EŞEK
Gariban bir köylü şehre inmişti. Büyük bir mağazada iki kişinin karşılıklı oturup konuştuklarını gördü. İçerde bir masa ve üç dört koltuktan başka bir şey görünmüyordu.
Merak etti ve içeri girdi:
- Selamünaleyküm ağalar.
- Aleykümselam hemşerim ne istiyorsun?
- Merak ettim acaba burada ne satıyorsunuz?
Köylü ile dalga geçmek isteyen satıcı sırıtarak cevap verdi:
- Eşek satıyoruz.
Köylü de taşı gediğine yerleştirdi:
- Sadece ikiniz misiniz yoksa daha var mı ?
ŞEKER
Küçük afacan elinde bir kutu şekerle parka gitmiş, bir banka oturmuş, etrafa bakınırken şekerleri ardarda ağzına atıyormuş..
Yanındaki bankta oturan yaşlı adam çocuğa bakmış bakmış ve "Evladim.." demiş.. "Şeker güzeldir ama çok yemek zararlıdır... Hem dişlerin çürür, hem yüzünde sivilce çıkar, hem de şişmanlarsın..." Çocuk bunun üzerine adama dönmüş: "Benim dedem 107 yaşına kadar yaşadı..." Adam "Yaa.." demiş... "Yani deden de mi çok şeker yerdi?" " Hayır, her şeye burnunu sokmazdı.!
ÖNCE İŞ
Temel, karısının cenaze töreninde bulunluyordu. Tabut tam toprağa verilirken civardaki bir fabrikanın düdüğü ötmeye başlamaz mı!... Temel yanındakilere bir şey demeden şöyle bir doğruldu ve mezarlığın kapısına doğru yürümeye koyuldu. Akrabalar gözlerine inanamayarak,''Ne o,bugün çalışacak mısun yoksa'' diye sordular. Temel gayet sakin cevap verdi: ''Önce iş,sonra çeyif!''
AlkışlıYorum
Bindiği minibüsten araç tam durmadan inmeye çalışan ve yere kapaklanması sonucu kolu kırılan, eli yüzü çizikler içinde kalan şimdilerde morarmış bir yüzle gezen arkadaşımın kazaya dair yorumu: ''Allah'tan atik davrandım da fazla bir şey olmadı...''