Faydasız işten kaçın

Müslüman, faydasız işlerden uzak durmalıdır. Lüks tüketmek, zaman kaybı olacak şekilde spor yapmak ve izlemek, televizyon başından kalkmamak, boşa konuşmak faydasız birer iştir

ALİ RIZA DEMİRCAN ALİ RIZA DEMİRCAN
Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Faydasız işten kaçın
Yüce Rabbimiz mutlu olacak, Firdevs Cennetlerine girecek ve orada ebedi olarak kalacak Müminlerin vasıflarım bildirirken şöyle buyurmuştur: "Onlar lağivden; faydasız söz, davranış ve işten sakınıcıdırlar." (Müminûn 3) Gerçekten faydasızlardan kaçınmadıkça maddî ve manevî olgunluğa ulaşmak, Allah'ın sevgisine ermek ve de cemiyet/toplum olarak gelişmek mümkün değildir.
İslam zaviyesinden faydasız söz, iş ve davranışları iki bölümde inceleyebiliriz: a- Birinci bölüm, kişisel ve sosyal hayatı çökerten, imanî ve ahlâkî gelişmeyi engelleyen içki, kumar, zina, faiz, karaborsa, zülüm, kibir, riya ve haset gibi haramlardan oluşmaktadır. Bunlar faydasız olmaktan öte zararlıdır da... b - Tek tek ve açık bir şekilde yasaklanmış olmamakla beraber İslâmî kuralların bütünü içinde değerlendirildiklerinde zarar verici oldukları ve yarar sağlamadıkları bilinen faydasızlar da ikinci bölümü oluşturmaktadır.
İslâm Dini'ne îman eden kişi, onun bütün emirlerinin yararlı ve gerekli olduğuna, tüm yasaklarının da faydasız ve zararlı olduğuna inanmak mecburiyetindedir.

KADIN SPORU İZLENMEZ

Biz bu bu yazımızda ikinci bölümü oluşturan faydasızlar üzerinde duracağız. Kaçınmamız gereken bu tür faydasız söz, iş ve davranışlara toplumsal hayatımızda izleyebildiğimiz aşağıdaki, misalleri verebiliriz.
Cemiyetimizin haldeki ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılamak amacını gütmeyen fakat nedendir bilinmez ilmî çalışmalar olarak nitelenen Doktora Tezleri faydasızdır.
Toplum için zarurî olmadığından hammadde ve işgücü israfına sebep olan lüks maddelerin imalâtını yapmak ve bu gibi maddelerin ticareti ile iştigal de faydasızdır. Mümin yatırımcı ve tüccarlar gerekli ve dayanıklı maddelerin üretimi ve ticaretinde bulunmalıdırlar.
Büyük maddî masrafları gerektiren ve iş gücü israfına sebep olan tantanalı açılış merasimleri faydasız işlemdir.
İslâmî ölçüleri aşacak, makul zaman birimini aşacak bir şekilde sporla iştigal etmek, iş gücü ve heyecan israfına sebep olacak tarzda sportif müsabaka seyretmek faydasızdır.
Örtülmesi gereken yerleri örtmeksizin spor yapmak ve bu İslâmî düsturun uygulanmadığı müsabakaları; özellikle kadınların yüzme yarışları, atletizm ve jimnastik, gibi spor müsabakalarını seyretmek ise kesin bir haramdır.
Dinî, ilmî, tarihî ve ahlâkî vasfı bulunmayan kitapları, aktüaliteyi doğru olarak sunmayan gazete ve mecmuaları almak-okumak faydasızı yapmaktır.
Sıla-ı rahim yapmak, din ve medeniyet tarihi ile alâkalı eserleri görmek, Hakka çağırmak, ticarî ilişkiler kurmak gibi meşru amaç gütmeyen seyahatler de faydasızdır.
Allah'ın zikrinden yoksun, bilgiye dayanmayan, ölçüsüz mizaha kaçan, amelî bir faydaya dönük olmayan konuşmalar da kalbi katılaştıran bir faydasızdır.
Faydalı - faydasız ayırımını ciddî bir şekilde yapmaksızın, zamanı öğütmek için televizyon seyretmek, radyo dinlemek hele hele sigara gibi zararları kesin olan maddeleri kullanmak da faydasızdır.

