CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Mısır'da Aşil'in topuğu ve Türkiye referansı

Eklenme Tarihi 08 Temmuz 2013
Darbeler tarihinin bir gerçeği vardır.
Hiçbir darbe, dünyayı yöneten küresel güçlerden ve güçlü ailelerden işaret almadan gerçekleşmez. Türkiye ve Mısır çerçevesinde, gerçekleşen darbelerin arka planına bakarsak, bunu görürüz.
Türkiye'deki 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ile 28 Şubat darbesinin arkasında konumlanan İngiltere, Amerika, Masonlar, dünyanın güçlü Yahudi aileleri, silah ve petrol baronları (açık veya gizli) deşifre olmuşlardır.
Mısır'daki darbelerde de, "dış destek" her haliyle apaçık ortaya çıktı.
Bir duayen büyükelçim, Türkiye ve Mısır'daki iki darbe arasındaki ilginç paralelliği anlattı: "23 Temmuz 1952'de Mısır'da darbe oldu.
Hür Subaylar İhtilalcı Komuta Konseyi adına General Muhammed Necip ve Cemal Abdülnasır, Kral Faruk'u devirdi.
Bu darbe olurken, ABD'nin Mısır Büyükelçisi dönemin ABD Başkanı Demokrat Başkan Harry Truman'a , 'WAS BEHİND THE WHEEL MY BOY'S' (Benim çocuklar direksiyonda. Yani iktidarda) diye haber veriyordu. 12 Eylül 1980 darbesini de Amerikan İstihbarat Örgütü (CIA) Türkiye İstasyon şefi Paul Henze, dönemin ABD Başkanı Carter'e, 'Our boys have done it' (Seninkiler yaptı/ Bizim çocuklar işi bitirdi) diyerek haber vermişti." Ne tesadüf...

REÇETE ANKARA'DA

Aşil Topuğu, her insanın bir zayıf yanı olduğunu gösterir. Ülkelerin de zayıf dönemleri olmuştur. Darbelerle zayıflatılmış ve 2001 kriziyle çökertilme noktasına getirilmiş bir TÜRKİYE ÖRNEĞİ tarihi derslerle doludur. 2002'de yaşanan, "Türk Baharı" ülkemizi sıkıntılı dönemlerden kurtarmıştır. Türkiye'nin 2013'lerin bölgesel gücü noktasına yükselmesi konusunda da REFERANS özelliği taşır.
Mısır halkının, demokrasi mücadelesinde kimler tarafından yalnız bırakıldıklarını, kimin gerçek dost, kimlerin sömürgeci -haçlı ruhuyla hareket ettiklerini görerek, geleceğe hazırlanmaları hayırlı olacaktır. Mısır halkının önünde Türkiye REFERANS olarak durmaktadır. Başbakan Tayyip Erdoğan Ankara'nın dost elini Mısır halkına uzatırken, kurtuluş reçetesini şöyle veriyor: "Mısır halkı, idarecileri, siyasetçileri, askeri ve sivil bürokrasisi, Türkiye'nin yakın tarihini mutlaka okumalı, tecrübesini dikkate almalıdır. İçinde bulunduğumuz zor coğrafyada, halkının çoğunluğu Müslüman olan demokrasi ile idare edilen Türkiye, hem Mısır hem de diğer tüm bölge ülkeleri için çok önemli bir referanstır''

SİYASİ LABORATUAR

Mısır'lı kardeşlerimize, Türkiye'nin 1946-
1950, 12 Mart ve 28 Şubat dönemi siyasi bir laboratuar şansı veriyor. 1946 seçimleri tarihimizin geçmişteki en şaibeli seçimlerinin başıdır. Tek partili dönemin CHP'si ve statükocu güçler (bürokratik oligarşi), iktidarın Celal Bayar-Adnan Menderes ve arkadaşlarına geçmesine engel oldu.
Merhum Bayar-Menderes pes etmedi, demokratik duruşlarıyla, halkın gönlünü fethederek 1950 seçimlerinde her türlü oyunları bozdu. 1960 darbesinden sonra kurulan yeniden iktidara geldiler. 1946 yılı seçimleri ve 1960 darbesinden sonra Türk halkı ne yapmışsa, Mısır halkı da, SAĞDUYU, İTİDAL, SABIR göstererek, "Türkiye Referansı"nın makul ve mantıklı yolunu izleyerek sıkıntılı dönemden çıkacaktır. Darbeyle devrilen Mursi ve arkadaşlarının Özgürlük ve Adalet Partisi'nin tekrar iktidara gelmesinin yolu açıktır. Yolu, kapatsalar bile er veya geç bu yol açılacaktır.
Parçalanmazlarsa, aralarına sokulacak nifaklardan uzak durabilirlerse gelecek sömürgeci-haçlı ruhu taşıyanların değil, 'Demokrat Mücadeleci'lerin olacaktır.


BEBEK SEVİNCİ
Sabah Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı ve Nagehan Alçı çiftinin ikiz bebekleri dünyaya geldi. Genç kardeşlerimin mutlu gününü kutluyor, Ayşe Nur ve Betül bebeklere ve ailesine uzun ömür, sağlık ve esenlik dolu günler diliyorum.