Vergiye adalet geliyor! Karı zarar gösteren yanacak | Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan vergi düzenlemesi açıklaması

Vergiden kaçınmaya karşı ‘asgari vergi’ hamlesi geliyor. Maliye Bakanlığı’nın yeni düzenlemesi ile zarar ettiğini belirten, gelirini düşük gösteren veya istisnalardan yararlananlara karşı artık ciro ve gelir tablosu üzerinden asgari bir vergi gelecek. Konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da açıklama yaptı. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Temel çerçevemiz; vergide adaleti artırırken enflasyonist yan etki oluşturmamak, gelir dağılımını gözetmek, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı korumaktır" dedi.

Giriş Tarihi 21 Haziran 2024, 07:02 Güncelleme 21 Haziran 2024, 11:17
Vergiye adalet geliyor! Karı zarar gösteren yanacak | Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan vergi düzenlemesi açıklaması

İÇİNDEKİLER

Yıllardır konuşulan ve bir türlü hayata geçirilemeyen sermayeden ve geliri yüksek olanlardan alınan doğrudan verginin payının artması konusunda radikal bir adım geliyor. Vergide adaleti de sağlayacak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan reform paketinde, zarar ettiğini belirten, gelirini düşük gösteren veya istisnalardan yararlananlara karşı 'asgari vergi' geliyor.

ÜÇ ALANDA ASGARİ VERGİ
Bakanlık tarafından bir süredir çalışmaları yürütülen yeni reform paketine Orta Vadeli Program'da yer alan hedefler doğrultusunda son şekli verildi. TBMM'ye sunulması planlanan pakette, çok uluslu şirketlere asgari kurumlar vergisi uygulamasını devreye alacak bakanlık, doğrudan vergilerin payını artırmak için yerel asgari kurumlar vergisi ve asgari gelir vergisi modelini de getirecek. Pakette yer alan bazı başlıklar şöyle:

KRİPTO VARLIKLARA VERGİ
Kripto varlıkların vergilendirilmesine ilişkin olarak ise 2 farklı vergilendirme formülü öneriliyor. Önerilerden ilki işlem vergisi, diğer ise gelir vergisi. Buna göre alım-satımlardan on binde 3 gibi bir oranda işlem vergisi uygulanabilir. Alımsatımdan elde edilen gelirden gelir vergisi de masada bulunuyor. İşlem vergisi ile yıllık getirinin 3.7 milyar lira olacağı öngörülüyor.

KÜRESEL ŞİRKETLERE DE VERGİ VERİLECEK
Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yeni bir bölüm açılarak, çok uluslu şirketlerden asgari kurumlar vergisi (küresel asgari kurumlar vergisi) alınacak. Başta AB ülkeleri olmak üzere 30'dan fazla ülkede yasalaşan küresel asgari kurumlar vergisinde, yıllık konsolide hasılatı 750 milyon euro eşiğini aşan çok uluslu şirketlerin düşük vergileme yapılan ülkelerdeki şube, iştirak ve iş yerleri asgari yüzde 15 kurumlar vergisine tabi tutuluyor. Bu şirketlerin faaliyette bulunduğu ülkede ödenen kurumlar vergisi yükü yüzde 15'ten aşağıdaysa uygulamayı yasalaştıran ülkeler, ilgili ülkenin almadığı vergi farkını tahsil edebilecek. Asgari kurumlar vergisi uygulamasına geçmeyen ülkeler, vergileme haklarını bir başka ülkeye devretmiş oluyor. Türkiye'de nihai ana işletmesi yurt dışında bulunan 1024 grup yer alırken bunların ülkede 2 bin 134 işletmesi bulunuyor.

