Özağalık

HDP özellikle MERKEZ MEDYA'nın gazıyla bir yere geldi. Türkiye partisi olacağı düşünüldü.
Destek verildi. Manşetler atıldı, programlar yapıldı, sazlar çalındı. Olmadı! Olmayacağı belliydi. Şimdi herkes "HİÇ BİR ŞEY BİLMİYORMUŞ GİBİ YAPIP" topu taca atıyor. EŞBAŞKANLAR özerklik, yerinden yönetim, özyönetim gibi alışık olmadığımız taleplerle geliyor. Çok kişi de bir şey anlamıyor. Şehirler harap olurken insanlar evlerini-barklarını bırakıp göç ederken birileri çıkıp devamlı Ankara'dan bir şeyler istiyordu!
N-E-D-E-N?
Özerklik! Özyönetim!
Ayrı eğitim sistemi, ayrı vergi sistemi, ayrı sağlık sistemi... Bunları kim istiyor, dahası kim için istiyordu! İsimlere pek fazla girmeden gidelim. Gidelim ki fotoğrafı görelim. Anlayalım. Fark edelim... Medya en içinden çıkılmaz konuların bile şifresini içinde barındırır. Sadece biraz dikkat... "HDP'nin Kürt kimliğini şiddete başvurmadan, demokratik yoldan savunan yaklaşımının Meclis'e taşınması... Eğer taşınmazsa, Türkiye demokrasisi için ciddi sıkıntılar çıkar. Ben CHP'liyim ama HDP'nin Meclis'te olması hepimiz için, barış için son derece önemli..."
Bu sözleri Mayıs 2015'te KEMAL DERVİŞ şimdi tutuklu olan gazeteci Can Dündar'a söyledi... Kemal Bey, KÜRESEL SERMAYENİN çok güvendiği bir isimdi.
CHP'li olarak HDP'nin yanında durması Demirtaş ve ekibinin kimler tarafından desteklendiğini açıkça ortaya koymaktaydı!
Peki, son dönemde daha da ısrarla dile getirilen ÖZERKLİK neydi?
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da öteden beri ÖZERKLİK vardı. Şaşırmayın, vardı! Hatırlayın...
Bölge hukuk kurallarının dışında TÖRE'LERLE yönetilirdi! TÖRERİST manşetleri atılırdı.
Siyasi olarak bölgede DEVLET değil BARONLAR, yani yerel AĞA'lar, hakimdi. Seçimler yapılır, AĞALAR ya da ÇOCUKLARI Meclis'e gelirdi. Kimin kime OY vereceği BUYRUKLA bildirilir ve halk da gerekeni yapardı.
Para, yani bölgenin ekonomik gücü, AĞA'larda olduğu için AŞİRETLER devamlı haber yapılırdı. Parti değiştiren AŞİRET haberleri gazete ve televizyonlarda çok sık yer bulurdu! Aşiret reislerinin aşkları gibi... Kimin kiminle evleneceği, kaç çocuk yapacağı, nerede oturacağı karara bağlanmıştı. AĞALIK sistemi her şeyi düşünüyordu... Devlet yerine onlar vardı!
İşler tıkır tıkır yürüyordu! Ama yine de bir PARTİ çıkıp "ÖZERKLİK" diye tutturuyordu! Garip olan buydu! ÖZERKLİK'i yaşatanlar şimdi de HDP üzerinden SİYASİ özerkliği istiyorlardı.
Zaten kendi kurallarını bölgeye dayatanlar şimdi ANAYASA ile bunları resmi anlaşmaya dökmek istiyordu. Arkasında ise İstanbul sermayesi, onun da arkasında KÜRESEL SERMAYE vardı.
Peki neden?
Rahmetli Turgut Özal bu işi ilk anlayıp refleks gösterenlerden biriydi. Rahmetli Adnan Kahveci gibi... Özal dillere yapışan ifadesiyle "Bir koyup üç alacağız" diyordu. Bu ne demekti? Fazla kafa yormadık ama önemli bir çıkıştı! Sadece magazin kısmıyla ilgilendik. Oysa o cümle şunu söylüyordu: "Türkiye'den birkaç vilayet gidip Kuzey Irak ile bütünleşecek.
Kürt devletini kuracağız. Daha sonra da federasyon halinde büyük birleşmeyi sağlayacağız!"
ÖLDÜRÜLDÜ!
Darbe ile gelen Kenan Evren de "Türkiye'de eyalet sistemine geçelim" dedi.
Kenan Paşa çok şeyi bilmediği gibi bunu da bilmiyordu! Sorun birleşmede değil kimin etrafında birleşeceğimizdeydi!
Kemal Derviş ve arkasındaki güç Demirtaşlar'ın yolunu açarken, HDP'ye destek verirken ilk adım olarak ÖZERKLİK'i, ardından Kuzey Irak'la bütünleşmeyi, daha sonra da BAĞDAT ile bir olmayı hedefliyordu. Film bu senaryo ile giderse Türkiye bölünecek, AB Ankara'nın BATI'sını yani kalan parçayı bünyesine katacak, sonra da bizim üzerimize basarak Kürtler üzerinden Ortadoğu'yu yönetecekti. PROJE BUYDU! Kaybeden Türkiye ile Amerika olacaktı.
Barzani'nin bir önemi yoktu!
Daha önce birkaç kez yazdım. Barzani bir ara Avrupa'ya gitti. Hatta Selahattin Duman "Milano'da gördüm!" diye de yazdı. Kimi de "Dişçiye uğradı" iddiasını ortaya attı. Barzani Avrupa'da iki üç hafta geçiriyor, ancak aradığı desteği bulamıyordu! Bu proje için yola çıkmış, hayalleri suya düşünce rotayı Ankara'ya kırmıştı. Zorunlu olarak... "Kuzey Irak Türk askerlerine mezar olacak" dedi!
Yetmedi. "Onlar burada bir şey yaparsa, ben Diyarbakır'da yapacağım" diye de ekledi... Ama rotayı Ankara'ya kırdı. Bunlar unutuldu. TÜRK ASKERİ ONU da korumak için MUSUL'a indi!
Bu KÜRT konusunun Türkiye olmadan asla ve kat'a çözülemeyeceğinin işaretiydi.
Askerimizin boy gösterdiği bölgede yakında bizim paramız, bizim hukukumuz, bizim devlet refleksimiz kendini hissettirecekti. Bütünleşme tüm hızla gidecekti. Bölge için tek çıkar yol buydu!
Türkiye koruyacak ve büyütecekti.
Küresel sermaye ULUS DEVLETLERİ bölüp-parçalayıp her şeyin serbestçe dolaşmasını istiyordu. Sınırları tanımadan...
Para da mal da dolaşsın, EKONOMİYİ de bunlar kontrol etsin. Onların kafasındaki YENİ DÜNYA DÜZENİ buydu.
Kürtler'e de AYRILIKÇI ROL veriliyordu! PARANIN SAHİPLERİ devletleri yok etmek, milletleri paranın esiri yapmak için geliyordu.
Bilerek ya da bilmeyerek HDP buna hizmet ediyordu! "Tabanca yerine su tabancası!" diyenler şimdi ÖZERKLİK için "Hendekten çıkmayız. Halkımızın direnişini destekliyoruz" noktasına gelmişti. SİLAHLARLA hem de, su tabancasıyla değil... Çünkü projenin tamamını bilmiyorlardı. Sadece aldıkları KÜÇÜK ROLLE bölgeyi değiştireceklerini düşünüyorlardı! SERMAYE, yani BARONLAR, bir kez daha Türkiye'de duvara tosluyordu!
Göçe zorlanan Kürt kardeşlerimiz ise oynanan bu oyunu hiç görmüyor ve bilmiyordu. Sadece ÖZERKLİK'in gereği olarak hala acı çekmeleri isteniyordu.
Çatışmalar, ölümler sadece Kürtler'in işine gelmiyordu! Kürtler adına hareket edenler, Kürtler'e acıdan başka bir şey vermiyordu?
Acaba burada başka bir şey mi vardı?
Daha açık soralım!
Ya AĞALAR el altından destek verdiği yapılarla terörü besliyor, terörle siyasi sonuca gitmek istiyorlarsa! ÖZERKLİK'lerini ANAYASAL güvenceye silahla koydurmak derdindeyseler! Bunu sadece Kürtler değil Nişantaşı'nın da, Bebek'in de, Etiler'in de düşünmesi gerekiyordu!
Özerklik bir AVRUPA malıdır! ÖZYÖNETİM ilk adımdı! İkincisini, üçüncüsünü düşünelim! Hep birlikte!
HDP eğer SOL parti ise bunu AĞALARLA savaşarak göstermeliydi.
Ama onlar AĞALARA meydan okuyan Erdoğan'la mücadeleyi uygun gördü! DURUM BU! Erdoğan'ın BAŞKAN olması, hem Kürtler'in, hem bölgenin, hem de Türkiye'nin kazanmasıdır! BÖLMEK İÇİN GÜN SAYAN BARONLARIN İSE YENİLMESİDİR!
Olay budur!
  • ve ya
ERGÜN DİLER Tweetleri