İran-ABD hattında kıyamet senaryosu! Hamaney'den "Dünyayı yakarım" tehdidi, İsrail'den kimyasal silah iddiası

İran-ABD geriliminde savaş ihtimali yeniden gündeme gelirken İsrail’in Tahran yönetiminin kimyasal silah kullanmayı değerlendirdiğine ilişkin istihbarat iddiası Washington’da görüş ayrılığına yol açtı. New York Times’ın haberine göre bazı ABD’li yetkililer tehdidin ciddiye alınmasını isterken bazıları Netanyahu hükümetinin Trump’ı geniş çaplı bir savaşa çekmeye çalıştığını düşünüyor. Mücteba Hamaney’in ABD’ye yönelik “coğrafi sınır tanımaksızın” mesajı ve füze rotalarını gösteren paylaşımı da dikkat çekerken, Amerikan ordusunun 4 Kasım’da başlayabilecek bir harekat planı bulunduğu ancak nihai kararın Trump’a bağlı olduğu aktarıldı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
İran-ABD hattında kıyamet senaryosu! Hamaney'den "Dünyayı yakarım" tehdidi, İsrail'den kimyasal silah iddiası

İran ve ABD arasında aylardır süren ve Hürmüz Boğazı'na kilitlenen gerilim, İsrail'in ortaya attığı yeni istihbarat iddialarıyla farklı bir boyuta taşındı. New York Times'ın (NYT) ABD'li ve bölgesel yetkililere dayandırdığı haberine göre, İsrail'in "İran'ın rakiplerine karşı kimyasal silah kullanmayı değerlendirdiğine" dair paylaştığı istihbarat, Washington yönetimini tam anlamıyla ikiye böldü.

Bir tarafta Tahran'ın "coğrafi sınır tanımaksızın" karşılık vereceğini duyurduğu askeri planları tartışılırken, diğer tarafta İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ı geniş çaplı bir savaşa çekme çabası olduğu şüphesi Amerikan bürokrasisinde yankılanıyor.

İsrail’in İran’a yönelik kimyasal silah iddiası Washington’da tartışma yarattı. (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)İsrail’in İran’a yönelik kimyasal silah iddiası Washington’da tartışma yarattı. (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

İSRAİL İSTİHBARATI ABD'Yİ İKİYE BÖLDÜ

New York Times'ın haberine göre İsrail, İran'ın rakiplerine karşı kimyasal silah kullanmayı değerlendirdiğine ilişkin istihbarat bilgilerini ABD yönetimiyle paylaştı. Ancak söz konusu bilgiler Washington'da aynı şekilde karşılanmadı.

Amerikan yönetimindeki bazı yetkililer, İran'ın ABD çıkarlarına yönelik saldırı hazırlıkları hakkındaki son uyarıları da dikkate alarak İsrail'in sunduğu istihbaratın ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Diğer bazı ABD'li yetkililer ise farklı bir değerlendirme yapıyor. Bu kesim, Netanyahu hükümetinin İran'a ilişkin tehditleri öne çıkararak Trump yönetimini yeniden büyük çaplı askeri operasyonlara yönlendirmeye çalıştığını düşünüyor.

Böylece Washington'daki tartışma iki temel eksende şekilleniyor: İran'dan gelebilecek olası tehditlerin ne ölçüde gerçek ve yakın olduğu ile İsrail'in paylaştığı istihbaratın yeni bir savaşın gerekçesine dönüştürülüp dönüştürülmeyeceği.

ABD’li yetkililer, İsrail’in paylaştığı istihbarat konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.ABD’li yetkililer, İsrail’in paylaştığı istihbarat konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİNE SUNULAN BİLGİLER DE TARTIŞMALI

NYT'ye göre İsrail, değerlendirmelerinin bir bölümünü Körfez ülkeleriyle de paylaştı. Ancak bu ülkelerdeki bazı yetkililer, İran'ın kimyasal silah kullanma planları hazırladığı iddiasına kuşkuyla yaklaştı.

Gazeteye konuşan bir bölge yetkilisi, İsrailli yetkililerin Körfez ülkelerine yaptıkları bilgilendirmelerde değerlendirmelerini aktardığını ancak kanıt paylaşmadığını ileri sürdü.

Bu kuşku, İsrail'in elinde hiçbir bilgi bulunmadığına ilişkin bir tespit anlamına gelmiyor. Tartışma, sunulan istihbaratın niteliği, İran'ın kullanım niyeti ve bu değerlendirmelerin askerî kararlar üzerindeki etkisi etrafında şekilleniyor.

