Boynu bükükler

Adamlar eski CIA ajanlarına, İsrail'i seven uzmanlara kapılarını sonuna kadar açıyor. Amerikan yönetimlerini "Sürekli Savaş" çığlıklarıyla gaza getiren Haçlı-Siyonist ittifakı NeoConlar'a raporlar yazdırıyor. İşte o Washington Enstitüsü'nde bir de Türkiyeli var. Adama "Türk" diyemiyorum çünkü o da sürekli bu Enstitü'den raporlar yayınlayıp ülkemizi yerden yere vuruyor. "Eyvah Erdoğanizm patladı" diye ağlayarak karalar çalıyor, dizlerini dövüyor. Bitik NeoCon ve Erdoğan karşıtı psikolojik saplantı hastası Michael Rubin olmak için kendini yırtıyor. Bunu normal çünkü bitikler ancak bitikleri kendine idol seçer. Benim anlayamadığım konu Washington Enstitüsü'nün de bitikleri oynaması. Enstitü'de bir zamanlar yapılan toplantılara, FETÖ'nün gazetelerine ait elemanlar yasaklıydı, alınmıyordu. Ancak Türkiye'ye saldıran raporları yayınlayan zerzevatın FETÖ'den maaş aldığı biliniyor.
Yani Washington Enstitüsü'nün de FETÖ'cülerden medet umacak kadar acziyet içine girmesi çok şaşırtıcı. CIA ve asker emeklilerine kadar çok sayıda uzman kadrosu bulunan Enstütü'nün FETÖ'cü hainlerden maaşlı bir zavallının eline bakacak kadar muhtaç hale gelmesi beni güldürüyor.
"Boynu bükükler" adlı şarkımızı "Aklı bitikler" olarak uyarlayıp onlara armağan etmek sanırım en iyisi olacak. Aslında BATI bu ülkede hep bitiklere veya kaybedenlere oynadı. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu bile Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde açıkça destekleyerek bundan ekmek bekleyen fukaraya döndü. Her seçimde CHP'nin iktidar olması için yırtındı. Boğazda yalılarda "Bu defa kesin CHP iktidara geliyor" diyen işadamlarımızı dinleyip gözlerinin içi gülen ve avuç ovuşturan koskoca Amerika'nın zavallı büyükelçilerine tanık olduk. Referandumda "Hayır" kampanyalarına binlerce km öteden, bizim muhalafetten daha fazla bastıran "BİTİK BATI" ile karşılaştık, güldük. FETÖ'nün darbe girişiminde sabaha kadar uyumayan ve darbecilerin yanında olup "Bitiklerin kuyruğundaki kenelere" dönüşen Amerika, Avrupa ve NATO ile yüzyüze geldik, gözlerinin içine baktık. Bitiklerde utanma asla olmazdı... O yüzden gözlerini kaçırmadılar pişkince. CHP liderinin yürüyüşünden "Gandi Kemal" çıkar mı diye umutla beklediler ve hepsi İs Age adlı animasyondaki Mandy Mamut'a döndüler. Şimdi de İngiliz medyası "Demir Kadın" diye başlıklar atıyor. "Erdoğan'ı indirecek en güçlü aday, Türkiye'nin Demir Ladys"i diye yorumlar yazıyor.
Yerinde duramıyor, "Dişi Kurt, She- Wolf" manşetleri atıyor. Tüm bunları Meral Akşener aşkına yapıyor, 2019'daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde kimden medet umduğunu açık açık ortaya koyuyor. Meral Hanım "Allah Allah bu İngiliz basını neden aniden Dişi Kurt olduğum kanaatine varıp peşime düştü" diye düşünüyor mu bilemem. Ancak bildiğim bir şey var o da bu bitik BATI'nın hakikaten zeka özürlü olduğunu gösteren kanıtlar artık raflara sığmıyor. 15 Temmuz akşamı milyonlarca insanımızın izdihamda aşkla ezilerek çıktığı köprüyü göremeyecek kadar zavallılar. 15 senedir bu ülkede yenilen, suratına inen tokatlardan bıkmayan gerçek mağlup KÖR ve BİTİK BATI'nın ta kendisidir.
Heybeliada'da biri İsveçli, diğeri Alman iki AYAKLANMA uzmanı zavallı da bir otelin gizli bölmesinde "İnsan hakları savunucusu", "Af örgütü" etiketli Türklere eğitim verirken yakalandı. Ayaklanma uzmanları, insan hakları savunucularının insan hakkı mı diye sormayacağım. Benim sormak istediğim asıl konu burada defalarca "Yapma JOHN" diye uyardığım Amerikan elçisinin açıklamaları hakkında. Ayaklanma uzmanlarından eğitim alan bizim yerlilere ve kalkışmacı İsveç ve Alman eğitmene "Özgürlük" istediğini açıklamış John. Alman ayaklanma dersleri veriyor, İsveçli kalkışmanın kolaylaşması için WhatsApp gibi enstrümanların sağlanması konusunda muazzam lojistik destekçi bilim adamı!.. Bizim MİT bunların hepsini tespit etti. Ayaklanma uzmanlarının derslerine katılanlar Türk.. Dersi verenler Alman ve İsveçli... Alman ve İsveçlilerden ses çıkmıyor, davulu her daim çam devirmesine alıştığımız Amerikan elçisi bizim John çalıyor. Medya patronlarımızla otellerde buluşup "Erdoğan hasta mı, gidecek mi" diye sual ederek hayal kuran ve akabinde ülkesine postalanan zavallı elçileri gördük biz... Ama John gibisini inanın görmedik... Çünkü John'a verdiğimiz akıl ve nasihatleri inanın kimseye vermedik.
Bitik olunca demek ki kafa Bassmıyor! Sizin deyiminizle, "'Yargı var yargı a be John!"
  • ve ya
BEKİR HAZAR Tweetleri