Tarihi 7 Nisan 2019

Tüylerim diken diken oldu

ÖZELLİKLE 1990'lı yıllarda sürekli olarak ekranlarda boy gösteren bir dönemin eski mankenlerinden ve Yeşilçam oyuncularından Yaşar Alptekin, geçenlerde tepki çekecek sözler sarf etti. Yaşar Alptekin'in Bazı tesettürlü kadınlara bakıyorum dudaklarda ruj, gözler sürmeli, koku yoğun, dapdaracık kıyafetler... Tesettür bu olamaz. Bu şekilde Müslüman değil ancak Süslüman olurlar. Böyle yaparak İslam'a zarar veriyorlar. Bir de tesettürlü olsun ya da olmasın sokakta sigara içen kadın ucuzdur" şeklindeki açıklamalarını duyunca tüylerim diken diken oldu. Senin ne haddine benim anama, ablama, kardeşime ucuz demek. Evet özgür düşünce var ama ağzından çıkanı kulağın duyacak. Ben çıkıp sana reklamcı diyor muyum? Bu sadece gündem olmak için sarf edilen cümleler. İslam, Müslümanlık bu değil.
İnsanla Allah arasındaki doğrudan, aracısız bağlantının kurulabileceği bir din Müslümanlık. Müslümanlık yani İslam, dini otoriteyi kabul etmez. 2/256 ayette:
"Dinde zorlama yoktur." Son olarak şunu söyleyeyim, bir kafire "kafir" demek insana bir sevap kazandırmaz. Fakat bir mümine "kafir" damgasını vurmak büyük bir vebaldir. Hadiste işaret edildiği üzere, böyle bir hüküm gerçekten karşı tarafı nitelemiyorsa, geri dönüp onu söyleyenin boynuna takılır...

*****
SILA Gençoğlu ile arabada sarmaş dolaş yakalanan şef Hazer Amani, o geceyle ilgili ilk kez bizim gazetemizdeki muhabir arkadaşımızın "Sıla ile görüntülendiğiniz gecenin öncesinde mek‚nda neler konuştunuz?" sorusuna "O geceye dair hiçbir şey hatırlamıyorum. O gece bende yok" demiş. Yanında bir kadın var. O kadın da ünlü bir kadın. Anlıyorum alkol almışsınız o alkolün sınırı fazla aşmış. Bunlara hiçbir söyleyecek sözüm yok. İstediğini yapabilirsin. Ama sorulan soruya verilecek cevap bu değil. Samimiyet her zaman kazanır. Güzel bir cevap bakıldığında. Ama demin de dediğim gibi hakkında konuştuğun bir kadın. İşte bu kadına yönelik şiddet türlerinden en az göze batanı olmasına rağmen en sık karşılaşılanıdır. Ölçülebilir olmadığından toplumsal boyutları hakkında bir kanıya varmak zordur...

*****
ARMUT DİBİNE DÜŞER
KONU çocuk olunca gözlerimin içi gülüyor. Son günlerde favorim Cem Yılmaz'ın oğlu Kemal. Geçen hafta annesi Ahu Yağtu ile bir Avm'ye gitmişler. 7 yaşındaki Kemal, annesine mikrofon uzatılmasını fırsat bilip okul sıkıntısını anlatmış "Okul olduğu için nefretli bir gün. Bütün çocuklar okuldan nefret eder. Öğrenmek güzel de okula gitmeyi sevmiyorum, 8 saat kaybediyorum." 'Armut dibine düşer' lafının ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gördüm. Zeka işte hazır cevap olmak. Allah tüm çocukların şansını bol etsin, nazarlardan korusun...

*****
TATLI REKABET

YILIN en tatlı zamanlarına yani yaz tatiline çok az zaman kaldı. Yavaş yavaş yaz planları yapılmaya başlanırken akıllarda da son zamanların en büyük tartışma konularından biri var yine...
Bodrum mu, Çeşme mi? Ülkemizin en popüler tatil mekanları arasında yer alan bu iki özel nokta, kendilerine has özellikleriyle kıyasıya bir yarışa devam ediyorlar. Bodrum, dantel gibi işlenmiş koyları, renkli gece hayatı, havalı beachleri, pahalı restoranları ve tarihi mekanlarıyla öne çıkıyor. Son yıllarda onun tahtını sarsmaya başlayan Çeşme'nin ise Alaçatı'sı... Dünyaca ünlü Ilıca plajı, serin havası, butik eğlence mekanları ve elbette sörf için ideal denizi ile Bodrum'u zorluyor. Son yıllara damgasını vuran bu tatlı rekabet bu yıl da devam edecek gibi. İstanbul'da ne kadar popüler mekan varsa bu yaz Çeşme'de dükkan açıyor. Sanırım bu yılın şampiyonu Çeşme olacak gibi...