İsmi, Nikolas Sarkozy'di.
Hani kısa boylu, kaprisli ve sinirli bir Fransız politikacı. Portekiz'de yapılan NATO zirvesinde yönünü ne hikmettir, Türkiye'ye dönerek bir laf etmişti:
Biz kediye kedi deriz."
NATO savunma konseptinde hedef ülkelerden birisi olan İran'ın, belgelerde isminin geçirilmemesine bozularak bu lafı söylemişti. Bu kaprisli ve sinirli Fransız politikacıya anında, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan anlayacağa dilde cevap verildi:
Biz de kediye kedi deriz."
Mısır darbesi karşısında, "kediye kedi" diyemeyen ülkeler ortada. Utanmadan, yüzleri kızarmadan, Mısır'da ordu'nun idareye el koymasını, darbenin hasının yapılması karşısında, kıvır kıvır kıvranıyorlar.
Demek ki her şeyi ve herkesi adıyla sanıyla apaçık konuşan, lafı dolandırmadan, eğilip bükmeden, 'Adam gibi konuşan' bir Türkiye var karşılarında. Türkiye, cesaretle, açık yüreklilikle, samimiyetle Mısır darbesi karşısına çıkarken, birçok ülke Mısır darbesi karşısında neden kıvrak danslar yapıyorlar acaba?
Hani Batı demokrasiden yanaydı?
Hani Batı, ülkelerde uygulanabilir hale gelmesinin mücadelesi veriyordu?
Dünyayı perde gerisinden idare eden İlluminati'nin tepesindeki finansal güç olan Yahudi Rothschild ve Rockefeller aileleri, "Bize bir ülkenin para kontrolünü verin, kanunları kimin koyduğu umurumuzda bile olmaz" demişlerdir.
Türkiye'deki darbelerin arkasında bu düşünce yatar. Mısır'daki darbenin arkasında bu düşünce vardır.
'Sömürgecilik Ruhu'dur, bunun ismi.
MAZİYE BİR BAKIVER
Vahşi Batının ruhunu biraz daha yakından bakalım. Avrupa Birliği'nin, Mısır'daki darbeye gereken tepkiyi göstermeyerek, Mısır'daki darbeye 'darbe' bile demeyerek kendi ilkelerini bir kez daha ayaklar altına almasının elbette bir derinliği var.
Sarkozy'nin ülkesinin insan "yaşam defteri", birçok yüzsüzlükle, katliamlarla, yüz kızartıcı olaylarla doluydu. Fransa'nın tarihi soykırım ve katliamlarla dolu olduğunu bilmeyen yok. Çok uzağa gitmeyelim.
Bir yıl önce, Fransa'nın Mali'ye yönelik gerçekleştirdiği silahlı hareketi unutmadık.
Afrika'nın hem enerji kaynakları, hem de altın, uranyum gibi maden yatakları bakımından önemli kaynaklara sahip olması nedeniyle küresel dünya kapitalist sistemin çekim merkezinde bulunuyor.
Fransa, özellikle Sahara Afrika'sı olarak tanımlanan Kuzey ve Orta Afrika'da sömürgecilik politikasını çok uzun yıllar uygulayan bir ülkedir. Mali'nin bütün siyasal tarihi boyunca yaşanan darbeler, Fransa devletinin bilgisi ve onaylı ile gerçekleştirilmiştir.
Selefi kökenli El Kaide örgütlerinin Başkent Bamako'nun ele geçirmesi olmayıp özellikle Avrupa Birliği'nin bölgedeki stratejik çıkarlarıdır. Mali'de demokrasi onların akıllarından geçmez.
Kendilerine bağlı adamları görevde tutmak isterler. İngiltere ve Fransa'nın çizdiği Ortadoğu haritası, bölgeye yerleşmesinin arkasında ekonomik ve siyasal kontrol arzusu ve sömürgecilik rol oynamıştır.
Mısır'da 35 yıla yakın diktatörlük yapan Mübarek ile kol kola gezen, işbirliği yapan İngiltere ve Fransa, seçimle iktidara gelen Mursi'ye bir yıl bile geçmeden darbeye zemin hazırlamıştır.
Neden?
Ekonomik ve siyasal sömürgecilik hareketlerine set çekecek Müslüman kardeşlerin başarılı olmasından, Ortadoğu'nun inşasında etkin görev alan Türkiye ile Mısır'ın çekirdek harekete geçmelerinden korkmaları yatmaktadır.
Demokrat Türkiye ve Mısır, sömürgeciliğe set çekecek, bölgede cirit atmalarına eskisi gibi izin vermeyeceklerdi. Mısır ve Türkiye hattı, on'ları çok rahatsız etmiştir çok...
SONUÇ: Eskiye mazi derler.
"Maziye bir bakıver" isimli bir şarkımız var.
Çok manalı sözlerini biraz değiştirerek, Mısır'da darbeyi planlayanlara ithaf ediyorum:
AVRUPA BİRLİĞİ, ömrünüzün son demi, son baharıdır artık.
Maziye bir bakıver.
Neler neler bıraktınız.
Sömürgecilik yaptınız,
demokrasileri katlettiniz, inan ki yazık.
Maziye bir bakıver neler neler bıraktınız...
DÜNYANIN GELECEĞİ, TİYATRONUN; O'NLARIN İSTEDİĞİ BİÇİMDE SON BULMAYACAĞINI MÜJDELİYOR.