12 Eylül referandumuna gidecek seçmenlerin profiline bakınca, bir gerçekle yüz yüze geliyoruz.
12 Eylül darbesi, 1980 yılında yapıldı.
Aradan 30 yıl geçti. O gün doğanlar 30 yaşında, o günleri 10 yaşına kadar olanlar zor hatırlamakta zorlanır. Demek ki bugün 40 yaşında olanlar 12 Eylül ızdırabını hatırlayamayacak durumdalar.
Toplam, 49 milyon 961 bin 206 seçmenimiz var. Yaş grupları dağılışına göre 18-24 yaş grubu, 8 milyon 774 bin, 25-34 yaş grubu, 12 milyon 420 bin, 35-44 yaş grubu 10 milyon insanımızdan oluşuyor.
18-44 arası yaş grubu toplam seçmenin yaklaşık yüzde 63'ünü temsil ediyor.
Bu duruma göre genç nüfusun yoğunluk kazandığı görülüyor.
Gençlik, her millet için önemli bir kuvvettir. Bilinçli ve sorumluluk sahibi bir gençlik, o milletin umududur, geleceğinin güvencelerindendir. Özellikle de genç bir nüfusa sahip olan Türkiye için, içinde yer aldığı coğrafya ve sahip olduğu tarihi miras, Türk Milleti'nin üzerine çok önemli sorumluluklar yüklemektedir.
Aydın, milli değerlerini koruyan, ileri görüşlü genç bir neslin yetişmesi, sahip olduğumuz şanlı tarihle birleştirildiğinde, Türkiye yalnızca ileri toplumlar seviyesine ulaşmakla kalmayacak, oldukça geniş bir coğrafyada pek çok ülkeye liderlik yapabilecek konuma gelecektir.
Geçtiğimiz yüzyılın en büyük devlet adamlarından biri olarak kabul edilen Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Ey Türk Gençliği. Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur'' sözlerinin derin anlam ve önemi vardır.
Türk gençliğine çok güvenen ve bunu her fırsatta vurgulayan Atatürk, ülke topraklarının bölünmez bütünlüğünü ve Cumhuriyeti koruma görevini de bu nedenle gençlere vermiştir.
Yaklaşık 32 milyon genç insanımız, 12 Eylül 1980 darbe günlerini, felaketi ve ızdırabı yaşamamış bile olsa, ailesinden, tarih kitaplarından, belgesellerden gereken bilgi ve birikime sahiptir. Gençlerimize doğru hedefler belirlemek, bu hedeflere ulaşabilmeleri için yol göstermek çok büyük önem taşımaktadır. Bu, hem gençlerimizin kişisel gelişimleri hem de ülkemizin geleceği açısından herkesin üstlenmesi gereken bir görevdir.
Türkiye'nin geleceği, vicdanlı, sağduyulu, güzel ahlaklı, çağdaş, ilerici, vatansever, saygılı, kişilikli bir neslin azmine, şevkine ve çalışmalarına bağlıdır. İşte, bu güzel insanlarımızın oyları referandumun kaderini belirleyecektir.