Allah'ın sevgili kulu

Dünya ve Âhiret saadetini arzulayan mümin için en mukaddes gaye Allah'ın sevgisine ermektir. Allah ise sevdiği ve sevmediği kulları Kur'an-ı Kerim'de tek tek anlatmıştır

ALİ RIZA DEMİRCAN ALİ RIZA DEMİRCAN
Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Allah'ın sevgili kulu
Allah'a ve O'nun insanlar için koyduğu son mukaddes hayat düzeni olan İslâm'a inanan mümin için en yüce gaye hiç şüphesiz Allah'ın sevgisine ermek; O'nun tarafından sevilmektir.
Allah'ın sevgisine ermek dünya ve âhirette mesut olmaktır. Çünkü Allah'ın kulunu sevmesi, onu rızasına uygun davranışlara ve işlere muvaffak kılması, yüceltmesi, mutlu etmesi, büyük sevaplarla mükâfatlandırması ve cennete erdirmesidir.
Allah tarafından sevilmeyi gaye edinmesi gereken müminin, kimlerin Allah tarafından sevileceğini de bilmesi gerekir.
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
Her kim Allah katındaki durumunu bilmeyi isterse, kendi katında Allah'ın buyruklarına verdiği değere baksın. (Zira Allah kendi emirleri ve yasaklarına verdiği değer nispetinde kuluna kıymet verir.)

AYETLER NE DİYOR?
Açıklandığı üzere Allah kendisini seven müminleri sever. Mevlâmız kendi sevgisine ancak iman ve itaat yoluyla ulaşabileceğimizi bildirmek içindir ki Kur'ân-ı Kerîm'in değişik sûrelerinde sevdiği kulların bazı önemli vasıflarını bizlere açıklayarak şöyle buyurmaktadır: "Allah, zâtına ortak koşmayan, koyduğu yasaları mutlak yüce bilen; emirlerine ve yasaklarına aykırılıktan sakınan Muttaki kullarını sever." (Tevbe 4-7) "Allah, cömert olan ve yaptığı her işi ibâdet zevkiyle, -Allah beni görüyor- şuuru içinde güzel yapan Muhsin kullarını sever." (Mâide 93) Allah, sebeplere bağlılığı ihmal etmeyen, fakat sebepleri sonuçlara götürenin yalnız ve yalnız kendisi olduğuna inanan Mütevekkil kullarını sever." (Al-i İmran109) Allah, hatalarında ısrar etmeyen, kulluğunu ve eksikliğini idrakle tövbe edip af dileyen Tevvâb kullarını, beden ve kalp temizliğine özenen Mütetahhir kullarını sever." (Tevbe108) Allah, sırasıyla İslâm dininin, ortak aklın ve bilimsel verilerin üzerinde ısrar edilmesini gerekli kıldığı hususlarda sabreden; imanda, amelde, ahlâkta ve cihadda direnç gösteren kullarını sever." (Al-i İmran 47) Allah her şeyi yerli yerinde yapan, bütün davranışlarında hukuki adaletin yanı sıra sosyal adaleti de ölçü alan Müksit kullarını sever." (Hucurat 9) Allah kendi yolunda kaleler gibi saf tutarak zulme karşı savaşan kullarını sever." (Saf 4) Muhterem Okuyucum!
Dünya ve Âhiret saadetini arzulayan mümin için en mukaddes gaye Allah'ın sevgisine ermek olduğu içindir ki Kur'ân-ı Kerim bize sevilen kulları tanıttığı gibi sevilmeyen kulları da tanıtmaktadır.
Sevmediği kullarla ilgili olarak bizzat Rabbimizin Kur'ân'ında bildirdiklerini sunarak kafamızı ve kalbimizi aydınlatalım:
Allah'ın sevgili kulu-1 Allah, varlığı ve birliğine inanmayan veya Kur'ânla koyduğu yasaları kabul etmeyen ya da İslâm'ın dışındaki bâtıl din ve ideolojileri de meşru gören Kâfirleri sevmez." (Ali İmran 32)
Allah'ın sevgili kulu-2 Allah, ilâhî emir ve yasaklara aykırı giderek nefsine, haklara tecavüz ederek fertlere ve topluma zarar veren Zâlimleri sevmez." (Ali İmran 57)
Allah'ın sevgili kulu-3 Allah, kendisine karşı nankörlük yapanları, faiz, içki ve rüşvet gibi haramlarda israr eden günahkâları sevmez." (Bakara 286)
Allah'ın sevgili kulu-4 Allah zulme uğramaksızın kötü ve çirkin sözleri açığa vurarak söyleyenleri sevmez." (Nisa 148)
Allah'ın sevgili kulu-5 Allah mal, sır, görev gibi kendisine tevdi olunan emanetlere hainlik edenleri sevmez." (Enfal 58)
Allah'ın sevgili kulu-6 Allah tüketimde ve her türlü harcamalarda normal sınırları aşan Müsrifleri sevmez." (Araf 31)
Allah'ın sevgili kulu-7 Allah kulluğunu unutarak helâl ve haram tanımayan haddi aşan kulları sevmez." (Araf 55)
Allah'ın sevgili kulu-8 "Allah şımarıkları ve bulunduğu toplumda bozgunculuk yapan, anarşi çıkaran müfsitleri sevmez." (Kasas76-77) Allah'ın sevgisinin insanların sevgisiyle olan köklü bağlantısını ise şu hadîs bizlere -ne güzel açıklamaktadır: İnsanlar Allah'ın ailesidir. Allah'ın en çok sevdiği insan ailesini teşkil eden insanlara ikramcı - yardımcı olan insandır.
Yüce Rabbimden cümlemizi sevgisine ulaştırmasını ve kendi sevgisinden insanların sevgisine yol açmasını niyaz eder. Yazımızı Allah'ın ve insanların sevgisine erdirecek işleri öğreten bir hadîsle bitirelim.
Sevgili Peygamberimiz Hz.
Muhammed şöyle buyurur: " Kalbini dünya nimetlerinin sevgisi ve emeli ile doldurma. (Her işinde Allah'ın emirleri ve yasaklarını ölçü al ki) Allah seni sevsin.
Allah'ın emirleri ye yasakları çizgisinde hareket ederek insanların elindeki malları ve mevkilerine göz dikme ki insanlar da seni sevsin.

Allah kimleri sever? Bilinmesi gereken gerçek budur. Hiç şüphe yoktur ki Allah kendisini sevenleri sever; varlığına ve birliğine iman edenleri, emirleri ve yasaklarına göre hayatını düzenleyenleri, sevgisini bütün sevgilerin kaynağı kılan gerçek mümin kullarını sever. Zira kulun Allah katındaki değeri kalbinde ve yaşayışında Allah'ın emir ve yasaklarına verdiği değer kadardır.

Yüce Mevlâmız sevdiği ve sevmediği kulları bize Kur'ân'ında açıkladığı gibi, sevdiği kulunu içinde yaşadığı cemiyetin insanlarına da sevdireceğini, müminlerin sevgisini muhabbetine delil kılacağını da açıklamaktadır: Hiç şüphesiz merhameti pek çok olan Allah, iman edip de iyi işler yapanlar için sevgi yaratacaktır. (Meryem 96)

KADIN ZORLA EVLENDİRİLEMEZ
İslâmın kadına bakışını genel olarak değerlendirir misiniz? İslâm, erkeği nasıl değerlendiriyorsa kadını da aynı ölçüler içinde değerlendirir:
Kadın da erkek gibi Allah'ın kendi Rûhundan değerler üfleyerek en güzel bir şekilde yarattığı bir varlıktır. Onu da erkek gibi peygamberler aracılığıyla gönderdiği ilâhi yasalarla yüce zatına ibâdetle mükellef kılmıştır.
İslâm, kadını bedenî ve ruhî yapısındaki incelik sebebiyle erkekten farklı bir ihtimama da mazhar kılmış, onu kız çocuğu, eş ve ana olarak ayrı ayrı değerlendirmiştir. Onun kız çocuğu olarak iyi bir talim ve terbiyeden geçirilmesi Cennet'e yol kılınmıştır. Eş olarak Allah'ın erkeğe verilmiş mukaddes bir emaneti olarak kıymetlendirilmiştir.
Ana olarak ise itaat ve ikram olunması gereken aziz bir varlık olarak gösterilmiştir.
Yüce Allah, insanın vücuda gelmesine kadını aracı kıldığı için onu cennete götürücü yol kılmıştır.
Allah'ın sevgili kulu-9 Zorla evlendirme meselesine ne diyorsunuz?
Evlenecek kadın ister bakire ister dul olsun hiçbir velinin onu zorlama hakkı yoktur.
Zoraki evlilikler geçersizdir. Kadın muhalefetini açıkça bildirebilir.
Dul olan Hensa bint-i Hizam-ı Ensariyi kendisi istemediği halde babası evlendirince gelip Allah'ın Rasûlüne durumunu arzetti. Allah'ın Rasûlü de babasının isteğini reddetip evlendirme işlemini geçersiz saydı.
Annemiz Hz. Aişe'de şöyle anlatıyor:
Genç bir kız O'nun yanına geldi ve şöyle dedi: "Ben istemediğim halde değersiz kişiliğini benimle yüceltmek için babam beni kardeşinin oğluna verdi." Hz.
Peygamber (s.a.v.) babasına haber gönderip onu çağırttı. Evleneceği erkeğin seçim hakkını kıza verdiğini açıkladı.
Bu iki hadis kadınların evliliğe zorlanmayacağını açıkça ortaya koyar.




Günün Manşetleri

Tüm Manşetler