Kazandı da. İlk 45 dakikada çok iyi bir tempoda mücadele gücü yüksek bir oyun sergiledi. Ama gol alanlarında hem beceriksizdi hem de şanssızdı.
Hele Ekrem'in her maçta olduğu gibi girdiği pozisyonlar gol olmuş olsaydı Beşiktaş ikinci yarıda tarihi farka giderdi.
İnanın bu Ekrem'i anlamak mümkün değil. Bunun kadar gol alanına çabuk giren ama bunun kadar inanılmaz bir gol kaçıran bir oyuncu yoktur herhalde.
Futbolun güzelliği yine ikinci yarıda göründü.
İlk yarıda koşan mücadele eden gol pozisyona giren Beşiktaş, gol atamazken 2. yarıda yine duran bir topla ilk golü kazanmış oldu. Fernandes yıllar sonra Beşiktaş'a duran toplardan gol kazandıran gollük pas veren bir oyuncu oldu. Oynadığı zaman takımın bir orkestra şefi. Hem takımı yönlendiriyor, hem gol atıyor, hem de duran toptan nasıl gol atılır onu arkadaşlarına gösteriyor. Sivok tam bir profesyonel.
İnşallah ilerleyen yıllarda Beşiktaş'ta kalır. Hem defansın sibobu.
Hem kademelerde mükemmel, hem de Kartal'ın gol atamadığı dakikalarda kurtarıcı.. Bravo Sivok. Carvalhal bunu çok iyi bilmesi lazım. Elinde Mustafa Pektemek gibi bir oyuncun varsa Edu-Almedia ikilisini oynatmalısı.
Görünen köy kılavuz istemez. İkisi de 100'er kulo adamlar. Bu iki oyuncu oynarsa kanatlardan faydalanamazsın.
Almedia çıkıp Mustafa girince takıma hem harekat getirdi hem zenginlik kazandırdı. Kendisi de 6. golünü buldu.
İşte bu kadar.
Beşiktaş, Eskişehir'de kaybettiği maçın hem rövanşını aldı, hem de G.Saray ile puan farkının açılmasını önledi, hem de ikinci yarıya muhteşem bir giriş yaparak önümüzdeki haftalar için moral kazandı.
Son söz ise Cenk'e... Tello'nun şutunda sanki uçan bir kaleci gibiydi.
* * *
MAÇIN EN İYİSİ
Beşiktaş'ın en iyileri Sivok ve Fernandes'ti. Biri çaldı diğeri oynadı!. Bravo.
* * *
MAÇIN EN KÖTÜSÜ
Almedia her geçen gün güçsüzleşiyor ve özgüvenini kaybediyor. Çok kötüydü.