• Facebook
  • Twitter

Benim adım

Tarih 14 Eylül 1964... Yer Beyoğlu. Kiralık katil 'ı sırtından vurdu. Kılıç, yerden doğruldu ve katili delik deşik etti... Daha sonra araçta bekleyen gözcüyü dizlerinden vuran Kılıç işte böyle seslendi:

Benim adım Dündar Kılıç
Güncel 08 Temmuz 2010, Perşembe
Etiketler:

Tarih 1994, Eylül ayının 19'u...
Mecidiyeköy meydanında ardarda duyulan iki silah sesi Türkiye'yi sarsacak büyük bir skandalın ilk habercisiydi. Gazeteler "Turgut Özal tarafından Amerika'dan çağrılıp Emlak Bankası genel müdürlüğüne getirilen Engin Civan kurşunlandı..." diye yazdı.
Kısa bir süre sonra olay Civangate olarak adlandırılacaktı. Skandalın ünlü cümlesi, "Rüşvetin belgesi mi olur p.z....k" ise hafızalardan uzun zaman çıkmayacaktı.
Neydi Civangate? İddialara göre Özal'ın adamı olan müteahhit Selim Edes, bankacı Engin Civan'a verdiği 5 milyon rüşveti (Civan başarısız olunca) geri alamıyor ve Ahmet Özal'a bu iş için başvuruyordu.
Şayet tahsil edilebilirse paranın bir kısmı genç Özal'ın borçları için kendisine verilecekti. Bunun üzerine Zeynep Özal, Alaattin Çakıcı ve 'ı devreye soktu. Kılıç, 26 Eylül günü çıkarıldığı mahkemede kendinden bu konuda ricada bulunan ismi açıkladı; Semra Özal! Türk siyasi tarihi ile yeraltı dünyasının bu büyük bombasına gelmeden önce, olayın aktörlerinden birini çok iyi tanımak gerekir. Bu yüzden daha gerilere, 1964 yılına dönüyoruz.

DİREKSİYONDA DONDU
Efsanenin doğuşu... Bir sigara yaktı Piç Hüseyin. Ellerinin titremesini yanındaki Kirli Horoz'a göstermek istemiyordu. 1960 model bir Plymouth'un içindeydiler. Direksiyondaki Piç Hüseyin yani Hüseyin Turan. Kirli'ni adı ise Cumhur Şahin'di. Yeraltı dünyası onları Piç ve Kirli diye tanırdı. Ankara'dan gelmişlerdi ve az sonra işleyecekleri cinayetin korkusu yüreklerini daraltıyordu. Piç Hüseyin'in titremesi bundandı... Beyoğlu'nun Süslü Saksı sokağının köşesine park etmişlerdi Plymouth'larını. 1964'ün 14 Eylül akşamıydı. İkisinin bakışları kahvenin kapısına odaklandı. Orası, Kürt İdris'in kahvesiydi. Bu isim İstanbul kabadayılarını saygıyla ayağa kaldırmaya yeterdi. Ama Piç ve Kirli ona değil İdris'in en yakın arkadaşına kurmuşlardı ölümcül pusuyu.

Az sonra 'kurban' sokağın köşesinden döndü. Lacivert takım elbisesiyle kendinden emin ama çevreyi adeta koklayarak yürüyordu. İdris'in kahvesine doğru yöneldi. Önce kiralık katil Kirli indi arabadan. Kirli horoz, tabancasını kurbanının ardından doğrulttu ve iki el ateş etti. Yiğit adam sırtına kurşunları yemişti ama yere düşerken Smith Wesson'unu çekmeyi başardı ve tetiğe bastı. Yerde yuvarlanıyor, dönüyor ateş ediyordu. Kurşunlar Kirli Horoz'un tüm vücudunu delik deşik etti. Yere yığıldı. Oracıkta ölmüştü. Sırtındaki kurşuna rağmen ayağa kalktı lacivertli adam. Piç Hüseyin, direksiyonda donmuş kalmıştı. Tabancasını çekmeye çalıştı. Ama adam Azrail gibi bitmişti arabanın başında.

Hüseyin başını torpido altına sakladı, iki kurşun dizine isabet etmişti. "Benim adım" dedi 'kurban'"Benim adım Dündar Kılıç! Bunu unutma piç!" Ertesi gün gazete manşetleri, bu lacivert takım elbiseli kabadayının adını tüm Türkiye'ye duyuracaktı. O artık yeraltı dünyasında egemenliğini ilan eden 'mafya' babasıydı. Böylece ihanetler, dostluklar, silahlar, işkenceler, hapishaneler, trilyonlar, yoksulluklar, cumhurbaşkanları ve evlat acıları içinde geçecek olan koca bir yaşamın ilk perdesi açılıyordu.

14 YAŞINDA BİR SABIKALI
1935 yılında Sürmene'de doğmuştu Dündar Kılıç. Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Ankara'ya göç etmişti. Babası, bir fırın açmıştı. O günlerde bile ekmeğin fazlasını garibanlarına dağıtırdı küçük Dündar. Bir gün elinde ekmek teknesiyle yürürken iki kişi tarafından önü kesildi. Her şeyini alıp, onu dövdüler. Dündar onlardan birinin yüzünü hiç unutmayacaktı. Kaşlarından, kirpiklerine, saçlarına kadar sapsarı bir adamdı. Dündar albinonun ne demek olduğunu bilmiyordu ama bu yüzü kazımıştı hafızasına. Tekrar bıçak taşımaya başladı Dündar. 14 yaşındayken polis tarafından üzerinde bıçakla yakalanınca ilk sabıkayı almış ve ailesi tarafından bilumum kesici alet yasaklanmıştı.

