40 dereceyi aşan sıcaklar Avrupa’da klima kavgasını alevlendirdi
Avrupa rekor sıcaklarla kavrulurken klima, kıtanın en hararetli tartışmalarından birine dönüştü. Okullar kapanıyor, hastaneler zorlanıyor, fabrikalar üretimi kısıyor ancak Paris’ten Londra’ya birçok kentte klima taktırmak hala sıkı kurallara bağlı. Peki kavurucu sıcaklara rağmen Avrupa’da klima yasaklarının arkasında ne var?
Avrupa rekor sıcaklarla boğuşurken, klima kullanımı kıtanın en tartışmalı konularından biri haline geldi. WSJ haberine göre; birçok kentte klima taktırmak gürültü, tarihi yapıların korunması, enerji tüketimi ve çevre kaygıları nedeniyle kolay olmuyor.
Paris'te solunum cihazına bağlı yaşayan 32 yaşındaki Luca Funaro, komşu engeli nedeniyle rekor sıcakları klimasız evinde geçirmek zorunda kaldı. Nadir görülen genetik hastalığı nedeniyle tekerlekli sandalye kullanan Funaro'nun ailesi, Marais semtindeki daireye klima taktırmak istedi. Ancak komşuları, dış ünitenin gürültü yapacağını savunarak kuruluma karşı çıktı.
Klima yasakları Avrupa’yı böldü: Rekor sıcaklarda siyasi kriz (Fotoğraflar Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
KOMŞU ONAYI GEREKİYOR
Avrupa'nın birçok kentinde apartmana klima taktırmak yalnızca ev sahibinin kararıyla mümkün değil. Bina yönetimi, komşular ve yerel makamlar sürece dahil olabiliyor.
Özellikle Paris gibi tarihi dokusu korunan şehirlerde, dış cepheye zarar verebilecek ya da sokaktan görülebilecek klima ünitelerine izin verilmeyebiliyor.
Gürültü sınırları da önemli bir engel. Fransa'da bina yönetimleri, belirli desibel seviyesini aşan sistemlere karşı çıkabiliyor.

KLİMA NEDEN İSTENMİYOR?
Avrupa'da klima uzun yıllar boyunca gereksiz ve çevreye zararlı bir teknoloji olarak görüldü.
Bunun başlıca nedenleri şöyle:
- Enerji tüketimini artırması
- Dış ünitelerin gürültü yapması
- Tarihi bina cephelerini bozması
- Sıcak havayı dışarı vererek şehirleri daha da ısıtması
- İklim hedefleriyle çeliştiği düşüncesi
Ancak art arda gelen sıcak hava dalgaları bu yaklaşımı zorluyor.

SICAKLAR ARTIK ESKİ AVRUPA'YA GÖRE DEĞİL
Ancak Avrupa'nın altyapısı bugünkü iklim koşullarına göre tasarlanmadı.
Kıtanın kuzeyinde uzun yıllar boyunca 32 dereceyi aşan sıcaklıklar nadir görülüyordu. 40 derece ve üzeri ise neredeyse istisnaydı. Bugün ise tablo değişti.
Paris'te sıcaklık geçen hafta 40 dereceyi aştı. Kentte bu seviyeler resmi kayıtların başladığı 19. yüzyıldan bu yana yalnızca birkaç kez görülmüştü.
Avrupa, dünyada en hızlı ısınan kıta konumunda. Bu durum; demiryollarından elektrik hatlarına, okullardan hastanelere kadar birçok alanı zorluyor.

OKULLAR KAPANDI, FABRİKALAR ÜRETİMİ KISTI
Son sıcak hava dalgası Avrupa'da günlük yaşamı da felç etti. Batı Avrupa'da kliması bulunmayan binlerce okul geçici olarak kapatıldı. Veliler evde kalmak zorunda kaldı. Bazı işletmeler kapılarını kapattı, fabrikalar üretimi azalttı, demiryolu seferlerinde aksamalar yaşandı.
Ekonomistler, sıcak hava dalgasının etkisini "pandemi kapanmalarını hatırlatan" bir tablo olarak değerlendirdi.

SAĞLIK SİSTEMİ ALARMDA
Klimasız hastaneler ve bakım evleri de sıcak hava dalgasından ağır etkilendi.
Bazı sağlık çalışanları ve hastalar, güneşi engellemek için camlara yansıtıcı örtüler yapıştırdı. Fransa'da bir acil servis doktoru, hastanelerdeki ortamı "dayanılmaz" olarak nitelendirdi.
Uzmanlara göre Avrupa'daki sıcak hava dalgaları her yıl on binlerce can kaybına yol açıyor. Bilim insanları, bu tablonun ABD'ye göre daha ağır olmasında klima eksikliğinin de etkili olduğunu belirtiyor.

SAĞ VE SOL ARASINDA KLİMA SAVAŞI
Klimanın geleceği Avrupa'da siyasi tartışmaya da dönüştü.
Fransa'da aşırı sağcı lider Marine Le Pen, hastaların, yaşlıların ve bebeklerin aşırı sıcaklara maruz bırakılmasını "utanç verici" olarak nitelendirerek büyük çaplı klima planı çağrısı yaptı.
Sol ve çevreci çevreler ise kitlesel klima kullanımının enerji tüketimini artıracağı, şehirleri daha da ısıtacağı ve iklim kriziyle mücadeleyi zayıflatacağı görüşünde.

PARİS, LONDRA VE CENEVRE'DE SIKI KURALLAR
Paris'te klima taktırmak isteyenlerin önce komşularından onay alması gerekiyor. Sistem dışarıdan görünüyorsa yerel makamlar da devreye giriyor. Tarihi taş cephelere zarar verecek uygulamalara izin verilmeyebiliyor.
Fransa'da bina yönetimleri, belirli desibel sınırlarını aşan sistemleri engelleyebiliyor.
Londra'da ise yeni binalarda önce doğal havalandırma, gölgelendirme, yalıtım ve tavan vantilatörü gibi yöntemlerin denenmesi isteniyor. Klima, son seçenek olarak değerlendiriliyor.
Cenevre'de de klima kurulumu sıkı enerji kurallarına bağlı.