Diriliş-Aslan

Önceki gün izlediğim filmde geçen diyalog ilgimi çekti. "İngilizler medeni insanlardır, kimseyi ısırmazlar" diyordu adam. "Bu işi başkalarına ısırtarak yaparlar" diye devam ediyordu. Osmanlı'yı yıkmak için Balkanlar'ı, küçücük Yunanistan'ı üzerimize boşuna salmadılar. Bugün artık oyun kuran güçlü devletler "İngiliz modeli"ni uygulayarak ülkelere müdahale ediyorlar. DEAŞ'ı kuruyorlar, ona birilerini ısırtıyorlar. Sonra PKK'yı emri altına alıp havlamak üzere sahaya sürüyorlar. FETÖ gibi örgütlerle içeriden ısırma operasyonu gerçekleştiriyorlar.
Bugün ABD'de "Erdoğan Yeni Osmanlı'nın temsilcisi" diye Yahudi lobileri tarafından konferanslar düzenleniyor, "DİRİLİŞ"i konuşuyor... Kati Piri diye "Türkiye'yi ısırma hastası" AB raportörü bir kadıncağız da "TRT dizisi Payitaht'ın yayını durdurulsun" diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Geldikleri noktaya bakın, Abdülhamid Han'ın hayatının anlatıldığı dizi için bile AB Parlamentosu'na önerge veriyor. O Sultan Abdülhamid Han'ı tahttan indirmeye saraya gelenler arasında İngiliz yoktu ama Ermeni'den Yahudi'ye kadar ne ararsan vardı. Darbe operasyonunu ittihatçı kafalar yapıyor görünürken aslında tasma Londra'nın elindeydi. Medeniyet işte böyle bir şeydi. Bu ülke topraklarının bir karşını satmayan, "Filistin'i kanla aldık ancak kanla veririz" diyen Abdülhamid Han'ı ittihatçı-mason paşalar eliyle Selanik'e sürdüler. Ondan sonra ne Balkanlar kaldı ne de İmparatorluk... Abdülhamid Han'ı daha sonra getirip Beylerbeyi Sarayı'na kapattılar. Her sabah Beylerbeyi Sarayı bahçesinde yürüyüş yapıyordu. Aynı dönemde o tarihi binanın bahçesinde bir kafeste aslan vardı ve terbiyecisi tarafından eğitiliyordu. İttihatçılar Abdülhamid Han'ı ortadan kaldırmak için aslan terbiyecisini ikna edip ayarladılar. Abdülhamid Han sabah yürüyüşüne çıktığında terbiyeci, aslanı kafesinden çıkaracaktı. Abdülhamid Han'ı parçalayarak öldürecekti. Nitekim sinsi plan aynen uygulandı. Abdülhamid Han yürüyüşe çıktığında kafesinden salınmış aslan ile burun buruna geldi. Hiç panik yapmadan başını okşayarak alıp kafesine geri götürdü. Ardında milyonlarca mazlumun, İslam coğrafyasının duaları varsa aslanları kafesine kapatmak kolaydı.
Günümüzde aslanların yanında çakallar ve sırtlanlar da türedi. Erdoğan'ı ameliyat olurken öldürmekten tutun, zehirlemeye kadar her yolu denediler. Aslanları kafese kapatanlar, arkalarında 1 milyarın üzerindeki coğrafyadan gelen mazlumların kalbinden akan dualar varsa, sırtlanlar ve çakallar da neydi ki? 15 Temmuz'da üzerine silahlı katilleri salıp Marmaris'te öldürmek istediler.
Yetmedi, havada savaş uçakları ile aradılar.
Helikopterleri, tankları sokaklara sürdüler.
Medeni BATI ısırmıyor, FETÖ adında bir çakala ısırtmak istiyordu. Peki kimdi bu FETÖ?.. Bu sorunun tam cevabına geçmeden önce İzmir'de Diriliş Kilisesi'nde Başpapazlık yapan Amerikalı Pastör'e gitmemiz lazım.
ABD ve dünya medyası şu an Papaz Pastör ile yatıyor, onunla kalkıyor. "Çok önemli derin bir isim" diye konuya giriyorlar, adamın derinlik anatomisini çıkarıyorlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyaz Saray'da Trump ile buluştuğunda önüne Papaz Pastör geldi. Erdoğan FETÖ liderini istiyor, Trump "Bizde hukuk var, karışamayız" diyordu. Hemen ardından "Türkiye'de cezaevindeki Papaz Pastör'ü bize geri verin" diye ekliyordu. "Türkiye'de de hukuk var" deneceğini bile bile ısrarla bu talepte bulunuyordu. Çünkü ABD istihbaratı ve kongresi Papaz Pastör için ayağa kalkmıştı.
Amerika'da bir blogta yazılan şu cümleler her şeyi belki de kara mizahla bakın nasıl anlatıyordu; "Trump, Papaz Pastör'ü istedi. Erdoğan nedenini sordu. Trump 'Pastör bizim CIA üst düzey görevlimiz' karşılığını verdi. Erdoğan, 'Tamam sizin CIA görevliniz Papaz Pastör'ü verelim ama siz de bize FETÖ liderini iade edin' diye misilleme yapınca Trump gayet açık konuştu; 'Hayır onu veremeyiz. Çünkü FETÖ lideri de CIA elemanımız." İzmir'de cezaevine konan Diriliş Kilisesi Papazı Pastör'ü ve ne kadar önemli olduğunu kimselerin haberi yokken, yaklaşık üç hafta önce ahaber'de Yaz-Boz'da gündeme getirmiştik. PKK'yı çok seviyordu...
Ve dahası 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı, onun nerelere tırmanmış olacağını ve FETÖ bağlantılarını net bir şekilde görecektik.
15 Temmuz sonrası göremediğimiz o gerçekleşemeyen yükselişin perde arkasını bu akşam ahaber'de Yaz-Boz'da izleyeceğiz.
"Diriliş-Ertuğrul" nesli tüm dostları bekliyoruz.
  • ve ya
BEKİR HAZAR Tweetleri