Terörsüz Türkiye için üniversitelere 6 başlıkta akademik çağrı
Yükseköğretim Kurulu, üniversitelerden “Terörsüz Türkiye” sürecine bilimsel ve akademik çalışmalarla katkı sunmalarını istedi. YÖK Başkanı Erol Özvar imzasıyla gönderilen yazıda sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik olmak üzere 6 çalışma alanı öne çıktı. Üniversitelerden araştırmaların yanı sıra panel, konferans ve çalıştaylar düzenlemeleri de istendi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 27 Ağustos 2026 tarihli Genel Kurul toplantısında ele alınan "Terörsüz Türkiye" süreci için tüm üniversitelere resmî yazı gönderdi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar imzalı yazıda, yükseköğretim kurumlarından kendi akademik imkânları ve öncelikleri doğrultusunda bilimsel çalışmalar yürütmeleri istendi.
Çağrı; sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik olmak üzere altı başlığı kapsıyor. Üniversitelerden bu alanlarda araştırma yapmaları, panel, konferans ve çalıştay düzenlemeleri, hazırlanan bilimsel değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşmaları talep edildi.
6 BAŞLIKTA AKADEMİK ÇALIŞMA ÇAĞRISI
YÖK'ün üniversitelere gönderdiği yazıda "Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca güvenlik açısından değil, farklı akademik disiplinlerin çalışma alanına giren boyutlarıyla incelenmesi istendi.
Çağrıda öne çıkan 6 alan şöyle sıralandı:
- Sosyal boyut
- Ekonomik boyut
- Hukuki boyut
- Siyasi boyut
- Kültürel boyut
- Güvenlik boyutu
Üniversitelerden bu alanlarda akademik araştırmalar yürütmelerinin yanı sıra panel, konferans ve çalıştaylar düzenlemeleri ve ortaya çıkacak bilimsel değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşmaları talep edildi.
YÖK'ün yazısında, üniversitelerin eğitim, öğretim ve araştırma görevlerinin yanı sıra toplumsal dayanışmanın ve ortak değerlerin güçlendirilmesinde de önemli bir role sahip olduğu vurgulandı.

Yazıda şu ifadelere yer verildi:
"Bilindiği gibi coğrafyamızı geleceğe taşıyacak eğitim ve öğretim, tarih, kültür ve değerlerimiz hepimizin üzerinde uzlaşacağı ortak paydamızdır. Bu çerçevede, Terörsüz Türkiye hedefinin sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla, farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınması, akademik araştırma ve çalışmaların yürütülmesi, panel, konferans ve çalıştayların düzenlenmesi ve ortaya konulacak bilimsel değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması sürece önemli katkı sağlayacaktır."
Üniversitelerin çalışma biçimine ilişkin yazıda ise kurumların kendi akademik imkânları ve önceliklerine göre hareket etmeleri istendi.
YÖK Başkanı Özvar, yazısında, "'Terörsüz Türkiye' hedefinin ülkemizin geleceği, toplumsal huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi, millî birlik ve beraberliğimizin pekiştirilmesi bakımından taşıdığı önem göz önünde bulundurularak, üniversitelerimizin kendi akademik imkân, birikim ve öncelikleri doğrultusunda bu sürece bilimsel ve akademik çalışmalarla katkı sunmaları hususunda gereğini önemle rica ederim." ifadelerini kullandı.
YÖK Başkanı Erdol Özvar.
ORTAK BİR PROGRAM İLAN EDİLMEDİ
YÖK'ün 31 Ağustos'ta yayımladığı açıklamada üniversitelerin tamamı için ortak bir faaliyet takvimi, çalışma sayısı veya standart raporlama modeli duyurulmadı.
Bu nedenle çağrı, üniversitelerin aynı faaliyetleri aynı takvim içinde gerçekleştireceği ortak bir programdan ziyade, yükseköğretim kurumlarının kendi akademik imkân ve önceliklerine göre bilimsel katkı sunmalarını öngörüyor.
Çalışmaların hangi birim tarafından koordine edileceğine ilişkin ortak bir mekanizma da açıklanmadı.

ÖZVAR: KARDEŞLİK MEKÂNLARIDIR
YÖK Başkanı Erol Özvar, konuya ilişkin değerlendirmesinde Türkiye'nin terör nedeniyle geçmişte büyük acılar yaşadığını belirterek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ülkenin geleceği ve gençler açısından önem taşıdığını söyledi.
Özvar, "Biz acıyı merheme dönüştüren bir milletin evlatlarıyız. Yaşadığımız acıları ancak güzel bir geleceği hep birlikte inşa ederek dindirebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin sahip olduğu imkânların bilim, eğitim, üretim ve kalkınmaya yönelmesine işaret eden Özvar, "Terörsüz Türkiye, ülkemizin gücünün terörle ziyan olmaması, bütün imkân ve enerjisinin bilime, eğitime, üretime, kalkınmaya ve gençlerimizin geleceğine yönelmesi demektir." dedi.

Üniversitelerin toplumsal birlik açısından taşıdığı role de değinen Özvar, yükseköğretim kurumlarını gençlerin farklılıklarıyla bir araya geldiği "kardeşlik mekânları" olarak nitelendirdi.
Özvar, üniversitelerin sürece yalnızca destek açıklamalarıyla değil, bilimsel bilgi, araştırma ve akademik üretim yoluyla katkı sunmasının önem taşıdığını vurguladı.