CİRO VE GELİR TABLOSUNA BAKILACAK
Kurumlar vergisi mükelleflerinin yaklaşık yarısının zarar beyan ettiği ya da hiç matrah bildirmediği halde yüksek cirolarla faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi. Bu konuda AB ve OECD uygulamalarını da inceleyen Bakanlık, mükelleflerin beyanları ile hasılat ve ödeme güçlerinin birbirleriyle kıyaslandığı hibrit bir model hazırladı. Ödenecek kurumlar vergisi, beyan edilen kazancın indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutarının belirli bir oranı ile gelir tablosundaki kazancın belli bir oranı matrah olarak kabul edilerek bulunacak vergiden yüksek olanı esas alınarak belirlenecek. Ödenen asgari kurumlar vergisi, izleyen 5 hesap döneminde işletmelerin bundan daha yüksek vergi ödemeleri gerektiği dönemlerde, ödenecek vergiden mahsup edilecek. Bazı istisnalar (iştirak kazançları, emisyon primi kazançları gibi) asgari vergi hesaplamasında kazançtan indirilerek dikkate alınacak. Yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım harcaması yapan mükelleflerin hakları korunacak. Yeni işe başlayan mükellefler 3 yıl asgari vergiden muaf olacak.

YENİ İŞE BAŞLAYANLAR 3 YIL MUAF
Gerçek usulde vergilendirilen ticari, zirai ve serbest meslek kazançlarına da asgari gelir vergisi uygulaması getiriliyor. Gelir vergisi mükelleflerinin önemli bir kısmının zarar beyan ettiği veya beyanları ile hasılatları arasında önemli uyumsuzluklar olduğu görüldü. Bu konuda da yeni bir model kurulacak. Buna göre, mükelleflerin beyan edecekleri kazanç, gelir ve kazanç bildirimi tablosundaki getirilerinin belirlenecek bir oranından az olamayacak. Serbest meslek kazancı elde edenlere ise ayrıca bir çıpa planlanıyor. Bu mükelleflerin beyan edileceği kazanç brüt asgari ücretin yıllık tutarının altında olamayacak. Hasılat üzerinden ödenen asgari vergi farkının izleyen 5 hesap döneminde mahsubuna izin verilecek. Yeni işe başlayanlar 3 yıl asgari vergiden muaf olacak.

KÖİ PROJELERİNE YÜZDE 30 KURUMLAR VERGİSİ
Türkiye'nin büyük yatırımlarından elde edilen kazançlara da artırımlı kurumlar vergisi uygulanacak. Kurumlar vergisi oranı, reel sektör için yüzde 25, banka ve finans kurumlarında yüzde 30, ihracat yapan firmalarda yüzde 20, halka açık şirketlerde yüzde 23, imalatçılarda yüzde 24 olarak uygulanıyor. Banka ve finans kurumlarında olduğu gibi, yapişlet- devret (YİD) modeli ile kamu-özel işbirliği (KÖİ) projeleri kapsamında faaliyet gösteren kurumların buralardan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranının yüzde 25 yerine yüzde 30 olması öneriliyor.

AMACINI AŞAN İSTİSNALAR KALKACAK
Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı da yaptığı çalışma ile bazı düzenmeleri vergi istisnası dışına çıkarmaya hazırlanıyor. Bunlar şu şekilde;

DENIZ TAŞIMADA YENİ STATÜ
Bu kapsamda mevcutta deniz taşıma araçları için limanlarda yapılan hizmetler KDV'den istisna tutulurken, liman kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın kıyı tesislerinde verilen hizmetler için istisna uygulandığı, ayrıca deniz taşıma aracı dışında kalan gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde kullanılan araçlara da istisna uygulandığı ve bu durumun vergi kaybına neden olduğu belirlendi.

Önerilen düzenleme ile boyu 2.5 metreden küçük ve 24 metreden büyük olmayan yük ve yolcu taşımacılığı dışında kalan deniz taşıma araçları istisna kapsamı dışına çıkarılacak. Böylece sadece bu düzenleme ile 5.4 milyar TL vergi geliri sağlanacak.

ALT YÜKLENİCİ AYRILIYOR
Sabah'ta yer alan habere göre; ayrıca mevcutta ulusal güvenlik kuruluşlarının satın aldığı mal ve hizmetler için de KDV istisnası uygulanırken milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için gereken teslim ve hizmetler istisna kapsamında yer aldı. Buradan da 1.4 milyar TL ilave gelir sağlanacak.

