ABD 23 yıllık işgalin ardından Irak'tan resmen çekildi! Ebu Gureyb'den Feluce'ye... Geride trajedi kaldı!

ABD, Mart 2003'te başlayan ve 9 askeri üsle sürdürdüğü 23 yıllık işgal sürecinin ardından Irak'tan resmen çekildi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, koalisyon güçlerinin çekilme sürecini tamamladığını açıklayarak terörle mücadele ve güvenlik sorumluluğunu tamamen Irak hükümetine devrettiklerini bildirdi. ABD arkasında yüz binlerce sivil kayıp, Ebu Gureyb işkenceleri ve ağır bir insani trajedi bıraktı...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
ABD 23 yıllık işgalin ardından Irak'tan resmen çekildi! Ebu Gureyb'den Feluce'ye... Geride trajedi kaldı!

Irak'ta 9 askeri üsse sahip olan ABD'nin son askeri 23 yıllık işgalin ardından ülkeden çekildi.

ABD Irak'tan çekiliyor. Fotoğraf: AAABD Irak'tan çekiliyor. Fotoğraf: AA

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Sean Parnell, çekilme sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Parnell, ABD ile Irak arasında Eylül 2024'te yapılan ortak açıklama ve "ABD'nin ulusal çıkarları" kapsamında ABD ve koalisyon güçlerinin Irak'tan çekilme sürecini tamamladıklarını belirtti.

ABD'nin Irak'taki işgali sürecinde bölgedeki terör tehdidinin yenildiğini savunan Parnell, "Peşmerge ve Kuzey Irak'taki diğer güvenlik güçleri de dahil olmak üzere Irak Güvenlik Güçlerinin, Irak'ın güvenliğini sağlamak ve DEAŞ kalıntılarını bastırmaya yönelik devam eden çabalara öncülük etmesini bekliyoruz." ifadelerine yer verdi.

Erbil Uluslararası Havalimanı. ABD güçleri 30 Eylül itibarıyla ülkeden çekilme sürecini tamamlamaya hazırlanarak ülkedeki yirmi yılı aşkın askeri varlıklarını sona erdiriyor. Fotoğraf: ReutersErbil Uluslararası Havalimanı. ABD güçleri 30 Eylül itibarıyla ülkeden çekilme sürecini tamamlamaya hazırlanarak ülkedeki yirmi yılı aşkın askeri varlıklarını sona erdiriyor. Fotoğraf: Reuters

"EĞİTİM VE İSTİHBARA DESTEĞİ SÜRECEK"
Parnell, Pentagon'un Irak'a eğitim ve istihbarat desteği vermeyi sürdüreceğine işaret ederek, "Irak'ın egemenliğini ve bölgesel istikrarı zedeleyen DEAŞ kalıntıları ve İran yanlısı milisler de dahil olmak üzere, Irak'ın halen karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarının çözümüne ilişkin birincil sorumluluk artık Irak hükümetine aittir." ifadesini kullandı.

ABD'nin terörle mücadeleye olan bağlılığını sürdürdüğünün altını çizen Parnell, "ABD, sınırlarını güvence altına alan, halkını koruyan ve iki ülke arasında daha derin ticari, diplomatik ve güvenlik işbirliğinin temelini oluşturan, güçlü ve egemen bir Irak'ı desteklemektedir." mesajını verdi.

Saddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003'te Irak'ı işgal eden ABD'nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü bulunuyordu. ABD, 2011'de Irak'tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.

Koalisyonun askeri misyonunun sona ermesinin ardından Bağdat ile Washington arasındaki güvenlik ilişkilerinin istihbarat paylaşımı, koordinasyon ve silah programları gibi alanlarda ikili işbirliği çerçevesinde sürdürülmesi öngörülüyor.

GERİDE İNSANLIK TRAJEDİSİ KALDI
ABD'nin 2003'te Irak'ı işgaliyle başlayan askeri varlığı yıllarca süren yıkım ve ağır can kayıplarının ardından sona ererken, büyük bir insanlık trajedisi geride kaldı.

TECAVÜZ VE İŞKENCE
Irak'ın işgaliyle beraber ABD askerlerinin Ebu Gureyb'te gerçekleştirdiği işkence ve tecavüzlere ilişkin 2004 yılında yayımlanan görüntüler hafızalarda tazeliğini koruyor.

