Şarkılar şarkıydı, insanlar insan.
Şimdi zengin kadınlar bile mutlu değil.
Pahalı ciplerinin içinde, gülen yüzleriyle içi ağlayan kadın sergilerindeler.
Bütün mahalle araları sevda parkıydı.
Her yer ağaç, her yerde kuş sesi.
Gölgesinde serinlenen çardaklar.
İnce belli bardaklarda, iftar sonrası muhabbetleri.
Bütün kapıları açıktı, evlerin.
Ne kilit, her hırsız!
Her mahalle arasında bir tiyatro.
Yere çömelip, gazete okuyacak kadar bilgiye ve meraka sığınırdı insanlar.
Dedikoduya değil.
Çocukluğumuzun gecelerini Kemalettin Tuğcu'nun içimizi burkan romanları kaplardı.
Asker yüklü trenlere el sallarken, hepsinin sağ salim döneceğini bilirdik.
Bur gurbet türküsünün nakaratında buluşurken.
Gözlerimizi süsleyen o kadar çok fotoğraf vardı ki.
Başkalarına atılan okları bile karşılardı bedenler.
Kadınlar bu kadar dövülmezdi, bu kadar cinayet yoktu.
Adalet insan ayırmazdı, Toplum bizler ve onlar diye bölünmemişti.
Ne terör, ne yağmacılık, ne talan.
Kendinden marka yaratan puştluk, insanlığı da öldürdü.
Toplumu ayakta tutan değerleri de.
Akşamları hazır yemek.
Sabahları kimi söğüşleyeceğini düşünmek!
Geleceği bugüne taşımak değil niyetim.
Geleceği bilmeyenlere, nereye taşındıklarını gösterebilmek.
Geleceğin yarattığı korku.
Geçmişin bıraktığı izleri silmesin diye.
* * *
OKUMUŞ GÖZLER
Fransa'dan öğrenci değişim programıyla Türkiye'ye gelip, Eskişehir'de 1 Mayıs gösterilerine katılmak ve parasız eğitim istemekten hapse düşen, Sevil Sevimli, özgürlüğüne kavuştu.
Dışarı çıktıktan sonraki gözlemlerine baktım, hiç şaşırmadım. "Türkiye'de gençlere hakkını savunmasını unutturuyorlar!
Eğlence, içki, sigara..."
Bu ülkedeki gençlerin hali, yurtdışından bakılınca daha iyi görünüyor.
Okumuş ve adaletli bir gözle bakılırsa.
* * *
Hiçbir şey insanın hayal gücü kadar zengin değildir.
* * *
İran Genelkurmay Başkanı bir açıklama yaptı. "Böyle giderse sıra Türkiye'de!" Uyanık olmamız için bir neden daha!
* * *
9 Ağustos 2012
Mutluluk takvimi
Güneş gözlüğü kullan.
Beğenmediğini başkasına yakıştırma.
Alışveriş merkezini dolaş.* * *
Hiç söylenmemiş
Şarkı gibiydi
Karanlık dünyamda
Yanan ışıktı
Uçardı kuş gibi
Mavi göklerde
Baharı severdi
Bana aşıktı
Tüm çiçekler gibi
Masum masumdu
Göklere uzanan
Bir sarmaşıktı
Bakardı ardımdan
Gözleri yaşlı
Yağmuru severdi
Bana aşıktı
Hakkı YALÇIN