Gazete ayrıca bazı Amerikan yetkililerinin, yeni iddiaları Irak savaşı öncesindeki hatalı kitle imha silahları değerlendirmelerini hatırlayarak ele aldığını yazdı.

Mücteba Hamaney'in sosyal medya paylaşımı (Foto: Sosyal medya)Mücteba Hamaney'in sosyal medya paylaşımı (Foto: Sosyal medya)

HAMANEY'DEN ABD'YE COĞRAFİ SINIR TANIMAYAN TEHDİT

Washington'da bu iddialar tartışılırken, Tahran'dan Washington'a yönelik yeni bir tehdit mesajı geldi.

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Coğrafi sınır tanımaksızın" ifadesini kullandı. Paylaşıma eklenen ve İran'dan ABD topraklarına uzanan füze rotalarını gösteren harita ise dikkat çekti.

Bölgede tansiyonun yükseldiği bir dönemde sosyal medya hesabından açıklamada bulunan İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, "Coğrafi sınır tanımaksızın" mesajını verdi.

Bu ifadeyle olası bir çatışmada İran'ın operasyonlarını belirli coğrafi sınırlarla kısıtlamayacağı yönünde bir mesaj verdiği değerlendirildi.

PAYLAŞIMDAKİ FÜZE ROTALARI DİKKAT ÇEKTİ

Hamaney'in paylaşımında kullanılan harita görselinde, İran'dan ABD topraklarına doğru uzanan füze rotaları yer aldı. Görseldeki bu ayrıntı, Tahran yönetiminin olası bir çatışmada ABD'yi de hedef alabileceğine yönelik mesaj olarak değerlendirildi.

HAMANEY'İN MESAJINDA TARİH AYRINTISI

Hamaney'in resmî sitesinde yayımlanan mesajda şu ifade yer aldı:

"Her düzey ve türdeki tehdide derhal, etkili ve coğrafi sınırlama olmaksızın karşılık verilmelidir."

Farsça paylaşımın yayın tarihi 3 Kasım 2026 olarak görünürken alıntının altında 31 Ekim tarihi bulunuyor. Aynı söz, resmî İngilizce yayında da 31 Ekim tarihli olarak yer alıyor. Dolayısıyla güncel paylaşım, daha önce verilmiş talimatın yeniden öne çıkarılmasını içeriyor.

"TAKTİK NÜKLEER SİLAH İDDİASI BİR PROPAGANDADIR

A Haber canlı yayınına konuk olan Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, bölgedeki olası gelişmelere ve ABD'nin askerî stratejisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Güçlüer, konuya ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.

İran'ın nükleer silaha sahip olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, Tahran yönetiminin nükleer silah üretme kapasitesine sahip olmakla birlikte henüz bu aşamaya ulaşmadığını belirtti. Söz konusu iddiaların İran'a yönelik olası bir askeri müdahaleye gerekçe oluşturabileceğini ifade eden Güçlüer, taktik nükleer silah kullanımını da ihtimal dışı gördüğünü söyledi.

Hamaney’in paylaşımındaki füze rotalarını gösteren harita dikkat çekti.Hamaney’in paylaşımındaki füze rotalarını gösteren harita dikkat çekti.

Resmî İngilizce yayındaki görselde İran'dan ABD yönüne uzanan füze rotaları kullanıldı. Ancak poster, bu güzergâhları gerçekleştirebilecek bir silah sistemine ilişkin test sonucu veya teknik menzil verisi sunmuyor.

Füze görselleriyle birlikte gündeme gelen Fettah sisteminin 2023'teki tanıtımında İran makamları menzili 1.400 kilometre olarak açıklamıştı. Reuters'ın aktardığı bu rakam da İranlı yetkililerin beyanına dayanıyor. Haritadaki çizgilerden hareketle söz konusu füzenin İran'dan Amerikan ana karasına ulaşabildiği sonucuna varılamıyor.

İran'ın olası bir misillemede Avrupa'daki Amerikan üslerini de hedef alabileceğini belirten Güçlüer, yaklaşık 3 bin 500 kilometre menzilli füzelerin Almanya ve kuzeyine kadar ulaşabileceğini ifade etti.

Ancak füze menzilinin, söz konusu hedeflerin kesin olarak vurulabileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Ayrıca bu kapasitenin çatışmanın Avrupa'ya yayılma riskini artırabileceğine dikkat çekti.

