Perde arkasında önemli diyaloglar yaşanmıştı.
Obama, Türkiye'ye geldiğinde
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e son derece samimi sözler söylemişti.
Gül'den düşünmesini istemişti:
- Bundan yıllar öncesine gidersek, ön adı Hüseyin olan bir kişinin ABD'nin başına gelebileceğini düşünebilir miydiniz?
Ardından eklemişti:
- Benim ailemin de bir kısmı Müslüman.
Bu yüzden ben sizi tanıyor ve daha iyi anlıyorum.
Obama, Amerika'da
Ermeni tezlerini dinleyerek büyümüştü. Sadece tek taraflı bilgilendirilmişti. Bu yüzden,
Türkiye'ye gelişinde bizim anlattıklarımızı ilgi ve biraz da şaşkınlıkla dinledi.
Hatta daha da ileri gitti...
Türkiye'de öğrenciler tarafından kendisine sorulan konu ile ilgili soru üzerine,
Türk tarafına pas verip, bir de jest yaptı.
Nihayet beklenen gün yaklaştı.
24 Nisan'a çok az bir süre kaldı. Yılan hikayesi bu yıl da tekrarlanacak.
Ermeni diasporası,
"Ermeni soykırımının" ABD tarafından resmen tanınması için alabildiğine bastıracak.
***
Soykırım iddiası, her yıl olduğu gibi yine
ABD Meclisi'nin gündemine geldi.
Amerikalı 139 milletvekili, iddianın
ABD Meclisi tarafından resmen tanınması için önerge hazırladı.
İddia sahipleri, önemli bir gerekçeyi de arkalarına aldılar:
- Yeni Başkan Barack Obama, seçim kampanyası sırasında soykırım iddialarını tanıma sözü vermişti!
Bu önerge, önce
ABD Temsilciler Meclisi'nin
Dış İlişkiler Komitesi'nde onaylanacak. Büyük bir ihtimalle de kabul edilecek. Tasarı, daha sonra
Genel Kurul'a gönderilecek.
Obama'nın rolü de ondan sonra ortaya çıkacak.
ABD'nin yeni
Başkanı, Türkiye ile ilgili tavrını ortaya koyacak.
İşte o zaman
Obama, bizi ne kadar iyi anlıyor göreceğiz!
***
Yıllardır tekrarlanan tablo hep aynı. Sıkıntı,
Cumhuriyet tarihimizden de eski.
Osmanlı'ya kadar dayanıyor.
Ermenilerin "soykırım" iddiaları, üzerimizde
Demokles'in
Kılıcı gibi sallanıp duruyor...
Biz durumu çok önemsiyoruz.
Amerika da her seferinde
Türkiye'den yeni tavizler koparmak için kullanıyor.
Oysa, bu iddialar
Osmanlı döneminde
Amerika tarafından kabul edildi.
1975 Yılı'nda da buna benzer bir yasa
ABD Temsilciler Meclisi tarafından onaylandı. Ancak,
Senato'ya gönderilip yasalaşması sağlanmadı.
Üstelik, o günlerde
Türkiye-ABD ilişkileri en kötü dönemini yaşıyordu.
Kıbrıs Harekâtı yüzünden kopma noktasına gelmişti.
ABD üslerine
Türk Bayrakları çekilmişti. Buna rağmen,
ABD tarafından
Ermenilerin soykırım iddiaları frenlendi. Sonuca götürülmesi önlendi.
Bugün ilişkilerimiz o günlerle kıyaslanamayacak kadar iyi.
Bölgemizde de dünyada da
Amerika ile benzer politikalar izliyoruz. En önemlisi de
Obama Yönetimi'nin
Türkiye'ye her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.
Biz yine de korkuyoruz!
***
Genellikle bu tür tasarılar
ABD tarafından son dakikada önlendi...
Benzer bir tasarının yasalaşması
2000 Yılı'nda
Bill Clinton tarafından engellendi.
2007 Yılı'nda
ABD Başkanı George Bush devreye girdi.
Türkiye ile ilişkilerin bozulmaması için tasarı rafa kaldırıldı.
Şimdi sıra
Obama'da!
Obama, Türkiye'ye karşı ilk ciddi sınavını verecek.
Türk-ABD ilişkilerinde bir klasik mi yaşanacak? Yine son dakikada tasarı geri mi çekilecek? Yoksa, farklı bir tutum içine mi girilecek? Bekleyecek ve göreceğiz.
Türkiye'nin,
ABD'nin gözündeki önemi bir defa daha test edilecek!