Son olarak limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları, limanlar ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini fiilen kendisi yapan veya yaptıran mükellefler ile genel bütçeli idarelere bu işlere ilişkin olarak yapılan mal teslimleri ve inşaat taahhütleri KDV'den istisna tutuldu. Böylece kısmi istisna ile 1.7 milyar TL'lik gelir elde edilmesi sağlanacak. 3 düzenlemeyle ilave vergi geliri 8.5 milyar TL'yi bulacak.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ'DAN VERGİ DÜZENLEMESİ AÇIKLAMASI
Konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da açıklama yaptı. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Geçen yıl Orta Vadeli Program (OVP) hazırlık sürecinde; çalışan ve işveren kesim temsilcileri ile yaptığımız istişarelerde, üzerinde uzlaşılan önerilerden biri, vergi adaletini güçlendirecek şekilde doğrudan vergilerin payının artırılması olmuştu.

2023 Eylül ayında ilan ettiğimiz OVP'de bu politikayı resmi dokümanımıza dahil ettik ve kamuoyu ile paylaştık.

Bir süredir hazırlıkları yapılan, etki analizleri tamamlandıktan sonra Meclis'imizin takdirine sunulacak olan vergi düzenleme taslakları, esas itibarıyla bu politikayı yansıtmaktadır.

Teknik çalışmalarda doğal olarak çeşitli alternatifler değerlendirilmektedir. Çalışmalar tamamlanıp resmi bir teklif niteliği kazanmadan yapılacak yorumlar, spekülasyondan öteye geçmeyecektir. Bu çerçevede, kaynağı şeffaf olmayan haberlere ve yetkili kişi ve kurumlar dışında yapılan paylaşımlara itibar edilmemelidir.

Etki değerlendirmede temel çerçevemiz; vergide adaleti artırırken enflasyonist yan etki oluşturmamak, gelir dağılımını gözetmek, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı korumaktır.

Harcama ve gelir tedbirleriyle mali dengelerde sağlanacak iyileşme, Haziran ayı ile başlayacak dezenflasyon dönemini destekleyecek, yıllık bazda trilyon Türk Lirası düzeyinde seyreden deprem harcamaları başta olmak üzere, kamu harcamalarını sağlıklı kaynaklarla finanse etme imkanı sunacaktır. Böylece, kamunun borçlanma ihtiyacı ve faiz giderleri de azaltılmış olacaktır.

Bütçe açığının milli gelire oranı geçen yıl ortalarında 2023 yılı için yüzde 10 civarında tahmin edilirken, aldığımız tedbirler ile gerçekleşme yüzde 5,2 olmuştu. Geçici nitelikte olan deprem harcamaları hariç bütçe açığı oranı ise yüzde 1,6 olarak gerçekleşmişti. 2024 yılı başında milli gelire oranla yüzde 6,4 olarak öngördüğümüz bütçe açığının, yıl sonunda geçen yılki orana yakın düzeylerde gerçekleşmesini bekliyoruz. 2025 yılında ise deprem harcamalarının azaldığı döneme girilecek, bütçe açığımız çok daha düşük seviyelere gerileyecektir.

Bir yandan bütçe açığını azaltırken, diğer yandan dış dengemizi iyileştiriyoruz.

12 aylık mal ihracatımız 260 milyar doları aşarken, yıl sonunda 60 milyar dolara ulaşmasını hedeflediğimiz turizm geliri başta olmak üzere hizmet ihracatımız artmaya devam ediyor. Geçen yıl milli gelire oranla yüzde 4 olan cari açık için 2024 beklentimiz yüzde 2-2,5 seviyelerinde. Dış finansa erişim imkanı ve döviz kurunda istikrar artarken, döviz ihtiyacımız azalıyor.

Nisan ayında yüzde 8,5'a inen işsizlik oranımız, Aralık 2012 sonrası en düşük seviyede. 2024 ilk çeyrekte yüzde 5,7 olan büyümede, programımız ile uyumlu olarak tüketimin katkısı azalırken, dış talebin pozitif katkı verdiği daha dengeli bir yapı oluşmaktadır.