İşgalle birlikte, Ebu Gureyb ve güneydeki Camp Bucca hapishaneleri, 7 ila 10 bin arasında Iraklının yargısız infazlara, hukuki dayanaktan yoksun gözaltılara ve sistematik işkence ve tecavüze maruz kaldığı merkezlere dönüştü.

ABD askerlerinin yaşattığı Ebu Gureyb Hapishanesi'ndeki skandalın kurbanlarından birisi Iraklı Talib Muahmmed Mecli de, ABD işgalinin izlerini vücudunda taşmaya devam ediyor. (Foto: AA)ABD askerlerinin yaşattığı Ebu Gureyb Hapishanesi'ndeki skandalın kurbanlarından birisi Iraklı Talib Muahmmed Mecli de, ABD işgalinin izlerini vücudunda taşmaya devam ediyor. (Foto: AA)

Ebu Gureyb Hapishanesine alınan Iraklı sivillerin çıplak halde üst üste yığıldığı, köpeklerle tehdit edildiği, elektrik verilerek işkence edildiği ve tecavüze uğratıldığı görüntülerin dış dünyaya sızması küresel kamuoyunda şok etkisi yarattı.

Özellikle ellerinde tasmayla Iraklı mahkumları sürüklerken sırıtarak poz veren er Lynndie England ve bu vahşeti organize eden sevgilisi onbaşı Charles Graner, skandalın simge isimleri haline geldi.

ABD 23 yıllık işgalin ardından Irak'tan resmen çekildi! Ebu Gureyb'den Feluce'ye... Geride trajedi kaldı!-3

Fotoğraflarda ve belgelerde suçları açıkça kanıtlanan England 3 yıl, işkencelerin baş aktörü olarak görülen Graner ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Graner iyi hal ve benzeri indirimlerle sadece 6,5 yıl yattıktan sonra tahliye edildi. Diğer birkaç astsubay ve er ise kısa süreli hapis veya rütbe indirme cezalarıyla kurtuldu.

General Antonio Taguba tarafından hazırlanan resmi rapor, bu vahşetin münferit askerlerin suçu olmadığını, aksine sistematik bir sorgulama politikasının ürünü olduğunu açıkça ortaya koydu.

Bu işkence sistemini onaylayan, emir veren ve sistematik hale getiren üst düzey komutanlar ve Pentagon yetkilileri ise yargılanmaktan tamamen muaf tutuldu.

Cezaevinden sorumlu Tuğgeneral Janis Karpinski sadece rütbe düşürülerek albay yapılırken, politikanın mimarları olan üst düzey siyasi ve askeri bürokratlar hiçbir hukuki yaptırımla karşılaşmadı.

. 2003 yılında ABD saldırısında iki bacağını kaybeden Yunus Hudayir Cemil (Foto: AA). 2003 yılında ABD saldırısında iki bacağını kaybeden Yunus Hudayir Cemil (Foto: AA)

İngiltere merkezli bağımsız araştırma şirketi Opinion Research Business tarafından 2008 yılında yayımlanan bir çalışmaya göre Mart 2003 ile Ağustos 2007 arasındaki dönemde Irak'taki çatışmalar ve şiddet olayları nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1 milyonu aştı.

KIZ ÇOCUĞUNA TECAVÜZ EDİP AİLESİNİ ÖLDÜRDÜLER

Irak'ı işgal eden ABD askerleri, 2006 yılında, Bağdat'ın güneyindeki Mahmudiye ilçesinde bir eve girerek, 14 yaşındaki Abir Kasım Cenabi isimli kız çocuğuna tecavüz ettikten sonra aile fertlerini öldürdü.

Aynı yıl içerisinde Amerikan askerleri Salahaddin vilayetine bağlı Beled bölgesinde de bir evi basarak, 4 kadın ve 5 çocuğu kurşuna dizerek öldürdü.

Bağdat'taki "Nisur Meydanı katliamı" olarak bilinen ABD kökenli silahlı özel güvenlik şirketi "Blackwater" mensuplarının saldırısında da 14 kişi hayatını kaybetti, en az 18 kişi yaralandı.

ABD askerleri, 2005'te Irak'ın Hadisa kentinde en küçüğü 3 yaşındaki bir kız çocuğu, en yaşlısı ise 76 yaşındaki bir erkek olmak üzere toplam 24 sivili öldürüp, cesetleri numaralandırmış ve daha sonra bu kişilerin fotoğraflarını çekmişti.

Katliamdan yaklaşık 4 yıl sonra yayımlanan fotoğraf karelerinden birinde 5 yaşındaki Zeynep Yunus Salim adlı bir kız çocuğu başından vurulmuş halde ve sırtında ABD askerleri tarafından "11" yazılmış şekilde görünüyordu.

Katliamla ilgili soruşturma kayıtlarına göre, olayın faillerinden biri olan Onbaşı Stephen Tatum, müfettişlere, ateş etmeye başlamadan önce odadaki insanların kadın ve çocuk olduğunu fark ettiğini, "çocuk olduğunu bildiği halde onlara ateş etmeye devam ettiğini" anlatmıştı.

Hadisa'da katliam yapan Amerikan Deniz Piyadelerine bağlı 4 asker hakkındaki suçlamalar düşürülmüştü.

Olayla ilgili davada askerlerden Frank Wuterich görevi ihmal suçunu kabul etmiş ancak hapis cezası almamıştı.

IRAK'IN MADDİ VE KÜLTÜREL SERVETİ YAĞMALANDI
Irak'ı işgal eden ABD askerleri, 2003'te 700 veya 800 milyon dolar değerinde nakit para ve ülkenin farklı bölgelerinde binlerce altın külçesi ele geçirdi. ABD'nin el koyduğu maddi servet ile ilgili ciddi bir denetim de yapılmadı.

Bağdat'ın düşmesinin ardından bakanlıklar, hastaneler, bankalar ve diğer kamu kuruluşlarının yanı sıra ülkenin kültürel mirası da yağmalandı.

UNESCO'nun tahminlerine göre yağma sürecinde sadece Irak Ulusal Müzesi'nden 15 bin eser çalınırken bu eserlerin yaklaşık 5 bininin değerli silindir mührü olduğu bildirildi.

Ülkedeki diğer müzelerden, kütüphanelerden (Milli Kütüphane ve arşivlerden), tescilli arkeolojik sit alanlarından ve açık hava müzelerinden kaçırılanlarla birlikte yağmalanan toplam eser sayısı yüz binlerle ifade ediliyor.

Irak Ulusal Kütüphanesi ve arşivleri de savaş sonrasında çıkan yangın ve yağmalardan zarar gördü. Çok sayıda tarihi belge, el yazması ve devlet kaydı yok oldu.

ABD 23 yıllık işgalin ardından Irak'tan resmen çekildi! Ebu Gureyb'den Feluce'ye... Geride trajedi kaldı!-4

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2003 tarihli 1483 sayılı kararı, Irak'ın kültürel varlıklarının güvenli biçimde geri gönderilmesi çağrısında bulundu.

Irak Kültür, Turizm ve Antik Eserler Bakanlığı verilerine göre, uluslararası kurumlar, Interpol ve diplomatik çabalar sayesinde 2003'ten bu yana yurt dışına kaçırılan 40 binden fazla tarihi eser ana vatanına geri getirildi.

Binlerce eser geri getirilmiş olsa da özellikle kayıp olan binlerce tablet, heykelcik ve yazmanın büyük bir kısmının hâlâ uluslararası karaborsada ve gizli koleksiyonlarda bulunduğu tahmin ediliyor.

FELLUCE SALDIRILARI
ABD'nin Irak'ı 2003'te işgal etmesinden sonra en kanlı çatışmalar Enbar vilayetine bağlı Felluce'de yaşandı.

ABD askerlerinin 2004 yılında Irak'ta düzenlediği en büyük saldırılardan birisine sahne olan Felluce'de Amerikan askerleri sivillere yönelik tartışmalı kimyasal maddeler kullandı.

ABD'nin işgali sırasında kullandığı beyaz fosfor bombaları havayı, suyu, toprağı ve nesiller boyu sürecek yaşamı zehirleyen kimyasal ve konvansiyonel bir kırım mekanizmasına dönüştü.

