Bugünkü
Takvim
  • 20 Şubat 2011, Pazar

Devrik kral acı konuştu

Sadece Tunus'ta, Mısır'da tahtlar sallanıp yıkılmıyor.
Eğlence dünyasında da bir taht parçalandı, bir 'kral' adeta sürgüne yollandı. Son on yılların alem kralı, Günay Restoran adlı muhteşem şov sarayının sahibi Günay Tuncel o.
Yalnız başına bir otel odasında yaşıyor kimselere konuşmuyordu.
Ricamı kırmadı, bozdu kuralını, konuştu. Hem de acı konuştu.
- Sondan başa gidelim.
Koca Günay'a nazar mı değdi, nerede yanlış yapıldı? Bir devir kapandı, senin de canın yandı, sıkıldı. Niye peki?..
- Ben senelerdir kimseyle görüşüp hele de bu mevzuları hiç konuşmuyorum Savaş. Seni severim, sayarım o nedenle sohbet ediyorum.
- Hassasiyetini biliyorum ama anlatacakların bir bakıma eğlence dünyasının tarihi. Kendine saklayamazsın.
- Sen de sahne arkalarında büyüdün. Nasıl kaypak bir zemindir iyi bilirsin.
- Anlat herkes bilsin.
- Uçuk paralar, solist kaprisleri, aldıklarıyla yetinmemeleri birinci neden. Öyle yevmiyeler çekiyorlardı; mecburen hesaba yansıtıyordum bunu. Ön masalarımda eski parayla kişi başı 400 Bin lira hesap ödüyorlardı.
Biraz arkalar 200 Bin liraydı.
Memlekette bu hesapları ödeyecek kaç kişi var ki? Borçlandık, faize takıldık sonunda da devrettik mekânı.
- İsim hakkı sende mi?
- Bu sezon sonu bitiyor adımı kullanma hakları ama bana geri verirler mi bilmem.
- Mukavelede yazar bunlar.
- Yazar da ben öyle incesine bakmadım ki imzalarken.
Daha sonra bir balıkçı açtım Kuruçeşme'de, orada da dikkat etmedim, yıkık kararı olan binayı vermişler bana. 1 milyon dolara yakın para yatırmıştım, o da havaya gitti tükendim.
Hayatta banka cüzdanım, hesabım, çek defterim, kredi kartım olmadı. Yastık altında dururdu param. Mükemmeliyetçi olduğum için her şeyin en iyisi, kalitelisi diye uğraşırken ne hale geldi durum bak.
- Son eşin Ahu Hanım 36 yaş küçüktü senden. 2 de evlat verdi sana. Ayrılık nedeni de borçların mı?
- Elbette borçlarım. Haciz haciz haciz, bunaldı kız. Çocukları alıp baba evine döndü önce.
Tedirginlik bitmedi tabii. Dedim ki "Kendi yükümü sana taşıtamam.
Ayrılalım, sen huzura er." Öyle oldu... Biliyorsun çok donanımlı biridir Ahu. 5 ayrı fakülte diploması, yüksek lisansları, doktoraları var. Şimdi özel bir üniversitede yardımcı doçent olarak ders veriyor.

Yeniden doğacak

- Sıkılmadın mı otel odalarından? Tek başına, iş yapmadan. Sen yerinde duramayan adamsın oysa?
- Öyleydik...
- Müthiş çevren, kalabalık dostlar. Nerede bunlar şimdi?
- (acı acı gülümsüyor) Toplanırlar yakında yine.
- Hayırdır, proje mi var?
- Var elbette.
Gece kulübü yapacağım, muhteşem bir şey olacak.
- Borçlar diyordun.
Değirmene su nereden gelecek?
- Bana güvenen gerçek dostlarım var. Onlar destek olacak. Asla ünlü isim almayacağım orada kadroya. Süper bir orkestra kurup, no name yıldız adaylarıyla çalışacağım.
- Neredeyse bütün starlar sahne aldı Günay'da. Belliki ağzın fena yanmış onlardan.
Kırılma noktası Derya Tuna'nın kapı önünde vurulması mıydı?
- O tamamen Derya Hanım'ın hatası. Sizin Şamdan gecesi yapıldı Swiss Otel'de hatırlar mısın?
- Gecenin sunucusu bendim nasıl hatırlamam. İlk orada çıktıydı Derya Tuna.
- O gece rahmetli Ergil Tezerdi ben, eşim Ahu ve Derya hanım bir köşede konuştuk. Ergil abi "Al sana yeni bir solist" dedi. Derya Hanım da "Evet, ne zaman çıkacağım Günay'a?" diye sordu. "Çıkarsın ama, İbrahim Bey (Tatlıses) çok hoşlanmayabilir bundan" dedim. "Biz yolları ayırdık. Zaten konuştum, destekliyor İbo" deyince "peki" dedim. Sonra da olay oldu ben ne yapayım?

Bülent'i istedim

- Bülent Ersoy'a yasak koymuştun bir ara. Niye?
- Yasak değil de istemiyordum.
Avam geliyordu bana. Onun orkestra şefi Muzaffer Özpınar var.
Git sor istersen. Bana geldi "Bülent Hanım burayı çok seviyor, başlamak istiyor" dedi. "Ben yıllık kadroyu yaptım" diye yalan attım daha savuşturdum. Ertesi yıl yine geldi, "Para pul önemli değil.
Günay'ı istiyor kadın" dedi. Yine aynı bahaneyle yolladım. Seneler sonra mekan inişe geçti. Solistler çok para istedi, mecburen 1 kere çıkardım sahneye Bülent'i. Ertesi yıl da bir kere, hepsi bu.
- En iyi kimdi, kimlerdi?
- Ben Neco- Nükhet ikilisini tek geçerim. Türk sahne tarihinde o ikili kadar iyi şarkı söyleyen kimse olmadı. Müthiş düetleri vardı.
Neco sıradan bir orkestrada gitarcıyken, 2 şarkı söylemişti, orada keşfedip İlhan Feyman'a önerip solist yapmıştım onu.
Leman Sam 18 dilde şarkı söyler.
Bayılırım ona da.
- Kızı Şevval de iyi.
Müzeyyen Senar çok beğeniyorum demişti bana.
- Ben beğenmiyorum. Muazzez Abacı'yı bile dinlemedim mekanımda solistken.
- Kimseyi beğenmez misin?
- Ajda'yı çok beğenirim. Ondan daha iyi şarkı söyleyen hala yok.
- Batıcısın desene?
- Batı dinleyerek büyüdüm iş yerlerimde. Neredeyse çocuk yaşta As Kulüp'te başladım işe.
Lalezar'a müdür oldum.
Sonra İyi futbol oynuyorum diye Kulüp 12'ye transfer oldum.
Mekanlar arası maçlarda ben çok gol atardım, transfer ettilerdi 2 misli maaşla. On seneden fazla orada çevre yaptım. Egemen Bostancı ortaklık teklif etti, Elmadağ'da ilk Günay'ı açtık.
Adını da o koydu, "Günay olacak, adını taşıyacak" dedi.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya