CANLI YAYIN

Kızar mısın kızdırır mısın!

Eklenme Tarihi 09 Mayıs 2018
Üzüleyim mi kızayım mı bilemedim. Düşünün ki Cumhurbaşkanı adayı olan bir siyasetçi ve ona reva görülen tavırlar. İlk ayıp; adaylık açıklamasının yapıldığı salonda yapıldı zaten ve bizatihi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından hem de.
Sanki yaramazlık yapmış bir çocuğa seslenir gibi, sesindeki tonlama ve ardından dilinden dökülen sesleniş tarzını anlamak, anlayabilmek mümkün değil zaten; "Gel bakalım buraya Muharrem İnce!" Söyler misiniz Allah aşkına, toplum içinde evladınıza bile yapmayacağınız bu seslenişi, Cumhurbaşkanlığı gibi bir makama layık gördüğünüz bir siyasetçiye nasıl kameralar önünde, milyonlarca insanın izlediği bir ortamda yakıştırabildiniz? Peki ya Pazartesi günkü asansör faciası neydi öyle? Ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanlığı adaylığına layık gördüğü bir kişi Genel Başkanı ile görüşmek üzere Genel Merkez'de asansöre biniyor, ama kişi sayısı fazla olduğu için asansör hareket edemiyor, hiç kimse inmeye yanaşmayınca;
"Bari ben ineyim" diyerek Muharrem İnce asansörden iniyor. Onun bu hareketinden utanan bir başka partili, "Ben inerim" diyerek çekilince asansöre tekrar binen Muharrem İnce, dayanamayıp; ""Partinin niye iktidar olmadığı belli. Bu kafayla iktidar olunmaz!" demekten kendisini alamıyor. Yazının başındaki konuya geleyim;
CHP'nin iç meselesi deyip bizi ilgilendirmez de denilebilir ya da Cumhurbaşkanlığı makamına layık görülen bir siyasetçiye yapılmış kocaman bir ayıp diyerek kızıla da bilinir ya da koskoca CHP'yi bu hale getirdikleri için üzülüne de bilinir! Ama hangi duyguyu hissederseniz hissedin, koskoca partinin düştüğü bu duruma karşı duyarsız kalınamayacağı da açık...



Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Hanım'a zeytin dalı verirkenki bu fotoğraf, siyasetin sert esen gündeminde ilaç gibi geldi...

ONE MİNUTE'DEN AHİDLEŞMEYE
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pazar günkü İstanbul Kongresi'nde açıkladığı AK Parti'nin 24 Haziran manifestosu ile ilgili pek çok şey söylendi, pek çok şey yazıldı. Ben ise en genel tanımla; Erdoğan'ın ve AK Parti'nin 16 yılının özetinin teminatı altında yeni dönemin şifreleri olarak yorumladım. Manifestonun 3 kelimelik özeti: İrade, erdem ve cesaretin vücut bulmuş hali zaten ortada.
Yeni bir yola çıkarken milletle ahidleşen Erdoğan'ın, sadece 16 yılda değil, 40 yıllık siyaset serüveninin her anında zaten cesaret sonuna kadar görüldü, tanık olundu.
RP'den ayrılırken, AK Parti'yi kurarken verdikleri ismin bile; "erdemliler hareketi" olduğu hatırlanırsa; hareketin ismine bile verdikleri erdem, siyasetlerinin her adımında zaten kendini gösterdi. 'One minute' deyip dünyaya kafa tutarken de, kaldığı otele uçaklar dolusu teröristler gelirken kaçmak yerine korkmadan ailesiyle birlikte milletiyle kucaklaşmaya giderken de gösterdiği irade karşısında ne içerideki ne de dışarıdaki hiçbir rakibi ve hatta düşmanı direnemedi zaten. Cumhuriyet ile başlayan kuruluş, sonrasında ve bugüne kadarki diriliş ve nihayet 24 Haziran ile birlikte başlayacak olan şahlanış için talip olması da bu yüzden zaten. Millet için siyaset yaparken, 'Millet devlet için değil, devlet millet için var' demekten asla vazgeçmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan için yeni dönemdeki özgürlük vurgusu, her zamankinden daha güçlü oldu. Kadına yönelik taciz ve şiddetin, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu ve bununla mücadelede sonuna kadar kararlı olunduğu sözü de benim için, kadınlar için çok ama çok kıymetli.

24 HAZİRAN'IN MUHALEFETE ETTİĞİ!
Herkesin gözden kaçırdığı bir nokta var;
Erdoğan ile birlikte yarışa girenlerin Muharrem İnce hariç hepsi Genel Başkan (Selahattin Demirtaş tutuklu olduğu için mecburen Genel Başkanlık'tan ayrıldı ama herkes biliyor ki fiilen Genel Başkan Demirtaş.) Meral Akşener de, Temel Karamollaoğlu da, Demirtaş da kaybeder ise; koltukları riske girecek. Çünkü; eğer Cumhurbaşkanı seçilemez iseler milletvekili de olmayacakları için; partilerinde yeni genel başkan arayışları da başlaması işten bile değil.
Buradaki tek fark, CHP'nin adayı Muharrem İnce için.
Ama; orada da şöyle bir beklenti var; Eğer İnce Cumhurbaşkanlığı seçiminde, CHP'nin genel seçimde alacağı oydan binde 1 bile fazla oy alır ise, Cumhurbaşkanlığını kaybetse bile Genel Başkanlık sürecini derhal başlatacaktır.
24 Haziran'dan hemen sonra seçimli kurultayın toplanması için hazırlıklara başlayacaktır. Bugünden şunu söyleyebiliriz ki; yapılan anketlere göre ilk turda Erdoğan lehine bitmesine kesin gözüyle bakılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri deprem etkisi yaratacak ve 24 Haziran sonrasında hepsi için Genel Başkanlık arayışı başlayacaktır..

DERİN SÖZ
Hedefi
olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez... MONTAIGNE