AŞIRI GİYİMDEN SAKININ
İtina gösterilmesi dini bir emir olmakla beraber giyimde aşırılık da faydasızdır.
Ferdî ve sosyal hayatımıza, dolayısıyla dünya ve âhiretimize zarar verebilecek faydasız söz, davranış ve işlere karşı korunabilmemiz için Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: İki günü müsavi geçen aklanmıştır... O halde sana fayda sağlayacak olana yapış. Allah'tan yardım iste. Gayretlilerden ol; âciz olma... Zira Allah, gayret göstermeksizin acizliği meslek tutanları kınar..
Aşağıda sunacağımız hadîsleri de faydazarar gerçeğini vurgulayan hadîsler olarak değerlendirebiliriz:
Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
Helâliyeti ve haramiyeti, faydalılığı ve zararlılığı hususunda sana şüphe vereni bırak. Şüphe vermeyene sarıl...
Zira kişi zarar verebileceği korkusuyla zarar vermeyeceklerin bir kısmını olsun bırakmadıkça olgun müminler seviyesine yükselemez.
O halde, Allah'ı anmaksızın (Allah'ı anmak gibi bir faydaya yönelik olmaksızın) çok konuşmayın. Zira Allah'ı anmaksızın çokça konuşmalar kalbi katılaştırır. Allah'tan en uzak olan insan ise kalbi katı olandır.
Yazımızı Peygamberimizin bir başka hadisi ile bitirelim.
O, bir sahabinin vefat eden diğer bir sahabi hakkında "Ona müjdeler olsun, o cennetliktir." demesi üzerine şöyle buyurmuştur:
Ne biliyorsun cennetlik olduğunu? Belki o, kendisini ilgilendirmeyen faydasız sözler konuştu, verilmesi malını eksiltmeyecek olanı vermekte cimrilik etti de Cennetten mahrum oldu."

*Faydasızlardan sakınan, müslümanlığı Cennetlik bir Müslüman olmak için, faydasız işler yapanlardan da kaçınmak gerekir. Kasas sûresinin 55. âyetinde şöyle buyrulur: Onlar faydasız sözler işittikleri zaman o sözleri söyleyenlerden yüz çevirirler ve şöyle derler: Bizim (faydalı) amellerimiz bize, sizin (zararlı) amelleriniz de sizedir.
Hoşça kalın, biz lağiv ehli câhillerle dostluk ilişkileri kurmayız.
.

*Faydalı-faydasız ayırımını ciddî bir şekilde yapmaksızın, zamanı öğütmek için televizyon seyretmek, radyo dinlemek hele hele sigara gibi zararları kesin olan maddeleri kullanmak da faydasızdır. İtina gösterilmesi İslâm Dini'nin bir emri olmakla beraber giyimde aşırılık da faydasızdır.

BİN KERE DE BOZULSA TÖVBE ETMELİ
Terk edemediğim bir günahım için tövbe ediyorum ancak tutamıyorum, ne yapmalıyım?
Bismillah... Tövbe Allah'a dönmek, bağışlanmak için O'na yalvarmaktır. Allah'ın bütün varlıkların yaratıcısı ve yaşatıcısı olduğunu düşün.
O, sana merhametiyle davranırken, sen O'na yaptığın saygısızlığın ağırlığını tefekkür et. Şunu da bil:
O'nun azabından ancak O'nun rahmetine sığınılır. Bu sebeple tövbeni bin kere bozmuş olsan da yine O'na tövbe edeceksin.

Faydasız işten kaçın-1 Organ nakli ve bağışı konusunda bilgi verir misiniz?
Bu konuda bir televizyon programı yapmıştım. Videosunu sitemde bulabilirsiniz. Organ almayı onaylayan İslâm alimleri var olduğu gibi onaylamayanlar da vardır. Ben onaylamayanlardanım. Anlayışıma göre organ naklinde kısmî faydalar olmakla birlikte sakıncalar daha çoktur. Organ alınacak kişinin önce beyin ölümüne kara verilmesi lazımdır.
Japonya gibi bazı ülkelerde de beyin ölümü kabul edilmiyor. Ayrıca nakil yapılan kişiler ölünceye kadar kontrol ve tedavi altındadırlar. Çünkü insan orijinal bir varlıktır. Kendisinin de organlarının da benzeri yoktur. Üstelik organ nakli tedavi değildir. Oysa ki Peygamberimizin ifadesiyle her hastalığın bir şifa verici maddesi yaratılmıştır. Alternatifleriyle birlikte tıp bilimi buna yoğunlaşmalıdır.
Organ bağışı konusuna iyi niyetle yaklaşıp onaylayanlara engel ve karşı değiliz. Ancak bu konunun toplumsal politika haline dönüşmesine ve modern tıbbın insan sağlığını sömürmesine rızamız yoktur. Allah bizim ve hastalarımızın yardımcısı olsun.

İSLAM DİNİ HAKKINDA BİLMEK İSTEDİĞİNİZ HER ŞEYİ,
aliriza.demircan@takvim.com.tr
adresine gönderin. Ali Rıza Hoca cevaplasın.


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler