Akdeniz'in kilit ülkesi Kıbrıs'ın Ortadoğu olayları ile örtüşen siyasi ve ekonomik ilişkisi.
Bu örtüşmenin çerçevesine bakalım.
Ortadoğu Bölgesinin kalbi, İskenderun-Basra-Süveyş üçgenidir. Kıbrıs, Doğu Akdeniz'in amiral gemisidir. Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün Tamamen, Irak ve Mısır ise kısmen bu geminin menzilindedir.
Kıbrıs, coğrafi mevki itibariyle bu üçgenin iki köşesi olan İskenderun ve Süveyş'i kontrol altında bulundurmaktadır.
Ortadoğu'da hâkimiyet kurmak İddiasında olan devletler için Kıbrıs Adası, Ortadoğu'ya giriş anahtarıdır. Ortadoğu'nun kontrol edilmesi, gerektiğinde müdahale imkânının elde bulundurulması, Kuzey Afrika'nın benzer şekilde kontrol altında tutulması, Rusya'nın güneye inme ve batılı güçlerin Rusya'yı engelleme çabası Doğu Akdeniz'i askeri bir mücadele alanı haline getirmiştir. Rusya'nın da, Doğu Akdeniz Havzası'nda üssü Tartus'u korumak için, Suriye'nin geleceğiyle yakından ilgilenmesi stratejik çerçeve içine oturmaktadır.
Türkiye nelere hazırlanıyor?
Türkiye, Kıbrıs'ın içindeki ve çevresindeki her şeyiyle yakından ilgilenmekte. Esen rüzgârı, yağan yağmuru dikkatle izlemekte.
Nitekim 1 Temmuz'da AB dönem başkanlığını alan Kıbrıs Rumları yüzünden 6 aydan beri dondurulan ve sessizliğe bürünen Kıbrıs'ta Türkiye hamleleri Ocak 2013'ten itibaren canlanacak. Geçen haftalarda İspanya dönüşünde Başbakan Erdoğan, "AB sürecinde bir hızlanma olacak mı?" sorusuna, "Evet" cevabını vermişti.
Kıbrıs Rum tarafında 1 Şubat 2013'te yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri dikkatle takip ediliyor. Kilisenin destek verdiği Klarides'in DİSİ Partisi Genel Başkanı seçimi kazanacak gibi duruyor. Yeni Cumhurbaşkanı, BM nezdinde KIBRIS görüşmelerinin önünü açabilirse, Türkiye'nin can alıcı hamleleri devreye girecek.
BAŞBAKAN İRSEN KÜÇÜK
Kıbrıslı Rumlar, Cumhurbaşkanlığı kulisini yaşarken, Kıbrıs Türk tarafında da bir kongre çekişmesi yaşanıyor. Ulusal Birlik Partisi'nin 21 Ekim'de yapılan 19'ncu Olağan Kurultay'ında Genel Başkan adaylarından İrsen Küçük yarışı önde bitirmiş, çok az farkla Ahmet Kâşif geride kalmıştı.
Ahmet Kâşif'in, başkanlık için yeterli oy alamadığı iddiasıyla, Lefkoşa Kaza Mahkemesi'ne açtığı dava uygun bulunmuş, Küçük'ün genel başkanlık yetkileri durdurulmuştu.
KKTC'de Başbakan İrsen Küçük'ün Genel Başkanlık seçiminin davalık olan kurultayı ile ilgili son kararın 20 Aralık'ta çıkacağı vurgulandı. Ya Küçük'ün başkanlığı tasdik edilecek, yada yeniden kurultay yapılacak.
Kıbrıs'tan bahsederken, çok güzel bir gelişmeyi de dile getirmek istiyorum.
Türkiye'nin KKTC'ye hayat verecek bir projesi uygulamaya sokuldu.
2015 yılı sonunda Anamur'un Dragon Çayı'nın hiç enerji harcamadan KKTC'ye su akmaya başlayacak.
KKTC'nin verimli topraklarına, anavatan Türkiye'den hayat suyu gidecek. Dünyada ilk kez uygulanacak deniz boru hattı ile adaya su sağlayacak KKTC İçme suyu Temini Projesi, 2 adet baraj, toplam 107 kilometre boru hattı ile 2 adet terfi merkezinden oluşuyor. Proje kapsamında KKTC'ye gönderilecek olan su, Anamur'daki Dragon Çayı'ndan alınacak. Çayın 700 milyon metreküp suyu bulunuyor.
KKTC'ye gönderilecek olan su, Ala köprü Barajı'nda biriktirilecek.
Su, askıda gidecek borularla aktarılacak. Türkiye ile Kıbrıs arasında bin 450 metre derinlikte çukur bulunduğu için, borular dibe döşenemedi. Dünyada ilk olan bu sistemle, 250 metre derinlikte askıda borularla Kıbrıs'a su taşınacak.
İlk olarak Ala köprü Barajı'nın temeli atılmıştı. Projenin ikici ayağında ise Akdeniz'in içerisinden suyu taşıyacak olan boru hattı döşenmeye başlanacak. Anavatan'dan yılda ortalama 75 milyon metreküp suyun KKTC'ye ulaştırılmasını hedefleyen proje sonucunda, 35 milyon metreküp suyun içme suyu olarak kullanılması geriye kalan suyun ise tarımda kullanılması planlanıyor.