CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

HDP'den masallar...

Eklenme Tarihi 29 Haziran 2015
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Kobani'ye yönelik son DAEŞ saldırısı ile alakalı olarak saldırganların Türkiye'den gittiğini iddia etti önce.
Ve tıpkı 6-8 Ekim 2014'te Selahattin Demirtaş'ın yaptığı gibi halka sokağa çıkma çağrısı yapacakları şeklinde açıklamada bulundu.
Kobani'deki saldırının DAEŞ'in Güney'den ve Doğu'dan gelip kasabayı koruyan YPG'lileri aldatması suretiyle gerçekleştiği YPG tarafından da doğrulanınca, söylemini değiştirdi Figen Yüksekdağ.
Ancak önceki sözleri gibi, sonraki sözleri de kelimenin tam manasıyla 'büyüklere masallar' kıvamındaydı. "IŞİD'in siyasi iktidar tarafından beslendiği" yalanını tekrarlayan Yüksekdağ, defalarca ispatlandığı iddiasında bulunsa da, deliller konusunu es geçmiş.
Türkiye'nin Suriye sınırındaki hareketliliğe de şöyle değinmiş Yüksekdağ: "Türkiye sınırında Kürt koridoru oluşturuluyor. Bunun karşısında Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesi şart diyor, (...) Suriye'ye işgal planının zeminini hazırlamaya çalışıyorlar." Oysa, Türkiye Partisi HDP'nin Eş Genel Başkanı ve dahi TBMM üyesi bir milletvekili olarak, Figen Yüksekdağ'ın "Türkiye sınırında Kürt koridoru oluşturulması gibi bir şey yok" demesi beklenirdi ama diyemiyor nedense.
Dahası böylesi bir durumun oluşması ihtimaline binaen yapılan 'müdahale ederiz' açıklamasını da 'Suriye'yi işgal' manasına yorumluyor.
Oysa bu sözün aslında Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruma kararlılığını ifade ettiğinin bal gibi farkında.
Yalancıya kim inanır?

Yüksekdağ'ın, "Türkiye'de 3 yıldan bu yana savaş siyasetini dayatan bir siyasi iktidara karşı her şeye rağmen barış dediklerini" ve barış ortamının kendileri sayesinde oluştuğunu ileri sürmesi, masalın yalanı en bol kısmı.
Bu sözleri söyleyen kişi, terör deyince akla gelen bir anlayışın temsilcisi ve geçtiğimiz yıl 6-8 Ekim'de 52 kişinin ölümüne sebep olan olayların da sorumlularından.
Bir iki gün önce benzeri bir çağrı yapmaya yeltendiği de unutulmadı... AK Parti iktidarının HDP'nin bütün ikircikli tavırlarına rağmen yıllardır barış için uğraştığının, çocuklar bile farkında oysa. Özellikle de son zamanlarda, süreç zarar görmesin diye katlanılan sıkıntıların da hepimiz farkındayız.
Dahasını da söylemek gerekirse; seçimlerde karşımıza çıkan bir tür 'açık oy, gizli tasnif' uygulamasına bile, süreci zorlamamak adına göz yumuldu. "Türkiye'nin Suriye sınırında düne kadar birbirine düşürülmek istenen halkların, Kürt gruplar tarafından kardeşçe bir araya getirildiği" iddiasında da bulunmuş Yüksekdağ.
Ancak vaktiyle Rojava'da olduğu gibi halen bölgeyi terke zorlananlar konusuna değinmemiş.
Oluşturulmaya çalışılan koridordaki insanların 'eşitlik ve kardeşlik hukuku zemininde yeni bir yaşama biçimi' kurduklarını söylemek tabii ki kolay.
Ancak yalancıların sözlerine kim inanır ki?..
Kendileri gibi düşünmeyenleri göçe zorladıkları bir bölgede koridor niyetleri olmadığını söyleyemiyor Yüksekdağ. Türkiye'nin güney sınırında birilerinin devletçilik oynamasına ve doğacak bütün sıkıntıları da kendisine havale etmelerine ses çıkarmaması gerektiğine inanıyor, her nasılsa. Türkiye Cumhuriyeti'nin o kadar da 'saf' olmadığını bir kez daha öğrenecekleri günler pek uzak değil sanki...