Dinamik planlama yaklaşımıyla bu yılın Eylül ayında güncelleyeceğimiz OVP'de temel politika çerçevemiz ve yaklaşımımız korunacak, rakamsal değerler ve tahminler ise dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmeler ışığında yeniden şekillendirilecektir. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da teknik çalışmaların yanı sıra, katılımcı bir anlayışla ilgili tüm tarafların görüş ve önerileri değerlendirilecektir.

HEDEF TEK HANELİ ENFLASYON
Büyüme, ihracat ve istihdam artışı sürdürülürken, bütçe açığının ve cari açığın düştüğü, rezervlerin ve risk göstergelerinin iyileştiği sağlam bir zeminde; Haziran ayından başlamak üzere aylık ve yıllık enflasyon oranlarında belirgin düşüş göreceğiz. Temmuz-Eylül döneminde baz etkisinin de katkısıyla enflasyon oranında düşüşün hızlanmasını ve yıl sonunda oranın Merkez Bankası tahminlerine yaklaşmasını bekliyoruz. 2025 yılında yüzde 20'nin altında, 2026'da ise tek haneli enflasyon için kararlı ve koordineli bir şekilde programımızı hayata geçirmeye devam edeceğiz. Para politikalarının yanı sıra, maliye politikaları ve yapısal reformlarla hedeflerimize ulaşacağız.

20 MADDE İLK YARIDA TAMAMLANDI
OVP'de ilan ettiğimiz yedi öncelikli başlık altında 81 reform tedbirini ilgili kurumlarımızla birlikte yakından takip ediyoruz. Söz konusu düzenlemelerin 20 tanesi ilk çeyrek itibarıyla tamamlanmıştır.

Enflasyon oranını düşürdüğümüz ortamda, istikrar içinde ve kapsayıcı büyüme yaklaşımı ile temel amacımız; yeşil ve dijital dönüşümü esas alan kalkınma stratejisi ile yatırımları desteklemek, verimliliği artıran yapısal reformları sürdürmek, teknolojik atılımlar ile rekabet gücümüzü yükselterek ihracatımızı geliştirmek, oluşacak kalıcı refah artışını ise geniş sosyal kesimlere yansıtmaktır.

İzlediğimiz politikaların oluşturacağı 'mali alanı' öncelikli olarak nitelikli yatırımlar ile reel ekonomiyi güçlendirmek ve kalıcı sosyal refahı artırmak üzere değerlendireceğiz.

Hiçbir vizyon, plan ve program ortaya koymadan, altı boş ve aldatıcı popülist söylemler ile hareket edenlerin çözüm adresi olmadığını, ülkemizin tarihi tecrübesinden ve dünya örneklerinden gayet iyi biliyoruz. Programımızın olumlu etkilerinin daha belirgin şekilde ortaya çıkması bu söylemleri de zayıflatacaktır.

Gerçekçi ve güvenilir bir politikalar setinden bahsetmenin asgari şartı, 'ne yapacağınız' kadar 'nasıl yapacağınızı' da ortaya koymaktır. Ülkemizde genel siyaset tarzının bu yönde gelişmesi samimi temennimizdir. Yapıcı her eleştiriye ve öneriye açık olduğumuzun da bilinmesini isteriz.

Dünyada ekonomik aktivitenin tarihsel ortalamaların altında seyrettiği, bölgemizde jeopolitik birçok olumsuzluğun yaşandığı, tarihimizin en büyük afetinin yaralarının sarıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bu şartlara rağmen sağlayacağımız başarı, ülkemizi uluslararası arenada farklı bir lige taşıyacaktır.

Ülkemiz için altın değerinde olan seçimsiz dört yıllık süre, siyasi ve sosyal sahiplenme ile birleştiğinde, tarihi bir fırsat penceresi oluşturmaktadır.

Tüm çabamız, Sayın Cumhurbaşkanımızın tecrübeli ve dirayetli liderliğinde, siyasi istikrar ve güven ortamında, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye Yüzyılı'nda ülkemiz ve milletimiz için daha müreffeh ve güçlü yarınlar inşa etmektir.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN