İnsan ölür, ruh ölmez. Hürriyet (Cumhuriyet) ve CHP'nin ciğerini bildiğimizden, daha birçok soru sorsak, hepsine EVET demek söz konusu.
Değişime destek veren kitlelerin artmasından korkan Hürriyet, 'KARARGÂH RAHATSIZ" operasyonuyla, Ordu-Millet-Devlet beraberliğine mayın döşüyor. CHPKemal Kılıçdaroğlu-Deniz Baykal, gerçekleri görüp bir an önce siyaseti normalleştirmeye emek harcayacaklarına "kan, iç savaş, direniş" laflarıyla kampanya yapıyorlar. "Karargâh rahatsız" manşetini atan Sedat Ergin'i alıp yerine Fikret Bila'yı getirmekle Hürriyet bir yere varamaz. Önce, darbeci zihniyeti terk edecekler. Sonra askerle iş tutmak yerine MİLLETLE iş tutmanın yollarını bulacaklar. CHP, 17 Nisan sabahı Kemal Kılıçdaroğlu'nu atıp yerine Deniz Baykal'ı, Muharrem İnce'yi, Selin Sayek Böke'yi getirmekle zikzaklı süreçlerden kurtulamayacak.
Önce, CHP logosu içinde yer alan ama bugüne kadar pek görmediğimiz H harfi yani 'halk'la bir ve beraber olarak kendini yeni Türkiye'ye hazırlamalıdır. 16 Nisan referandumuna adım adım yaklaşıyoruz.
EVET oyları, şu anda yüzde 60'lar seviyesinde seyrediyor. Aziz milletimiz Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin içeriğini daha yakından okudukça, yorumlayınca, EVET oyları artıyor. Bu yükselişin partilerle ilgisi yok. Çünkü referandumda DEĞİŞİME karar verilecek.
DEĞİŞİMDEN yana veya karşısında olmak. İşte mesele bu. Aziz milletimiz tarihin her sayfasında DEĞİŞİMİ, YENİLİĞİ hep destekledi. 2007 yılında, "Cumhurbaşkanını Halk Seçsin" referandumunda yüzde 69'la tarih yazdı.
16 Nisan'da halkımız kendi elleriyle seçtiği Cumhurbaşkanı'nın anayasal zemini de güçlendirecek. 2007'de başlamış DEĞİŞİMİN önü açacak. Bunu durdurmaya çalışan, CHP/Hürriyet, yüzde 21'le Bülent Ecevit gibi, yüzde 26 ile Süleyman Demirel gibi, Başbakanlar çıkarmanın peşindeler. Aziz milletimiz de yüzde 50 artı bir fazla oyla Türkiye'yi yönetecek Cumhurbaşkanlığı'nın arkasında sağlam duruyor. Halkımız, bir değişime karşı çıkan safları domine eden CHP ve Hürriyet'e bakıyor. Bir de 21'inci Yüzyıl yürüyüşüne başlamış Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne, onu bugün temsil eden KÜRESEL LİDER Tayyip Erdoğan'a. Tabii dir ki Erdoğan'ı tercih ediyor. CHP, Hürriyet; aziz milletimize sürekli korku ve panik pompalamakla kazanacaklarını sanıyorlarsa çok yanılıyorlar çok. 67 yıldır tek başına iktidara gelemeyen, girdiği bütün seçimleri kaybeden, FETÖ kasetleriyle genel başkanını değiştiren, SİYASET ÜRETEMEYEN, CHP'yi harika kampanyalar yapsalar da Hürriyet (Cumhuriyet) bir yere taşıyamazlar.
15 Temmuz NATO-CIA-Pentagon kuklası FETÖ darbe girişimi bile CHP'yi kendine getiremedi. Pek çok yerde darbeyi "Kemalist askerlerin" yaptığını sanıp alkışlayan grupların arasında, CHP, Hürriyet (Cumhuriyet) olmadı mı? Bu hain, Türkiye'yi sıkışıklık anında NATO'nun müdahale edeceği bir darbe karşısında, Kemal Kılıçdaroğlu "kontrollü darbe" diye bir kavram yumurtlamıyor mu? İnanın, insanlarımızı afakanlar basıyor. Değişime karşı çıkan mahfillerin koç başı Hürriyet'in (Cumhuriyet) ve CHP'nin giderek rahatsız eden izledikleri yöntemler, Türkiye'yi tehlikeli sulara doğru sürüklüyor. Adeta yeni bir darbeyi çağırıyorlar. Gerginliği sokağa taşırmaya çalışıyorlar. CHP'nin kışkırtmalarıyla huzursuz ediliyor.
SONUÇ: Koç başları CHP ve Hürriyet'in amaçları 'kontrollü gerilim" taktiklerini kendilerine son çıkış yolu olarak görüyorlarsa, çok yanılıyorlar çok.
Bu işten en zararlı çıkacak olan da yine kendileri olur. Hürriyet (Cumhuriyet) ve CHP-Deniz Baykal-Kemal Kılıçdaroğlu'nun geleceği anlamaları için 15 Temmuz gecesi abdestini alıp tankların karşısına dikilenlerin kim olduğuna bakmaları yeterlidir.