Fransa'da lise eylemleri büyüyor: Binlerce kişi sokakta! 15 yaşındaki öğrenci elini kaybetti
Fransa'da eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 17 Eylül'de başlayan lise eylemleri üçüncü haftasına girdi. Paris hariç 260 binden fazla kişinin katıldığı gösterilerde yüzlerce lise bloke edilirken, polis müdahaleleri sırasında 15 yaşındaki bir öğrenci elini kaybetti, 16 yaşındaki bir öğrenci ise bir gözünün görme yetisini yitirdi. Ağır yaralanmaların ardından muhalefet, polis müdahalelerinin araştırılması ve "sakatlayıcı silahların" kullanımının sınırlandırılması için Meclis'e girişimde bulunmaya hazırlanıyor.
Fransa'da lise öğrencilerinin öğretmen ve personel eksikliği, aşırı kalabalık sınıflar, kötü durumdaki okul binaları ve eğitim kaynaklarının yetersizliği nedeniyle başlattığı protestolar ülke genelinde genişledi.
Paris, Lyon, Marseille, Nantes, Rennes, Strasbourg ve Toulouse'un da aralarında bulunduğu çok sayıda kentte lise öğrencileri yürüyüş ve gösteriler düzenledi. Öğrencilere öğretmenler, veliler, üniversite öğrencileri ve sendikalar da destek verdi.
Paris hariç ülke genelindeki gösterilere 260 binden fazla kişi katıldı. Öğrenci hareketinin başlangıcından bu yana yüzlerce lise bloke edilirken, Eğitim Bakanlığının önceki bilançosunda yaklaşık 590 lisenin eylemlerden etkilendiği açıklanmıştı. Le Monde'un aktardığı son gelişmelerde de öğrencilerin eğitim kurumlarında daha fazla kaynak talep ettiği belirtildi.
Fransa'da liselilerin öncülüğündeki protestolar eğitim politikaları ve güvenlik uygulamalarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. (Fotoğraf: AFP)
TALEPLERİN BAŞINDA ÖĞRETMEN AÇIĞI VE OKUL ŞARTLARI VAR
Öğrenciler, derslerin aksamasına neden olan öğretmen eksikliklerinin giderilmesini ve boş kadrolara hızlı şekilde atama yapılmasını istiyor.
Eylemlerin diğer başlıklarını sınıflardaki öğrenci yoğunluğunun azaltılması, okul binalarındaki fiziki sorunların giderilmesi, eğitim bütçesinin artırılması ve öğrencilerin ağır ders programlarının yeniden düzenlenmesi oluşturuyor.
Üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup'ın daha şeffaf hale getirilmesi de öğrencilerin öne çıkan talepleri arasında bulunuyor.
Lise öğrencilerinin eylemleri öğretmen eksikliği ve okul şartları sorununu yeniden gündeme taşıdı. (Fotoğraf: AFP)
15 YAŞINDAKİ ÖĞRENCİ ELİNİ KAYBETTİ
Eylemler sırasında yaşanan ağır yaralanmalar ise protestoların en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi.
Lens kentindeki Auguste-Béhal Lisesi yakınındaki gösteri sırasında 15 yaşındaki bir öğrenci, güvenlik güçlerinin kullandığı bir el bombasının patlaması sonucu elini kaybetti. Olayla ilgili soruşturma soruşturma başlatıldı.
Öğrencinin mühimmatla nasıl temas ettiği ise soruşturma kapsamında araştırılıyor. İlk bilgilerde öğrencinin yerde bulunan mühimmatı eline aldığı öne sürülürken, olayın kesin oluş şeklinin soruşturmayla ortaya çıkarılması bekleniyor.
Fransa'daki gösterilerde güvenlik güçlerinin müdahale yöntemleri tartışma konusu oldu. (Fotoğraf: AFP)
BİR ÖĞRENCİ GÖZÜNÜ KAYBETTİ
Lens'teki olayın yanı sıra Tours'da 16 yaşındaki bir öğrenci polis müdahalesi sırasında gözünden ağır yaralandı ve bir gözünün görme yetisini kaybetti.
Saint-Ouen-l'Aumone'da ise 14 yaşındaki bir öğrencinin çenesinde iki kırık oluştuğu bildirildi. Le Monde'un aktardığı bilgilere göre 5 Ekim itibarıyla 190 öğrenci, 78 eğitim çalışanı ve 650 güvenlik görevlisi yaralandı.
İçişleri Bakanlığı, gençlerin yaralandığı olaylarla ilgili 10 soruşturmanın IGPN'ye verildiğini açıkladı.
Sokak gösterileri sonrası Fransız Meclisi'nde polis müdahalelerine ilişkin yeni girişimler gündeme geldi. (Fotoğraf: AFP)
6 BİNDEN FAZLA KİŞİ YAKALANDI
Protestoların güvenlik bilançosu da büyüdü. Reuters'ın aktardığı son verilere göre eylemlerin başlamasından bu yana 6 binden fazla kişi yakalandı ve gözaltıların büyük bölümünü reşit olmayanlar oluşturdu.
Gösteriler sırasında bazı okullarda yangın ve vandalizm olayları yaşanırken, güvenlik güçleri bazı kentlerde göz yaşartıcı gaz ve diğer müdahale araçlarını kullandı. Strasbourg, Lyon ve Rennes gibi kentlerde göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşandığı bildirildi.
Protestolar sırasında, bir kişi çevik kuvvet polislerinin önünde gül tutuyor. (Fotoğraf: AFP)
HÜKÜMET TALEPLERE KARŞILIK VERMEYE ÇALIŞIYOR
Başbakan Sebastien Lecornu hükümete öğrencilerin taleplerine yönelik bir çalışma programı hazırlanması talimatı verdi.
Programın temel başlıkları arasında öğretmen açığının giderilmesi, okul binalarının yenilenmesi, öğrencilerin ders programlarının yeniden değerlendirilmesi ve Parcoursup sisteminin daha şeffaf hale getirilmesi bulunuyor.
Eğitim Bakanlığı ayrıca lise öğrencilerinin görüşlerini doğrudan hükümete iletebileceği ulusal bir istişare süreci başlattı.
Eğitim Bakanı Edouard Geffray, "Bütün lise öğrencilerinin sesini duymak ve eğitim deneyimlerindeki farklılıkları dikkate almak bizim için esas" dedi.
Bir protestocu polisin attığı göz yaşartıcı gaz kapsülünü geri tekmeledi. (Fotoğraf: AFP)
MUHALEFETTEN SORUŞTURMA KOMİSYONU TALEBİ
Polis müdahaleleri sırasında yaşanan ağır yaralanmaların ardından muhalefet partileri de harekete geçti. Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Milletvekili Thomas Portes, partisinin lise eylemlerindeki polis müdahalelerine ilişkin soruşturma komisyonu kurulması için Ulusal Meclis'e önerge sunacağını açıkladı.
Portes, polisin lise eylemleri kapsamında gençlerin gözünü kaybetmesine neden olduğunu belirterek, komisyonun en hızlı şekilde kurulmasını istedi. Portes, Fransa sokaklarında insanları döven memurların unutulmayacağını ve affedilmeyeceğini dile getirdi.
Günlerdir şiddet olaylarıyla devam eden protestolar sırasında, CRS çevik kuvvet polisleri göstericilere müdahale etti. (Fotoğraf: AFP)
"SAKATLAYICI SİLAHLAR" İÇİN YASA TASARISI
Sosyalist Parti (PS) Grup Başkanvekili Boris Vallaud da eylemlerde göstericilerin çoğunun reşit olmadığını hatırlatarak güvenlik güçlerinin kullandığı müdahale yöntemlerine tepki gösterdi.
Vallaud, kolluk kuvvetlerinin bu eylemlerde savunma amaçlı mühimmat fırlatan silahları ve boğma gibi sert teknikleri kullanmaması için Meclis'e yasa tasarısı sunacaklarını duyurdu.
Öğrenci örgütleri ve insan hakları kuruluşları da güvenlik güçlerinin müdahale yöntemlerinin sınırlandırılmasını isterken, hükümet öğrencilerin taleplerini dile getirme hakkının meşru olduğunu ancak gösterilerin "barışçıl, yasal ve demokratik" çerçevede sürdürülmesi gerektiğini savunuyor.