON DOLARLIK BÜYÜKLÜK

Doğu Akdeniz'de yaklaşık 3.5 trilyon metreküp doğal gaz ve 1.7 milyar varil petrol rezervi olduğu tahmin ediliyor. Bölgedeki hidrokarbon yataklarının toplam ekonomik değerinin ise 1.5 trilyon dolar civarında olduğu değerlendiriliyor.

Doğu Akdeniz'e kıyısı olan Türkiye ve KKTC'nin yanı sıra bölgede İsrail, Lübnan, Mısır, Suriye, Güney Kıbrıs da (Yunanistan) hak iddiasında bulunurken, KKTC'nin kendi karasularındaki tüm ruhsatları Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO) ait. Türkiye tarafından bölgede halihazırda bir sondaj ya da sismik araştırma gemisi görevlendirilmezken, önümüzdeki süreçte yapılacak uluslararası işbirlikleri çerçevesinde Doğu Akdeniz'de aramacılık faaliyetleri artırılacak.

Haber: Barış Şimşek

Nilsu Çakıroğlu
Nilsu Çakıroğlu Takvim.com.tr Ekonomi

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler