30 metre derinlikte keşif: Okyanus sinyali kayıp şehri açığa çıkardı
ABD’nin Louisiana kıyılarında Chandeleur Adaları yakınlarında yaklaşık 12.000 yıllık olduğu iddia edilen su altı yapıları gündeme geldi. Keşif amatör arkeolog George Gelé’nin sonar görüntülerine dayanıyor.
Hızlı Özet Göster
- Emekli mimar George Gelé, Louisiana açıklarında Chandeleur Adaları çevresinde 12 bin yıllık bir yerleşime ait olabileceğini iddia ettiği su altı yapıları tespit ettiğini öne sürdü.
- Gelé, bölgede yaklaşık 85 metre yüksekliğinde piramit benzeri bir yapı da dahil olmak üzere yüzlerce yapının deniz yüzeyinin 30 metre altında bulunduğunu iddia ediyor.
- Bölgede tespit edilen granit taşların Louisiana'da doğal olarak bulunmayan bir malzemeden oluştuğu ve bilinçli şekilde yerleştirildiği öne sürülüyor.
- Uzmanlar, taşların eski İspanyol veya Fransız gemilerinden atılan balast ya da 20. yüzyıl yapay resif çalışmalarının kalıntıları olabileceğini belirtiyor.
- İddialar henüz hakemli bilimsel çalışmalarla doğrulanmadı ve bağımsız araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.
ABD'nin Louisiana kıyılarında tespit edildiği öne sürülen su altı yapıları 12 bin yıllık bir yerleşime ait olabileceği iddiasıyla yeniden gündeme geldi. Ancak bulgular henüz bilimsel olarak doğrulanmış değil.
Emekli mimar George Gelé, Louisiana açıklarında Chandeleur Adaları çevresinde 12 bin yıllık bir yerleşime ait olabileceğini iddia ettiği su altı yapıları tespit etti. Fotoğraf: NY Post
KEŞFİN KAYNAĞI NE?
Emekli mimar George Gelé, 2022 yılında verdiği bir röportajda Louisiana açıklarında Chandeleur Adaları çevresinde su altında çeşitli yapılar tespit ettiğini öne sürdü. Gelé, yaklaşık 50 yıldır bölgede yaptığı gözlemler ve sonar kayıtlarına dayanarak bu yapıların modern ABD tarihinden çok daha eski bir yerleşime ait olabileceğini iddia ediyor.
Gelé, bölgede yaklaşık 85 metre yüksekliğinde piramit benzeri bir yapı da dahil olmak üzere yüzlerce yapının deniz yüzeyinin 30 metre altında bulunduğunu iddia ediyor.
PİRAMİT VE ESKİ MEDENİYET İDDİASI
Gelé'ye göre bölgede yüzlerce yapı bulunuyor ve bunların bir kısmı deniz yüzeyinin yaklaşık 30 metre altında yer alıyor. İddialar arasında, yaklaşık 85 metre yüksekliğinde bir piramit benzeri yapının da bulunduğu yer alıyor. Araştırmacı bu yapıların son Buzul Çağı'nın sonlarına, yani yaklaşık 11.700 yıl öncesine uzanan ve "Crescentis" olarak adlandırdığı bir medeniyete ait olabileceğini öne sürüyor.
Fotoğraf Takvim.com.tr grafik servisi tarafından oluşturulmuştur.
ELEKTROMANYETİK SİNYALLERLE BAĞLANTILI OLABİLİR
NY Post'ta yer alan habere göre Gelé ve bazı yerel balıkçılar, söz konusu bölgede teknelerin elektronik cihazlarında anormallikler yaşandığını ileri sürüyor. Bu durumun, su altındaki yapıların yaydığı öne sürülen elektromanyetik sinyallerle bağlantılı olabileceği iddia ediliyor. Ancak bu iddialar bağımsız bilimsel çalışmalarla henüz doğrulanmış değil.
Uzmanlar, taşların eski İspanyol veya Fransız gemilerinden atılan balast ya da 20. yüzyıl yapay resif çalışmalarının kalıntıları olabileceğini belirtiyor.
GRANİT TAŞLAR TARTIŞMA YARATTI
Bölgede tespit edildiği belirtilen granit taşların Louisiana'da doğal olarak bulunmayan bir malzemeden oluştuğu ifade ediliyor. Gelé, bu taşların başka bir bölgeden taşındığını ve bilinçli şekilde yerleştirildiğini savunuyor. Bu durum iddiaların temel dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor.
İddialar henüz hakemli bilimsel çalışmalarla doğrulanmadı ve bağımsız araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Fotoğraf: NY Post
BİLİM NE DİYOR?
Uzmanlar ise daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Daha önce yapılan bazı araştırmalarda taşların eski İspanyol veya Fransız gemilerinden atılan balast olabileceği ya da 20. yüzyılda oluşturulan yapay resif çalışmalarının kalıntıları olabileceği öne sürüldü. Akademisyenler mevcut verilerin büyük ölçekli ve antik bir medeniyeti doğrulamak için yeterli olmadığını belirtiyor.
Louisiana açıklarındaki bu su altı yapılarıyla ilgili iddialar dikkat çekici olsa da henüz hakemli bilimsel çalışmalarla desteklenmiş değil. Bölgedeki yapıların gerçek doğasının anlaşılması için daha kapsamlı ve bağımsız araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.