TOPLANTIYI DÜZENLEYEN:
Dünyayı yöneten beyinlerin oluşturduğu Ditchley Vakfı.
KONU: "Değişen Dünyada, Değişen Türk Dış Politikası"
KONUŞMACI: Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu-Dışişleri Bakanı.
Davutoğlu, Ditchley'nin 48. yıllık toplantısında bir konuşma yapıyor.
İngiltere'nin eski Başbakanı Winston Churchill'in bir dönem çalışma rezidansı olarak da kullandığı tarihi Ditchley Vakfı binasındaki konuşmayı, aralarında İngiliz siyasetçiler, lordlar, büyükelçiler ve yabancı servislerin beyin adamlarının da bulunduğu çok sayıda seçilmiş kişi dinliyor. Böyle bir toplantının arka planına girmeden önce, kısaca toplantıyı düzenleyen kuruluşun yapısına bakalım.
Ditchley Vakfı
Ditchley Vakfı, Ditchley Evi'nde kurulu bir Britanya örgütüdür.
İngiltere'nin dünyaca ünlü Chatham House'taki Royal Institute of International Affairs (Kraliyet Dışişleri Enstitüsü) ile yakın bağlantıları vardır.
Vakıf, 1958 yılında David Wills tarafından kurulmuştur. Wills tütün ithalatçısı olarak, Türkiye'den milyarlarca dolarlık tütün alan bir aileden gelmektedir. Şu anda, Ditchley Direktörü Sir John Holmes ve Dithcley Vakfı Yönetim Konseyi Başkanı Lord Robertson'dur.
İngiltere'nin beyin adamlarının katılması ile yılda birkaç üst düzey toplantı düzenler. Bu toplantılar o yılın en üst düzey konuları üzerine yapılır ve dünyanın seçkin isimleri katılır.
Çalışmalar, Bilderberg (Dünya devleti) toplantılarındaki üsluba benzer bir şekilde yapılır. Tartışmalar özeldir ve dışa kapalıdır. Böyle bir toplantının küresel yansımalarını asla gözden kaçırılmamalıyız.
Bu toplantıyı düzenleyenlerin derinliği, zamanlaması, Prof. Dr.
Ahmet Davutoğlu'nun çağrılması ve dinleyenlerin özelliği, Yeni Türkiye'nin dünyada kazandığı pozisyonu resmediyor. 100 yıl önce, Osmanlı-
Türk İmparatorluğu'na, "Hasta adam" diyenlerin, yaşadığımız günlerde, bölgesel güç konumuna gelen Türkiye'ye gösterdikleri dikkat ve önemi işaret etmektedir.
Geçmiş zamanda, elinde cetvelle Osmanlı topraklarını enerji ve etnik bölgelere ayırarak daraltan, İngiltere'nin beyin adamlarının, Yeni Türkiye'nin kodlarını çözme hamlelerini iyi okumalıyız.
Patron Almanya
Ekonomik krize giren Avrupa, bir gerçeği gösteriyor. Bugün Avrupa'nın bir tek patronu var ve o da Almanya... Hangi ülkelerin nasıl darboğazdan çıkartılacağına tek başına Almanya karar veriyor... Küresel güç; Rusya bile Almanya karşısında çok dikkatli ve ilgili. En ciddi gelir kaynağı petrol ve doğalgaz olan Rusya'nın enerji şirketi Gasprom'da büyük ortak kim?
Almanya... Gasprom'un yönetim kurulunda Almanya eski Başbakanı Schröder bulunuyor.
Yakın coğrafyamızda gelişen olayların perde gerisine dikkatle bakalım:
1. Dünya Savaşı'nda kaybeden Almanya. 2. Dünya Savaşı'nda kaybeden Almanya. Fakat; bugün, çok farklı bir Almanya gerçeği ortada.
Almanya, Rusya-İran bağlamında, Ortadoğu içlerinde... İsrail'e atom denizaltıları vererek, Doğu Akdeniz'de...Yunanlılar'ı kurtarma peşinde, Rumlar'a el uzatmış durumda. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini engelleyen en büyük güç Almanya.
Peki, İngiltere ne yapıyor?
İngiltere'nin beyin adamlarının yer aldığı DITCHLEY VAKFI, Bakan Davutoğlu'nu ısrarla davet ediyor....
Türkiye ile derin ilişkileri yeniden kurmak için çare arıyor..
AB'den ayrılıyor mu?
Avrupa Birliği dağılıyor mu? AB nezdinde büyük anlaşmazlıkların olduğu gözleniyor. Almanya ile Fransa'nın, ekonomik krize çare modelleri arasında farklılıklar gözlenirken, Birleşik Krallık (İngiltere) beyinlerinin, AB içindeki varlıklarını tartıştıkları ifade ediliyor.
Galatasaray Üniversitesi'nden Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, bu gelişmeleri analiz eden bir yazıya imza attı: "Tony Blair hükümetinin Avrupa İşleri Bakanı İşçi Partili Denis MacShane, Britanya hükümetlerinin hiç birisinde bu dönemdeki kadar açık biçimde AB'den çıkış olasılıklarının ele alınmadığını belirtmiş. Önümüzdeki birkaç yıl içinde Birleşik Krallık'ta AB'de kalıp kalmamakla ilgili referandum yapılma ihtimali bulunuyor.
Ekim 2011'de konu daha önce Parlamento'ya gelmiş ve Parlamento referanduma gidilmemesi kararı almıştı. Yeniden gündeme geldiğine göre Birleşik Krallık'taki açıklamaları dikkate almak gerekiyor.
Birleşik Krallık AB'den ayrılırsa, AB'nin prestij kaybedeceği ve Britanya'nın da Churchill yıllarına geri gideceğini, yani dış politikada eski günlere döneceğini söylemek yanlış olmaz."
SONUÇ
Yaşadığımız günlerin anlamını daha iyi anlayabilmek için, bazı gerçeklere parmak basalım:
Türkiye, iyi ki Avrupa Birliği'nin içinde değil.
Avrupa Birliği'nden ayrılmayı tartışan bir İngiltere, Ortadoğu'da ipleri elinden kaçırmış bir İngiltere ve Ortadoğu haritasının yeniden çizildiği masada yeni oyuncu olarak yer alan Türkiye gerçeğini görelim.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun İngiltere'nin dünyayı yöneten beyinlerinin yer aldığı DITCHLEY VAKFI'na neden ısrarla çağrıldığını?, "Değişen Dünyada, Değişen Türk Dış Politikası" üzerine yaptığı konuşmanın neden dinlendiğini iyi okumalıyız.