7 YIL SONRA İNTİKAM ALDI
İntikam soğuk yenen bir yemektir Dündar artık 18 yaşına gelmişti. Cebeci çayırında arkadaşları ile top oynarken birden 'onları' gördü. 7 yıl önce kendisini döven o sarı yüzü ve arkadaşını hiç unutmamıştı ki zaten. O anda, bütün hayatı boyunca onu pek çok beladan kurtaracak olan hızlı hareket etme yeteneğini devreye soktu. Yıldırım gibi karşıdaki kasap dükkanına koştu, bir kasap bıçağını kapması ve iki adamın üzerlerine doğru hamletmesi üç beş saniye sürdü.

Kısa bir kovalamaca sonunda Boksör Ercü ve Kirpi Mustafa'nın yüzleri bıçak darbelerinden tanınmaz hale gelecekti. Onları öldürmemişti ama intikam denen o soğuk yemeği yedi yıl sonra tatmıştı Dündar. Faturası 6 ay 20 gün hapis oldu. Yaşamının 22 yıl, 4 ayını demir parmaklıklar ardında geçirecek olan Dündar'ın bu ilk mahkumiyetiydi. Cezaevinden çıktığında 'eğitiminin' bir bölümünü almıştı.

Bundan sonra onun okulu, hapishaneler olacaktı. Daha sonra dost olacağı, dönemin ünlü gazetecisi Halit Çapın'a bu ilk deneyimini şu cümlelerle anlattı; "Oraya ilk girişimde yıkıldım. Ama baktım ki üzüntü fayda etmiyor, bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Hapishane ayrı bir alemdir. İyi bilmezsen adamı öyle bir kötületirler ki bir daha düzelemezsin." Dündar, hapishanede sübyan koğuşuna konmuştu. Küçük tutukluların durumunu görünce kendi kendine yemin etti. Sübyan koğuşlarını yaşanacak bir yer haline getirecekti! Ömrü boyunca da bunun için uğraştı. Gerçekten de onun girdiği her cezaevinde mahkumlar, özellikle de çocuk mahkumlar rahat etti.

5 yorum yapıldı YORUMLAR

kalan karakter 1000

dr.ramazan dr.ramazan

biz sürmenelilerin gururu.beyefendiler beyefendisi rahmetli dündar amcamız..bir karıncayı bile incitmez..kadınlara son derece nazik ve kibar..ama bir zalim gördümü azrail olurdu..hep böyle anlattı büyüklerimiz. bizim yaşımız küçük olduğu için yakınen tanıyamadık onu.birçoğu öldü yahya abi,ibrahim abi,uğur v.s.çocukları hepsi sevilir sayılır eli açık yardımseverleredir.cenk ve ergün..ona ALLAH tan rahmet diliyorum mekanı cennet olsun

Aynı Görüşte misiniz?
evet17
hayır2
cevapla 05.10.2012 10:56
.... ....

çok güzel olur diyoun ya anlatsam roman olur hesabı onların hayatları diye ama şöyle bi soru daha var onlar hayatlarını analtırmıki sonuçta geçmişi gizli olaylarla dolu insanlar..

Aynı Görüşte misiniz?
evet5
hayır1
cevapla 25.07.2011 19:58
... ...

e kaptan çok doğru söylemiş öyle bir film yapılması gerekiyor bencede uğur yücelin öyle bir projesi vardı sanırım

Aynı Görüşte misiniz?
evet7
hayır1
cevapla 26.02.2011 16:52
ekaptan ekaptan

fatma gülün sucu ne?yada türkan gibi
sacma sapan diziler yapacaklarina aha
bu adamlarin hayatlarini konu alan bir
dizi yapsalarya!;)
yillardir italyanlarin mafya babalarinin
filmlerini hayranlikla izledik!izledigimiz
her kareyi arkadas ortamlarinda
konusup uzun uzun tartistik bu tür
olaylar hep yurt disinda oluyormus gibi
düsündük yada o sekilde
düsündürülmeye calisildik!
neyse bence bu adamlarin hayatindan
süper filmler cikar.hani diyorlarya
anlatsam roman olur diye heh iste
aynen öyle

Aynı Görüşte misiniz?
evet18
hayır6
cevapla 31.10.2010 17:04
OSMAN PAŞA OSMAN PAŞA

BİR
SURMENELİ OLARAK ATALARAMIZLA GURUR DUYUYOR VE ONLARIN YOLUNDAN GITMEK İCİN ELİMIZDEN GELENI YAPMAYA CALISIYORUZ SAYGILARIMLA

Aynı Görüşte misiniz?
evet11
hayır8
cevapla 14.12.2011 18:54

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

DİĞER

GÜNCEL

HABERLERİ
tüm güncel haberleri
Tüm Güncel Haberleri
İSTANBUL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
05:00 06:27 11:55 14:41 17:10 18:30
ANKARA
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
04:44 06:10 11:39 14:28 16:56 18:15
İZMİR
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
05:06 06:30 12:02 14:53 17:22 18:39
TÜM İLLER