Birinci Felluce saldırısında büyük ölçüde başarısız olan ABD, askerleri kayıplar verdikten sonra 7 Kasım'da kanlı katliamlara sahne olan Felluce kuşatmasını başlattı.

Kasım 2004'teki İkinci Felluce Saldırısı'nda ise ABD güçleri beyaz fosfor kullandığını kabul etti.

ABD ordusunun sivillerin üzerine yoğun bir şekilde yağdırdığı "beyaz fosfor bombası" havayla temas ettiğinde aniden tutuşarak 815 dereceye kadar ulaşan sıcaklıklarda yanıyordu.

Teması halinde insan cildinde kemiklere kadar ulaşan ciddi tahribata yol açan beyaz fosfor dumanı, solunduğunda solunum yollarını ve iç organları tamamen iflas ettiriyordu.

Saldırıların ardından Felluce Hastanesi yaklaşık 600 kişinin öldüğünü bildirdi.

ÇEVRESEL FELAKET VE YASAKLI SİLAHLAR
Savaşın resmi olarak bittiği ilan edilen dönemlerde dahi ölüm saçmaya devam eden bir diğer yıkıcı miras ise seyreltilmiş uranyum mühimmatı oldu.

Zırh delici özelliği nedeniyle yoğun olarak kullanılan bu radyoaktif ve toksik bileşenler, Irak'ın topraklarını ve yer altı su kaynaklarını kalıcı olarak zehirledi.

Bilimsel çalışmalara göre, özellikle Felluce ve çevresinde işgal sonrasında doğan bebeklerde görülen doğum kusurları normal seviyelerin katbekat üzerine çıktı. Bebeklerin yüzde 15'inden fazlasında genetik anomaliler, omurga bozuklukları ve organ eksiklikleri, kanser vakalarında ise artışlar kaydedildi.

ABD 23 yıllık işgalin ardından Irak'tan resmen çekildi! Ebu Gureyb'den Feluce'ye... Geride trajedi kaldı!-5

ABD'nin işgali sırasında Irak'ın Musul kenti yakınlarında bulunan El-Mişrak kükürt tesisinde çıkan ve yaklaşık bir ay süren yangın, tarihin en büyük insan yapımı kükürt felaketi olarak kayıtlara geçti.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), yangının en yoğun döneminde atmosfere günde 23 bin tona kadar kükürt dioksit salındığını, bunun bölgede solunum sorunları ve çevresel hasara yol açtığını bildirdi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Hilla'daki Nadir Mahallesi'nde incelediği evlerin tamamında misket saldırıları nedeniyle ölüm, yaralanma veya maddi hasar tespit edildiğini aktardı.

Hilla kentinde de hastane yöneticileri, savaş sırasında tedavi edilen yaralıların büyük bölümünün misket mühimmatından kaynaklanan yaralanmalar olduğunu bildirdi.

Patlamayan misket bombaları ise uzun süre boyunca mayın etkisi yaparak sivil halk için risk teşkil etmiş ve pek çok kayba yol açmıştı.

IKBY PANİKTE
Öte yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı, koalisyonun çekilmesinin yaklaşmasıyla bölgenin hava savunma kapasitesine ilişkin endişelerini dile getirdi.

Bakanlık, ABD ile İran arasındaki son gerilim sürecinde IKBY'nin 1000'den fazla insansız hava aracı (İHA) ve balistik füze saldırısına maruz kaldığını bildirerek, bölge hava sahasının Irak'ın ulusal hava sahasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bu alanın korunmasının federal hükümetin anayasal sorumluluğunda bulunduğunu kaydetti.

ABD Ordusu Bradley zırhlı aracı, 27 Ağustos 2004'te Irak'ın Necef kentinde mezarlıktan İmam Ali Türbesi'ne çıkan bir caddede nöbet tutuyor. Fotoğraf: ReutersABD Ordusu Bradley zırhlı aracı, 27 Ağustos 2004'te Irak'ın Necef kentinde mezarlıktan İmam Ali Türbesi'ne çıkan bir caddede nöbet tutuyor. Fotoğraf: Reuters

IKBY Başbakanı Mesrur Barzani de ABD güçlerinin çekilmesinin bölgeyi savunmasız bırakabileceği uyarısında bulunarak, Irak'ın kuzeyinde hava savunma sistemlerinin yetersizliğine dikkati çekti.