TAHRAN'DAN ABD'YE YEDİ ŞART VURGUSU

Diplomasi cephesindeki güncel açıklama İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'den geldi.

Rızai, ABD'nin İran'ın taleplerine verdiği yanıtı ikna edici bulmadıklarını belirterek Hürmüz Boğazı'nın açılması için Tahran'ın sunduğu yedi şartın açık ve eksiksiz biçimde karşılanmasını istedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise 3 Kasım'da yaptığı açıklamada anlaşmaya ilişkin yeni bir gelişme bulunmadığını, arabulucular üzerinden mesaj alışverişinin sürdüğünü söyledi. Bekayi, Washington'a yönelik güvensizliklerini dile getirirken diplomatik fırsatları değerlendirmeye devam edeceklerini de belirtti.

Anadolu Ajansı, Katarlı bir heyetin 2 Kasım akşamı Amerikan önerisini Tahran'a ilettiğini aktardı. Açıklamalar, İran'ın mevcut yanıtı yeterli bulmadığını gösterirken görüşme kanallarının kapatıldığına ilişkin bir duyuru içermiyor.

İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması için yedi şartın karşılanmasını istedi.İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması için yedi şartın karşılanmasını istedi.

GELİŞTİRME DEĞERLENDİRMESİ İLE SALDIRI KARARI ARASINDAKİ FARK

İran'a yönelik kimyasal silah iddiaları yeni değil. ABD istihbarat kurumlarının 2024 tarihli Yıllık Tehdit Değerlendirmesi'nde, Tahran'ın saldırı amaçlı kimyasal ve biyolojik ajanlar üzerindeki araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdürmeyi muhtemelen hedeflediği belirtilmişti.

Bu ifade, araştırma ve geliştirme niyetine ilişkin bir istihbarat değerlendirmesi içeriyor. İran'ın bugün belirli bir kimyasal saldırı hazırlığını tamamladığını veya kullanım emri verdiğini ortaya koymuyor.

NYT'nin haberinde de ABD istihbarat çevrelerinde İran'ın kimyasal silah geliştirdiği değerlendirmesinin yaygın olduğu; buna karşılık Tahran yönetiminin, özellikle yeni saldırılara uğramadan, bu silahları kullanıp kullanmayacağı konusunda ciddi görüş ayrılığı bulunduğu aktarıldı.

ABD’nin İran’a yönelik olası harekât planında son karar Trump’a bağlı.ABD’nin İran’a yönelik olası harekât planında son karar Trump’a bağlı.

ABD'NİN HAREKAT SEÇENEĞİ TRUMP'IN KARARINA BAĞLI

Washington'daki tartışmanın diğer boyutunu bölgedeki askerî hazırlıklar oluşturuyor.

NYT'ye konuşan ABD'li yetkililere göre Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a yönelik en erken 4 Kasım Çarşamba günü başlayabilecek bir harekât planı bulunuyor. Bu seçeneğin uygulanması Trump'ın onayına bağlı.

Gazete, bölgede savaş gemileri, savaş uçakları ve bombardıman uçaklarından oluşan geniş bir güç biriktirildiğini; üç uçak gemisinin aynı dönemde bulunmasının planlama açısından önem taşıdığını aktardı.

Ancak haberde saldırı emri verildiği belirtilmedi. Askeri yığınağın, İran üzerindeki diplomatik baskıyı artırmak amacı da taşıyabileceği vurgulandı.

Bu nedenle 4 Kasım, kaynakların anlattığı planın en erken uygulanabileceği tarih olarak öne çıkıyor. Diplomatik temasların sonucu ve Trump'ın kararı, askeri seçeneğin devreye girip girmeyeceğini belirleyecek.

NETANYAHU'NUN SİYASİ HESAPLARI DA GÜNDEMDE

NYT, Netanyahu'nun İsrail'de geçen hafta yapılan seçimlerin ardından hükümet kurmasını sağlayacak net bir tablo elde edemediğine de dikkat çekti.

Gazetenin aktardığı bazı analistler, Netanyahu'nun bir güvenlik krizini muhalefet liderlerini koalisyona katılmaya zorlayacak baskı unsuruna dönüştürmeye çalışabileceğini değerlendiriyor.

Bu görüş, Netanyahu'nun niyetine ilişkin bir analiz niteliği taşıyor. İsrail'in kimyasal silah iddialarının siyasi amaçla üretildiğinin kanıtlandığı anlamına gelmiyor.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Simla Öğütcü
Simla Öğütcü Takvim.com.tr Dünya

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler