• Facebook
  • Twitter

Ah bir ataş ver

Yarın Dumlupınar denizaltımızın hazin bir şekilde batmasının yıl dönümü. 59 yıl önce saatler 02.15'i gösterirken, Çanakkale'de Naraburnu açıklarında seyretmekte olan Dumlupınar Denizaltısı bir İsveç şilebiyle çarpıştı ve ağır yara aldı. Sanki gökgürültüsü patlamış gibi bir ses koptu ve koca denizaltı 81 kişilik mürettebatıyla sulara gömüldü. İlk anda ölmeyip sağ kalan 22 kişi geminin arka bölümüne sığındı ve su yüzüne telefon şamandırası fırlatarak 'imdat' dedi.
Kurtarma için seferber olanlar, oksijen idare etsin diye, içeridekilere "sakın konuşmayın, şarkı-türkü söylemeyin, aman ha cigara içmeyin" haberi gönderdiler. Ancak çalışmaların sonuç vermeyeceği anlaşıldığında, denizin altına şu çağrı gitti. Konuşabilir, şarkı-türkü söyleyebilir, hatta cigara içebilirsiniz!
Telefon hattının öteki ucundan, ölümü bekleyenlerin hüzünlü, ama başı dik türküsü duyuldu: "Ah Bir Ataş Ver"
Telefon şamandırası koptuğunda artık denizin derinliklerinden gelen türkü şahadet seleri ve tekbirler de son bulmuştu. "Ailelerimize selam söylüyoruz. Vatan sağolsun..."

Kaza nasıl oldu?

Akdeniz'de yapılan NATO tatbikatına katılan 1. İnönü ve DUMLUPINAR Denizaltı gemileri, manevraların ardından Gölcük'e dönmek üzere yola çıktı. 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece Çanakkale Boğazı'na giriş yapan iki denizaltı gemisi, olacaklardan habersiz eve dönüyordu. Sakin geçen yolculuk saat 02.10 sularında Dumlupınar için son buldu.
Dumlupınar, Naraburnu açıklarına yaklaşırken geminin güvertesinde Süvari Kıdemli Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu, Üsteğmen Kemal Ünver, Üsteğmen Hüseyin Yumuk, Astsubay Hüseyin Akış ve Astsubay Hüseyin İnkaya bulunuyordu.
Ancak Çanakkale Boğazı'nın sularında sessiz sedasız ilerleyen tek gemi Dumlupınar değildi. İstanbul yönünden gelen İsveç Bandıralı "Naboland" şilebi de aynı dakikalarda Naraburnu açıklarına gelmişti.
Kaptanlığını Oscar Lorentzon'un yaptığı Naboland ile Dumlupınar, birkaç dakika sonra korkunç bir gürültüyle çarpıştı ve bu çarpışma Eceabat Limanı'nda demirlemiş olan gemilerce de duyuldu. Darbenin şiddetine dayanamayan Dumlupınar, birkaç saniye içinde Çanakkale Boğazı'nın karanlık ve soğuk sularına gömüldü.
Denizaltının tüm elektriği kesilmişti.
Gemilerinin baş taraftan itibaren su aldığını gören denizciler hızla kıç torpido dairesine doğru harekete geçti.
Kıç torpidoya varana kadar da arkadaşlarının birçoğunu kaybettiler. Dumlupınar batarken sadece 22 denizci de kıç torpido dairesine ulaşmayı başarmıştı.
Dumlupınar ilk şehitlerini böylelikle vermiş oldu.

Sonun başlangıcı

Aynı gece Eceabat Limanı'nda demirli bulunan Gümrük motorundaki personel, acil olarak kaza mahaline çağırıldı. Gümrük motoru, Naboland'dan atılan tahlisiye sandallarına çıkmış ve can yeleklerine sarılmış Dumlupınar mürettebatını görerek motora aldı ve Çanakkale'de hastaneye ulaştırdı. Gün ağarmıştı. Balıkçı tekneleri, Dumlupınar'ın batarken su yüzüne fırlattığı haberleşme şamandırasını gördü.
Sonrasını zaten başta yazdım. Bunca yılın ardından yine selam, sevgi ve saygılar gönderiyoruz şehitlerimze. Nur içinde yatsınlar.