Fenerbahçe maçının ikinci yarısındaki futbolundan sonra Bucaspor önünde de oynadığı futbol tam bir rezaletti. Bilic efendi, sanki hırsını inancını kaybetmiş gibi. Sezon başında yerinde durmayan bir o tarafa, bir bu tarafa giden istekli bir Bilic vardı.
Bu istek, futbolcularına da yansıtmıştı. Dün PTT 1. Lig'in vasat takımlarından olan Bucaspor önünde, 90 dakika içersinde sonbahar yaprakları gibi dökülen bir Beşiktaş vardı.
YİĞENİM HAKLI ÇIKTI
Ne bir takım oyunu, ne yardımlaşma ne de bir büyük bir Beşiktaş havası vardı. Şimdi, kimse demesin ki Beşiktaş yedek kadroyla çıktı diye. Unutmasınlar ki, o kutsal formayı kim giyerse giysin Beşiktaş'ın formasını taşıyor demektir.
Acaba diyorum ki, Bilic bu Buca'yı hiç seyrettirmedi mi? Ya da küçük mü gördü? Zaten herşey ortada. Dün Bucaspor oynadı, Beşiktaş futbolcuları ve Bilic sadece seyretti. İzmir Efeleri muhteş iki gol attı. Hem turu geçtiler hem de iki tane direkten dönün topunu Beşiktaş takımına bağışladılar.
Yazık! İnanın çok yazık!
Stadda dün 15 bin Beşiktaş taraftarı vardı. İnsan utanır yahu... Bu taraftara yazık. Bucaspor Futbol Şube Sorumlusu İbrahim Ülgen yiğenimdir. Bu maçı kazanacağız derken, ona gülmüştüm. Çünkü Beşiktaş'a güvenmiştim. Ona hak verdim. Ama Bilic'i de Beşiktaş'ı da yadırgadım. Tebrikler Efeler...
* * *
MAÇIN EN İYİ OYUNCUSU
Bucaspor kalecisi bana göre maçın en iyi ismiydi. Dün gece iyi bir maç çıkardı. Bravo ona...
* * *
MAÇIN EN KÖTÜ OYUNCUSU
Eneramo, çok kötü bir futbol sergiledi. Eline gelen fırsatı elinin tersiyle itti. Sahada gezindi.