Türkiye'de demokrasi, hukuk devleti, asker-sivil ilişkileri, askerin demokrasi içindeki konumu bu plan üzerinde yapılacak tartışmalarla yeni düzene oturacaktır.
Şimdi ne olacak?
Belge için, Başbakan Erdoğan ne yapacak?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ ne yapacak?
Erdoğan, "Genelkurmay Başkanımız ile döndükten sonra zaten haftalık rutin görüşmemiz oluyor. Bu görüşme vesilesiyle bir araya geldiğimizde bu konuyu muhakkak görüşeceğiz. Önemli bir konu ve aramızda bu konuyu görüşerek süreci değerlendiririz" diye konuştu.
Orduda barınamaz
"İrtica eylem planı belgesinin orijinalinin ortaya çıkmasından sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Korkunç bir şey" değerlendirmesi yaptı. Arınç, "Genelkurmay Başkanımıza nasihat etmem söz konusu olamaz. Sorgunun en iyi imkanlarla yapılması, dahli olanlar varsa Silahlı Kuvvetlerin dışına çıkarılması ve yargılanması gerekir" dedi.
Gözler Org. İlker Başbuğ'a döndü. Org. Başbuğ, Dursun Çiçek olayının kendisi kadar, basına yansıma tarzından da rahatsız. Nitekim Genelkurmay'ca önceki gün yapılan yazılı açıklamayı bizzat Başbuğ kaleme aldı, telefonla dikte ettirdi.
Org. Başbuğ, fotokopi üzerinden tartışmalar sürerken, 26 Haziran 2009 tarihindeki toplantısında, TSK'nın demokrasiye ve Anayasa'ya bağlı olduğunu -altını birkaç kez çizerek- belirtmişti. TSK'da aksine eğilim taşıyanlar var ise bunların barınamayacağını söylemişti.
İhbar mektubunda görev yerini ve özeliklerini de anlatan subay, "Tanık olarak çağırırsanız, gelirim" notunu düştüğü için, kimliğinin savcılık tarafından bilindiğini söyleyebiliriz. Bu gelişmeyi birkaç açıdan irdelemekte fayda var.
İmza: Vatansever subay
Başbakan Erdoğan, "İhbarcı konuşursa her şey çözülür" dedi. İstanbul Cumhuriyet Savcılarının yeni belge ve bilgilerin kendilerine ulaşmasının ardından Genelkurmay Başkanlığı'na davetiye çıkararak, mektupta adı geçen 6 er ve erbaşı ifade vermeleri için çağırdı. Subayın kendi el yazısıyla cunta ekibinde kimlerin yer aldığını ve faaliyetlerini anlatan bölüm bulunması dikkatleri çekiyor. Beş sayfalık "ihbar mektubu"nda iş "ıslak imza" sahibi Albay'ı aşıp, generallere ulaşması dikkati çekiyor. Savcıların, belgedeki üst yazıda yer alan subayın yanı sıra listedeki bu subayları da soruşturmaya dahil ettiği öğrenildi. Ergenekon soruşturması kapsamında 'cunta' ekibine yönelik soruşturma derinleşebilir.
Başbuğ'un tavırları durumun ciddiyetini açıklıyor. Genelkurmay'ın yeni açıklaması, eski basın toplantı metninin Genelkurmay sitesinden çıkarılması, askeri savcının Ergenekon savcıları ile görüşmesi, oradan orijinal belgelerin istenmesi bunu gösteriyor. İstanbul Başsavcılığı'nın cunta oluşumunu araştırması, Org. Başbuğ'un yeni pozisyonu yeni gelişmelere işaret ediyor. Gerisi çorap söküğü gibi gelebilir.
Kurumlar arası güven
Hükümet ile Genelkurmay arasındaki güven ve işbirliği, Ergenekoncu örgütlenmenin temizlenmeye çalışılmasına, Ermenistan, Irak, Suriye ile uluslararası açılımlara, milli birlik-demokratik açılım girişimlerine, Kürt/PKK sorununu siyaseten çözmek için kolların sıvanmasını sağlamıştır. Hükümet ile Genelkurmay yakınlaşmasının bir şekilde kırılmaması gerekiyor. Erdoğan ile Org. Başbuğ'un baş başa yapacağı görüşme bir taraftan "cuntanın temizlenmesi" diğer taraftan "kurumlar arası güvenin" devamı açısından büyük önem taşıyor.