ABD'nin 2011'deki çekilme kararının ardından oluşan güvenlik boşluğunun DEAŞ'ın yükselişine zemin hazırladığını hatırlatan Barzani, benzer bir tablonun yeniden yaşanabileceğini vurguladı.

Irak'ta ABD öncülüğündeki koalisyonun askeri üs ve karargah düzeninin 30 Eylül itibarıyla resmen sona ermesi; ülkedeki yabancı askeri varlığın yerini tamamen Irak güçlerinin sorumluluğuna ve Bağdat-Washington arasındaki ikili güvenlik işbirliğine bırakması bekleniyor.

9 Nisan 2003'te Irak'ın başkenti Bağdat'taki Firdevs Meydanı'nda bir ABD askerinin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in heykelinin devrilişini izleyişi. Fotoğraf: Reuters9 Nisan 2003'te Irak'ın başkenti Bağdat'taki Firdevs Meydanı'nda bir ABD askerinin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in heykelinin devrilişini izleyişi. Fotoğraf: Reuters

9 ÜS, 2003'TEN BU YANA İŞGAL
Saddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003'te Irak'ı işgal eden ABD'nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü bulunuyordu. ABD, 2011'de Irak'tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.

ABD, Uluslararası Bağdat Havalimanı'daki Victory Askeri Üssü'nün yanı sıra başkentin Taci bölgesinde de eğitim amaçlı bir üsse sahipti.

Irak'ın işgalinden geriye yıkım ve kaos kaldı (Foto: AA)Irak'ın işgalinden geriye yıkım ve kaos kaldı (Foto: AA)

Ülkenin batısındaki Enbar'da Habaniyye ve Aynü'l Esed adlı iki askeri üssü daha bulunan ABD, özellikle 2014 yazında DEAŞ saldırıları sırasında bu üsleri aktif şekilde kullanmaya başladı.

Amerikan askerleri, Salahaddin vilayetindeki Beled Hava Üssü'nü de kullandı.

Irak'ı işgal eden ABD, Kerkük'teki K1 Askeri Üssü'nün yanı sıra ülkenin ikinci büyük kenti Musul'da da askeri üslerle varlık gösterdi.

ABD güçleri ayrıca Musul'da Kayarra (Geyyara) Askeri Üssü'nde de bulundu.

1. Süvari Tümeni'ne ait bir ABD Ordusu Bradley zırhlı aracı, 27 Ağustos 2004'te Irak'ın Necef kentinde mezarlıktan İmam Ali Türbesi'ne giden caddede nöbet tutuyor. Fotoğraf: Reuters1. Süvari Tümeni'ne ait bir ABD Ordusu Bradley zırhlı aracı, 27 Ağustos 2004'te Irak'ın Necef kentinde mezarlıktan İmam Ali Türbesi'ne giden caddede nöbet tutuyor. Fotoğraf: Reuters

ERBİL'DE 2 ASKERİ ÜS

Trump'ın askerlerini Suriye'den çekme kararının ardından gündeme gelen Erbil'deki Harir Hava Üssü de ABD güçlerinin bulunduğu üsler arasında yer aldı. ABD, Uluslararası Erbil Havalimanı'nda da bir askeri üsse sahipti.

Washington yönetimi, 2015'ten bu yana kontrolünde tuttuğu Erbil'deki Harir Hava Üssü'nün pistini genişleterek tesisi aktif biçimde kullanmaya başladı.

ABD, 2003 yılında işgal ettiği Irak'ta yaklaşık 166 bin askeriyle Aralık 2011'e kadar varlık gösterdi. Bu tarihten sonra eski Başkan Barack Obama'nın talimatı üzerine tüm askerlerini Irak'tan çekti.

Ancak terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te ortaya çıkmasından sonra dönemin Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin çağrısı üzerine ABD yeniden askerlerini Irak'a gönderdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, iki ülke arasında 2014 yılında imzalanan askeri stratejik anlaşma uyarınca Irak'ta 5 bine yakın ABD askeri bulunuyordu.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Beyza Türkyılmaz
Beyza Türkyılmaz Takvim.com.tr Dünya

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler