CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Yüce Divan Kuvvet Komutanını da yargılayabilir

Eklenme Tarihi 01 Kasım 2010
12 Eylül referandumunun halkımızın önünü açan yeni bir pozisyonu önümüzdeki günlerde tecelli edecek. Referandum ile Anayasa'nın 148. Maddesi değişti ve Kuvvet Komutanları'nın da haklarındaki suç iddialarıyla ilgili Yüce Divan'da yargılanmaları öngörüldü. "Darbe günlükleri" konusunda, İstanbul Savcılığı, "Yetkisizlik" kararı verirken "Anayasa'nın 148. Maddesi'nde yapılan değişiklik gereği, şüpheliler Aytaç Yalman, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına'nın hukuki konumlarının da değerlendirilip takdir edilmesi sonucuna da ulaşılmıştır" dedi.
Şimdi, "Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz, Eldiven" gibi darbe planıyla ilgili, eski kuvvet komutanları hakkındaki soruşturmanın akıbeti Ankara'da belli olacak.
Ankara Savcılığı, komutanlar hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'' kanısına varırsa dava açabilir. Veya takipsizlik kararı verebilir.
Bir üçüncü yol daha var. "Kuvvet komutanları, Anayasa değişikliği sonucu ancak Yüce Divan'da yargılanabilir" diyerek, yetkisizlik kararı verebilir. Bu durumda yeni adres, TBMM olacak.
TBMM'ye bu konu geldiği taktirde, komutanlara Yüce Divan yolu görünüyor.
Türk siyasal yaşamında Yüce Divan'da bugüne kadar 1 başbakan, 19 bakan ve 1 milletvekili yargılandı. Yargılamalardan 9'u beraatle sonuçlanırken eski Başbakan Mesut Yılmaz'ın davası Rahşan affı kapsamında ertelendi. Yüce Divan'da en çok bayındırlık bakanları yargılandı.

SU AKARKEN TÜRK BAKMAMALI
Türkiye ekonomisi dünyanın 17. ekonomisi durumunda. 2023 yılında dünyanın ilk on ekonomisi içine girme hedefimiz var. Bu noktaya ulaşmak için, Türkiye enerji talebini devamlı karşılamak zorunda.
Türkiye'nin, Çin'in ardından 2. sırada en çok elektriğe ihtiyacı olduğu ve elektrik tüketiminin her yıl yüzde 8-10 oranında arttığı belirtiliyor. Elektrikte kurulu gücü 2010 itibarıyla 45 bin megavatlara ulaşmış durumda.
Türkiye'de 172 adet hidroelektrik santral işletmede bulunmakta.
Bu santraller 13.700 MW bir kurulu güce ve ekonomik potansiyelin ancak yüzde 35'ini karşılayabiliyor. (ABD teknik hidroelektrik potansiyelinin yüzde 86'sını, Japonya yüzde 78'ini, Norveç yüzde 68'ini, Kanada yüzde 56'sını, Türkiye ise yüzde 22'sini geliştirdi.) Doğal gaz halen elektrik üretiminde yüzde 50'ye yakın olan payını koruyor. Milyar dolarlar doğal gaz alımı için veriliyor.
Elektrik üretimimizin yüzde 5'inin nükleer enerjiden sağlanması içinde milyar dolarlar harcamak durumundayız. Ekonomik gelişme ve refah isterken, yaşanan iki tartışmaya bakınca, hepimizin geleceği yeniden değerlendirmesinde yarar var.
KCK davası sırasında, Ilısu barajına ilişkin içte ve dışta oynanan oyunlar açıklandı.
Rize'de, 22 barajın inşaatının durması, enine boyuna tartışılıyor.

ILISU BARAJI

Ilısu Barajı'nın yapımı, yaklaşık yarım asırlık hikaye. Barajın projesi 1970'li yıllarda geliştirildi. 1998'de ise bu çalışmaların hayata geçirilmesi için kredi arayışına girildi. 1 milyar 850 milyon avro olan maliyeti karşılamak için devreye giren üç ayrı yabancı şirketler birliği geri çekildi.
Çekilen son şirketler birliği, Bank Austria Creditanstalt (Avusturya), Societe General (Fransa) ve Deka Bank'tan (Almanya) oluşuyordu.
2008'de bu konsorsiyum da proje ile ilişkisini kesti.
Bunu engelleyen gücün PKK-KCK olduğunu, son KCK davası açıkça ortaya çıkardı.
Tüm halkımıza uzanacak refahın önünü kesmeye yazık değil mi?

BARAJ-HES'LER MUHAKKAK YAPILMALI

Elektrik talebini karşılamak üzere ülkemiz, kendine yeterli, sürekli, güvenilir, dışa bağımlı olmayan ve yerli bir enerji kaynağı olan hidroelektrik enerjisini devreye sokmak zorunda.
Türkiye 'baraj-hes'leri yapmaya mecburdur. Niye mecburdur? Halkına ihtiyacı olan suyu vereceksin... Çünkü Türkiye 3.5 ay yağış alıyor. 8.5 ay yağış almıyor. Ama 12 ay su lazım.
Barajlarda biriktirmemiz lazım.
Türk ekonomisinin düzenli büyümesi için devamlı elektriğe ihtiyaç var. Ucuz ve yerli kaynaklar devre dışı kaldığı için sanayicisinden tüccarına, çiftçisinden sade vatandaşına kadar herkes pahalı elektrik tüketiyor. Sanayici, birim elektrik maliyetlerinin yüksek seyretmesi nedeniyle uluslararası piyasalarda yabancı rakipleri karşısında dezavantajlı duruma düşüyor.
Bu kadar açık ve net.