Sadece otobüsler değil, hastaneler, resmi daireler, uçaklar, okullar vs aklınıza gelebilecek her yerde içerdik.
Üniversitede ders aralarında sınıfta içerdik. mız mız eden olursa koridora çıkardık.
Uçaklarda en arkadaki 4-5 sıra sigara içenlere ayrılırdı. Check-in sırasında "sigara içilen bölüm lütfen" derdik. (Önce iç hatlarda sonra dış hatlarda kaldırıldı)
Sınıflarda ders sırasında öğretmenlerin sigara yakması normaldi.
Muayene sırasında doktorlar içerdi. ağzında sigara ile muayene eden doktorları hatırlarım.
Üniversitede sınavlar sırasında (vize-final) sigara içmemize izin verilirdi. 2 saatlik sınavda yarım paket sigara bitirirdim!
Şehir içi minübüslerde içerdik.
Devlet dairelerinin her yerinde her odasında içilirdi.
Bankalarda işlem için beklerken sigara içerdik.
Sinemalarda içebiliyorduk.
Otobüslerde kek-meyva suyu ikramı modasından önce tepsi ile sigara ikramları vardı. Muavin elde tepsi bütün koltuklara tutardı.Hatta yanında ateşi olmayanlar için tepside çakmak da olurdu.
Bir de bu sigaralarda kullanılan tütünün yavaş yanmasından dolayı yakılan sigaralar en az 10-15 dakika yanık kalırdı. bunların uzun versiyonlarını ise (Uzun samsun gibi) yarım saatten fazla içtiğimiz olurdu lan! iç iç bitmezdi.
Atatürk'ün yaptığı devrimlerin ardından bu ülkede yapılmış en büyük devrim sigara'nın kapalı alanlarda içilmesinin yasaklanmasıdır.
LÜZUMSUZ BİLGİLER
Etiyopya'ya elektrik 1896'da İmparator II. Menelik'in ceza amaçlı yeni icat edilen elektrikli sandalyeler sipariş edip, ülkesinde elektrik olmadığı için işe yaramadıklarını fark etmesiyle gelmiştir.
TESPİTLİ YORUM
Doğada hiçbir canlı başka bir canlıyı, bir kadının başka bir kadını "süzdüğü" gibi süzemez.
NE KADAR OLDU?
Serdar Ortaç, Pink Floyd'un Another Brick In The Wall şarkısını yorumlayarak rock dünyasını büyük bir hüzne boğalı 3 YIL OLDU
AlkışlıYorum
Çok güzelmiş, sapsarı kıvır kıvır saçları varmış, dudakları da kıpkırmızıymış, bir kere öpmüş de bizimkini...
Saatlerdir o anlatıyor bense dinliyormuş gibi yapıyorum bizim paşanın yeni aşkını. Bir gaflet anında dönüp "Adı ne peki bu kızın?" diyorum.
Birden sessizlik..
Susuyor, susuyor, dudaklar büzülüyor, gözler doluyor.
Avaz avaz ağlayarak mutfağa koşuyor "Anneee, unuttum!"